21 Nisan 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

       
    24Nisan'da Kıbrıs'ta Annan Planı için yapılacak halkoylamasından sonra Türkiye tarihinde yeni bir sayfa açılıyor. Artık, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü, büyük bir olasılıkla hem Kuzey hem de Güney Kıbrıs halkı plana "evet" oyu kullanacak. Bakın 24 Ocak'tan sonraki süreçte karşılaşacaklarımıza:
   
  • Artık Kıbrıs'a vizesiz giremeyeceğiz. Kıbrıs Elçiliği'nin önünde de vize alma kuyrukları oluşacak. Çünkü, Kıbrıs Avrupa Birliği (AB) toprağı sayılacak. Ama, Yunanlılar için aynı şey söz konusu değil. Onlar Avrupa Birliği vatandaşı oldukları için ellerini kollarını sallayarak Kıbrıs'a girip çıkacaklar.
  • Artık teknelerimiz Kıbrıs'a fazlaca yaklaşamayacak. İzinsiz Girne'ye demirleyemeyecek. Bunun da ötesinde, Türkiye ile Kıbrıs arasındaki denizin yarısı da Kıbrıs'a devredilmiş olacak.
  • Bir kere daha kanla korunan topraklar masa başında terk edilecek. Dünya tarihinde ilk kez, daha içeriği bile anlaşılamayan, bir kişinin (Annan'ın) hazırladığı söylenen, ancak bir kişi tarafından hazırlanamayacak kadar kapsamlı olan bir plan, oldubittiye getirilip oylanarak, bir ülkenin kaderi değiştirilmiş olacak.
  • Oylamadan bir ay sonra, bir Kıbrıslı Rum vatandaş AB mahkemelerinde dava açıp, kuzeyde mülk edinme hakkının olmadığını, bunun AB hukukuna aykırı olduğunu söyleyip Annan Planı'nın bu konuda bizi koruyan tüm maddelerini iptal ettirecek; Türkiye bir kez daha eline verilen havuçla kalacak.

  •     Türk ordusu ciddi biçimde prestij kaybedecek. Halkın "Nasıl olsa ordumuz var. Hükümetler yanlış yapsa bile ordumuz durdurur" inancı yok olacak. Halkın, Türk ordusuna olan güven endeksi düşecek. Türk ordusu artık, "idare edilir" konuma yerleşecek. Türkiye "emperyalist güçlere karşı çıkabilen tek azgelişmiş ülke" olmaktan çıkacak. Belki, bir süre sonra Güneydoğu'da da bir isyan çıkarılıp bir plebisit de orada yapılacak. Biraz daha toprak verilecek.
        Buraya kadar Türkiye kayıpta ama, Kıbrıs vatandaşlarının ve Türk hükümetinin bir kaybı yok, hatta kazançları var gibi görünüyor.
        Ancak, kazın ayağı öyle değil. Hem Kuzey hem de Güney Kıbrıslılar için hayat gittikçe zorlaşacak.
       
  • Kuzey Kıbrıs'a akan Türk yardımı kesilecek. Çoğu devlet dairelerinde çalışmakla geçinen, birkaç kez emekli olabilen Kuzey Kıbrıslıların bu olanakları kalkacak. Pek çalışmadan yaşadığı, hep verileni almakla geçindiği, Güney'e nispetle daha eğitimsiz bilinen Kuzey halkı kurulacak yeni kapitalist düzenin patronları değil, işçileri olarak kalacaklar. Patronların (yani, Güney'deki zengin işadamlarının) daha da zenginleşmesi onların da alacakları payı artıracağndan zenginlerin daha da zengin olmaları için dua edecekler. Yine de durumları kötü sayılmayabilir. Dünyaya açılmak onlara yeni olanaklar sunacak; hatta, aralarından zengin birkaç işadamı bile çıkarabilecekler.
  • Güney'deki zenginlik Ortadoğu ülkelerinin "kara para aklama cenneti" olmaları nedeniyle oluştu. Yoksa, Güney'de ne sanayi ne marka ne petrol ne maden var. Güney, AB'ye girmekle "kara para" aklama merkezi olmaktan çıkacak. Böylece, hem AB hem de ABD Güney'i ve ne yaptığı pek belli olmayan Kuzey'i kontrol edecek. Sonuçta, Kıbrıs kendisine biçilen görevi yapacak. Muhtemelen bir turizm merkezi olacak. Ama, ne Güney'de ne de Kuzey'de eski, hak edilmeyen zenginlik olmayacak.

  •     Kuzey Kıbrıslılar için en acısı ise, artık acil durumda güvenebilecekleri bir Türkiye'leri olmaması.
        Artık, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
       
        ytoruner@milliyet.com.tr
       
       





    Taha AKYOL
    Kıbrıs ve Türkiye

    Çetin ALTAN
    Politikadan uzak, mööö sesleri...

    Melih AŞIK
    Baykal'a muhalefet

    Fikret BİLA
    AKEL'in durumu

    Hasan CEMAL
    Bu topraklar artık barışı hak ediyor

    Güneri CIVAOĞLU
    Pazar mezar sonbahar

    Abbas GÜÇLÜ
    ÖSYM'ye göre gençler sadece bir rakam

    Hurşit GÜNEŞ
    IMF ile yola devam etmek ve Stiglitz

    Nail GÜRELİ
    Bilin bakalım kim?

    Fatoş KARAHASAN
    'Tanıtım oksijen gibidir'

    Sami KOHEN
    Referandum gariplikleri

    Mehmet Y. YILMAZ
    Büyük bir ustaya gönül borcu ödedik

    Hasan PULUR
    Zerrin Özer neye ağlıyor?

    Ece TEMELKURAN
    Büyük firar

    Yaman TÖRÜNER
    Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

    Osman ULAGAY
    'Evet' ile 'hayır' arasında

    Güngör URAS
    Zengin ekmek, tam ekmek

    M. Ali BİRAND
    Kıbrıs'ta artık taksim dışı çözüm olmaz