|


Politikada "koltuk elden gidiyor", slogan olamayınca...
Psiko - sosyolojik bir gözlem konusu olması dışında, hiçbir bilimsel değeri bulunmayan politik sloganların 200 yıllık bir dökümü yapılsa...
İnsan yığınlarının, değişen dönemlerle birlikte; miadı dolmuş bir koşullanmadan, daha taze bir koşullanmaya nasıl geçtikleri, medyada vitrine çıkarılsa...
Sonra da bu koşullanmaların motorunu çalıştıranlarla, bu koşullanmalardan yararlananlar incelense...
Kimbilir ne kadar eğlenirdik...
Fransız İhtilali'nden önceki dönemin ortak sloganı "Yaşasın Kral"dı. Bizde ise "Padişahım çok yaşa"...
Fransız İhtilali'nden sonraki ortak slogan "Yaşasın vatan"...
***
Dönemlerle değişen politik sloganlar, yeterince incelenmedi. İncelenseydi, halk yığınlarının ortak bir coşku cezbesiyle hep bir ağızdan bağırdıkları sloganlardan, en çok kimlerin yararlandığı da, daha şeffaflaşırdı.
Üç beş gün önce KKTC'deki referanduma "hayır"cı takımın iki sloganı çalındı kulağıma:
"Hayır'da, hayır vardır", "Kıbrıs elden gidiyor"...
***
Ah bu "elden gidiyor" sloganı...
1909'da II. Meşrutiyet'e karşı "31 Mart Vakası" diye bilinen ayaklanmanın da sloganı, "din elden gidiyor"du.
20. yüzyıl boyunca "vatan elden gidiyor", "hürriyet elden gidiyor", "inkılaplar elden gidiyor", "Cumhuriyet elden gidiyor" sloganları, yerli yersiz epey kullanıldı.
Bendeniz, "elden gidiyor" sloganının artık unutulduğunu sanıyordum. Meğer bu kez de, "Kıbrıs elden gidiyor"muş.
***
200 yıl boyunca kullanılmış politik sloganların bir dökümü ve bu sloganlardan hangi politikacıların nasıl yararlanmış olduğuyla birlikte, dönemlerin makro - ekonomik tabloları ortaya konsa...
***
Örneğin, bayatlığına rağmen yeniden ısıtılan, "elden gidiyor" sloganından, Kıbrıs'ta kimlerin ne gibi politik bir avantaj sağlamayı düşündüğüne şöyle bir baksak...
KKTC'deki referandumda "evet" çıkarsa, kimlerin politik pozisyonları bozulmada?
Onlar da, "koltuk elden gidiyor" diyecek değiller ya; "Kıbrıs elden gidiyor" diyorlar...
***
Bu arada da gerek Adalet Bakanı Cemil Çiçek, gerek KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, "Kıbrıs elden gidiyor" sloganına karşı, KKTC'nin ekonomik tablosunu aydınlatıyorlar.
Ankara'dan her yıl gönderilen 400 milyon dolar... Neden battığı bilinmeyen ahbap işi banka ortaklıkları, kumarhane gelirleri, makam arabaları, özel kullanılan resmi uçaklar ve işsiz oldukları için, dışarıya bulaşıkçılık yapmaya giden Kıbrıslı Türkler...
***
Politik sloganlar ve ekonomik gerçekler zıtlaşması; bir bakıma Türkiye'nin de, onca çağdaşlaşma nutuklarına rağmen, alnının kara yazısı...
Devlet İstatistik Enstitüsü, Türkiye'nin yıllık tüketim harcamasının 144 katrilyon olduğunu açıkladı.
Bunun 72 katrilyonunu, yani yarısını; nüfusun tepedeki yüzde 20'si kullanıyormuş. Ya nüfusun en yoksul kesimini oluşturan en aşağıdaki yüzde 20'si ne kadarını kullanıyormuş? Sadece 7.2 katrilyonunu...
Aradaki uçurum oranı yüzde 1000; yani en yoksul kesim, 10 kat daha az tüketiyor en zengin kesimden...
Böylesine bir tüketim dengesizliği; çağdaşlık açısından da, demokrasi açısından da, hukuk açısından da, hangi açıdan bakarsanız bakınız, tam bir fiyasko...
Siz istediğiniz kadar slogan atabilirsiniz; "Bir Türk cihana bedel", yahut "Köylü efendimizdir" diye...
***
İspanya'da Sosyalist İşçi Partisi yeni geldi iktidara. Parlamentodaki 350 kişilik iktidar grubunun 125'i kadın. Yeni kurulan İspanya hükümetindeki bakanların ise yarısı kadın...
Yunanistan'da sosyalist PASOK partisi, yeni düştü iktidardan. Güney Kıbrıs Rum Devleti'nde ise en güçlü parti olan AKEL, Komünist Partisi...
Türkiye demokrasisinde, özellikle "Önce vatan"cılar, pek geçit vermediler bu tür partilere... Yolsuzluklar, soysuzluklar, yalanlar ve talanlar da ayyuka çıktı böylece...
***
Türkiye'deki askeri darbelerin dayandığı bir yasa maddesi vardı; "Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Yasası"nın 35. maddesi...
O madde şöyle:
"Silahlı Kuvvetler'in vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır."
Şimdiye dek bu maddenin değiştirilmesi yönünde, politikacılarımızın sesi hiç çıkmamıştı. Nihayet CHP Başkanı Deniz Baykal bir açıklama yaptı; önceki günkü Hürriyet'in manşete çıkardığı açıklamayı:
"Getirin o yasayı değiştirelim"...
***
Bütün çabalara rağmen, globalleşme sürecini çok gerilerden izleyebiliyor Türkiye.
Yine de enseyi karartmayın... Görünen o ki, "Elden gidiyor" sloganının alkışçıları gitgide azalmada...
Vaktiyle bir nüktedan da, "din elden gidiyor, vatan elden gidiyor" sloganlarına kızmış ve şöyle demişti:
- Siz de, dininizi, yahut vatanınızı elinizde tutmayın...
c.altan@prizma.net.tr
|
|

|