21 Nisan 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Bilin bakalım kim?

       
    Bilin bakalım, Denktaş'ın Annan planında egemenlik konusuyla ilgili yakınmasına karşı söylenen şu sözler kimindir?
    "Hangi egemenlikten bahsediyorsunuz. Bir kasa portakal ihraç edemiyorsunuz, kimse sizi tanımıyor. Hangi egemenlik bu!"
    Evet, bu sözleri kim söyledi? İşte test usulü yanıtlar; doğrusunu işaretleyin:
    a) Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Papadopulos.
    b) BM Genel Sekreteri Annan'ın Kıbrıs Temsilcisi Alvaro de Soto.
    c) ABD Dışişleri Bakanı Powell.
    d) Yunanistan Dışişleri Bakanı Molivyatis.
    Bilemediniz! Doğru yanıt yukarıdakilerin hiçbiri değil. O sözlerin sahibi Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül.
    Pazar gecesi NTV Radyo'da "Hangi egemenlikten bahsediyorsunuz" cümlesini duyunca kulak kabarttık, ama haberin başını kaçırdığımız için kime ait olduğunu öğrenemedik. Ertesi gün gazetelerde göremeyince NTV Radyo'ya dönüp öğrendik ki, hedefi 12'den vuran bu sözler Türkiye Dışişleri Bakanı Gül'e ait. Turistik tatil beldesi Antalya'da yapılan beyin yıkama toplantısında, AKP milletvekillerini Kıbrıs konusu TBMM'ye geldiğinde "evet" demeye ikna için söyleniyor bu sözler.
    Erdoğan'ın "Ne konuşacaksan git Kıbrıs'ta konuş"u yetmedi, şimdi egemenlik duygusu yozlaştırılıyor. Gül, topu ortalıyor; Erdoğan da "karizmatik ve etkileyici lider" ya, kafayla golü 90'dan mıhlayacak.
    Sürekli olmadığını ve risk taşıdığını Erdoğan'ın bile kabul ettiği "istisnai" haklar 10 - 15 yıl içinde ortadan kalkacakmış, kimin umurunda!
    Kıbrıs'ın Türkiye'nin güvenliği için stratejik önemi varmış, kime ne! Efendim AB'ye girecekmişik, en büyük güvence oymuş. Madem Türkiye'nin güvenliğini AB koruyacakmış, o zaman Türk ordusunu da lağvedin, di mi ya!..
    Kıbrıs'tan sonra Ege, Kürt, Ermeni vd. sorunların gündeme getirilebileceğini hesaplayan var mı!
    Varsa yoksa, bir an önce "evet" deyip, daha milletvekili bile değilken Erdoğan'ı huzura kabul eden Bush'u üzmemek.
    Irak'a asker göndermeyi öngören ve Meclis'ten dönen 1 Mart tezkeresine "evet" denmesini savunanların bu günlerin de "evet"çileri olduğunu anımsayın, yorumunu siz yapın.
   
   
Bir şiir
    Bu haftaki dizelerimizi Kadife Şahin'in şiirlerinden derledik:
    "kalbi yağmur sularında büyüyen / bir çocuğum / bulutlar insanlardan önce kalkar / bilirim / güneşi içimde duyarım // kalbine sığmayan / bir bulutum ben / kalbimde acı da durmaz sevgi de // dünyayı renkli bilye sanan / bir çocuğum"
   
    ngureli@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs ve Türkiye

Çetin ALTAN
Politikadan uzak, mööö sesleri...

Melih AŞIK
Baykal'a muhalefet

Fikret BİLA
AKEL'in durumu

Hasan CEMAL
Bu topraklar artık barışı hak ediyor

Güneri CIVAOĞLU
Pazar mezar sonbahar

Abbas GÜÇLÜ
ÖSYM'ye göre gençler sadece bir rakam

Hurşit GÜNEŞ
IMF ile yola devam etmek ve Stiglitz

Nail GÜRELİ
Bilin bakalım kim?

Fatoş KARAHASAN
'Tanıtım oksijen gibidir'

Sami KOHEN
Referandum gariplikleri

Mehmet Y. YILMAZ
Büyük bir ustaya gönül borcu ödedik

Hasan PULUR
Zerrin Özer neye ağlıyor?

Ece TEMELKURAN
Büyük firar

Yaman TÖRÜNER
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Osman ULAGAY
'Evet' ile 'hayır' arasında

Güngör URAS
Zengin ekmek, tam ekmek

M. Ali BİRAND
Kıbrıs'ta artık taksim dışı çözüm olmaz