21 Nisan 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
AKEL'in durumu

       
    Güney Kıbrıs'ın en büyük partisi "komünist" AKEL'in takındığı tutum, en fazla KKTC'nin iktidar partisi CTP'yi şaşırttı.
    KKTC Başbakanı ve CTP lideri Mehmet Ali Talat'ın, dün, Güney Kıbrıs'a geçerek görüşme isteği AKEL yönetimince geri çevrildi. Siyasi nezaketle bağdaşmayan bu tutum, Kuzey'de AKEL'e en yakın parti konumunda CTP'yi ve lideri Talat'ı üzmüş olmalı. Annan planına ilk hali dahil başından beri "evet" diyen CTP'nin, Güney'de güvendiği dağ AKEL'di. Şimdi bu dağa kar yağmış olmasını yadırgıyor.
    "Komünist" AKEL'in milliyetçiliği ağır bastı.
    Bu gerçekten şaşırtıcı bir durum mudur?
    Ahmet İnsel, geçtiğimiz pazar günü Radikal - 2'de yayımlanan yazısında AKEL'i çok iyi analiz etmiş. AKEL'in, komünist değil, "popülist - milliyetçi" eğilimleri her zaman ön planda olan bir parti olduğunu vurguluyor. İnsel, geçmişle ilgili olarak, AKEL'in, 1960 anlaşmalarına "Enosis'i dışladığı" gerekçesiyle karşı çıktığını anımsatıyor. Keza partinin 1954 programında "kayıtsız şartsız Enosis" talebinin yer aldığını da...
    1975'ten sonra bu politikalarını değiştiren, federasyon ve Kıbrıslılık tezlerini savunmaya başlayan AKEL'in, bugünkü tutumunu eski reflekslere dönme olarak niteliyor İnsel...
    AKEL'in bugünkü ikircikli tutumu da gösteriyor ki, AKEL henüz Enosis açısını tam olarak terk edebilmiş değil. Annan planının son halini yine bu bakış açısıyla irdeliyor ve bu nedenle de kolayca "evet" diyemiyor. Bu da AKEL'in komünistlik bir tarafa, "önce milliyetçi sonra solcu" olduğunun göstergesi.
    Annan planının bugünkü halini Helenizm açısından yeterli görmüyor. Türk tarafına tanınan hakların güvenceden yoksun olması başta olmak üzere 15 - 20 yıl içinde Ada'yı Rumların hakimiyetine geçirecek hükümler içeren Annan planının son halini dahi beğenmeyen AKEL'in bu milliyetçiliğini, CTP'liler "ihanet" olarak görüyorlar.
    AKEL, "evet" dememek için kırk dereden su getiriyor. BM Güvenlik Konseyi'nden güvence şartı bunlardan biri. Bu saatten sonra "evet" dese bile Rum kamuoyunu ne kadar etkiler o da belli değil. AKEL'in her koşulunu emir gibi yerine getirmek için çabalayan AB, ABD ve BM, adeta "evet" için yalvarma aşamasındalar. AKEL de bunu Rumlar lehine sonuna kadar kullanıyor.
    Nasıl "milliyetçi - komünist" olunurmuş onu gösteriyor.
    CTP de şaşkın izliyor...
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs ve Türkiye

Çetin ALTAN
Politikadan uzak, mööö sesleri...

Melih AŞIK
Baykal'a muhalefet

Fikret BİLA
AKEL'in durumu

Hasan CEMAL
Bu topraklar artık barışı hak ediyor

Güneri CIVAOĞLU
Pazar mezar sonbahar

Abbas GÜÇLÜ
ÖSYM'ye göre gençler sadece bir rakam

Hurşit GÜNEŞ
IMF ile yola devam etmek ve Stiglitz

Nail GÜRELİ
Bilin bakalım kim?

Fatoş KARAHASAN
'Tanıtım oksijen gibidir'

Sami KOHEN
Referandum gariplikleri

Mehmet Y. YILMAZ
Büyük bir ustaya gönül borcu ödedik

Hasan PULUR
Zerrin Özer neye ağlıyor?

Ece TEMELKURAN
Büyük firar

Yaman TÖRÜNER
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Osman ULAGAY
'Evet' ile 'hayır' arasında

Güngör URAS
Zengin ekmek, tam ekmek

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta artık taksim dışı çözüm olmaz