22 Nisan 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Rumlar tarihi bir hatanın eşiğinde

       
Referandumda Rum Kesimi'nden 'hayır' çıkması, Kıbrıs'ta güven bunalımına yeni bir yatırım olacak. KKTC Başbakanı Talat, düş kırıklığını gizlemiyor...

    Referanduma doğru Kıbrıs - 6 / GİRNE
       
    Eski limandaki bir kahvede tesadüfen tanıdım. Güney'den günü birlik gelmiş bir Rum işadamı. Evetçi. Hayırcı Rumlara, bu arada AKEL'e ateş püskürüyor. "Bir türlü anlatamıyoruz bunlara" diye başlıyor, "Hayırın nasıl bir tarihi hata olacağını bir türlü kafaları almıyor. Olacak şey değil."
    Şöyle devam ediyor Rum işadamı:
    "Annan Planı'yla Türk askeri kalacak diyorlar. Ama hayır derlerse, 30 bin Türk askeri yine adada kalacak. Plana göre Türkiyeli göçmenler adada yaşamaya devam edecek diyorlar. İyi güzel! Peki ama hayır derlerse, bu sefer 100 bin Türk daha Anadolu'dan gelebilir. Bu gerçeklere gözlerini kapatıyorlar. Böyle çarpık mantık olur mu? Özellikle AKEL, hayırla tarihi bir hatanın eşiğinde..."
    Niçin böyle?
    Kuzey Kıbrıs'ta bir haftadır nereye gitsem, AKEL'le ilgili hayal kırıklığı dinliyorum. KKTC Başbakanı Talat aynı duygu ve düşünceler içinde...
    Lefkoşa'da, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları'nın lokali. Çoğunluğu ODTÜ mezunu, '68 kuşağı'ndan aydın insanlar, kendilerinin Kuzey'de yaptıkları aşamayı AKEL'cilerin yapamadığını, Elenizm'e, önyargılara takılıp kaldıklarını söylüyorlar. Enosis'i, yani Kıbrıs'la Yunanistan'ı birleştirme davasını bile hala tüzüklerinden çıkarıp atamadıklarını belirtiyorlar.
   
    'AKEL bizi hasta etti'
    Kıbrıslı Türk bir meslektaşım dün bu satırları yazarken, "AKEL bizi hasta etti, büyük hayal kırıklığı yaşattı" diyordu. Gazimağusa'nın CTP'li Belediye Başkanı Oktay Kayaalp de AKEL'deki hayır eğiliminden rahatsız olanlar arasındaydı, şöyle dedi:
    "Rumlar, öyle anlaşılıyor ki, Türkleri eşit ortak olarak içlerine tam sindirebilmiş değiller."
    Sorunun özü burada yatıyor.
    İsviçre'de, Bürgenstock'taki zirvede, Türk Dışişleri'nden üst düzeydeki bir yetkilinin sözlerini anımsıyorum:
    "Bir gerçek en sonunda Rumların kafalarına dank etmeye başladı. Devletleri ellerinden gidiyor, bunu nihayet anlamaya başladılar. Türklerle yeni ve ortak bir devletin kurulacağına baştan beri ihtimal vermemişlerdi. Şimdi bunun şaşkınlığını yaşıyorlar. Tepkileri bu yüzden gitgide büyüyor."
    Bu tepki sonunda, önce Rum lider Papadopulos'un, "Ben bir devlet devraldım; şimdi bu devletten vazgeçemem" diyerek hayırda karar kılmasına yol açtı. Daha sonra AKEL iki arada bir derede kalarak hayıra yöneldi. Bir Kıbrıslı Türk akademisyenin deyişiyle, "AKEL lideri Hristofyas, partisinin bütünlüğünü Kıbrıs'ın bütünlüğüne tercih etti."
   
    Rumların ezberi bozuldu
    Şöyle denebilir:
    Annan Planı, Rumların ezberini bozdu. Ankara'daki ve Kıbrıs Türk tarafındaki değişimin farkına varmadılar. Türk tarafından yüzde 50'yi yakalayan 'barış hareketi'yle, AKP hükümetininin Kıbrıs'ta çözüme ilişkin kararlılığını anlayamadılar, doğru okuyamadılar. Son ana kadar önce Rauf Denktaş'ın, sonra da 'Ankara'da asker'in oyunu bozacağına inanıyordu Rum liderliği...
    Tersini hiç beklemediler.
    Şimdi bu yüzden sıkışmış durumdalar. Amerika'dan Avrupa Birliği'ne kadar oyunbozanlıkları tescil ediliyor, Batı'da çok büyük bir tepkiyle karşılanıyorlar. AB'den Verheugen daha dün Rumlar tarafından aldatıldığını sert bir dille Avrupa Parlamentosu zemininde açıkça söylüyordu.
    Bu noktaya nasıl mı gelindi?
    Rum politikacılar, 1974'ten beri tam otuz yıldır Rum halkını dört noktada şartlandırdılar: (1) Çözüm olacak, Türk askeri tümüyle gidecek. (2) Türkiyeli göçmenlerin hepsi Anadolu'ya dönecek. (3) Rum göçmenlerin tümü yerlerine dönecek ve bütün mallarına yeniden sahip olacaklar. (4) Devletimize sahip olacağız ve bu devlette Kıbrıslı Türkler en çok azınlık olarak kalacaklar.
    Kimilerinin dört yalan diye niteledikleri bu çerçeve Annan planı tarafından kırıldı. Ama AKEL'ciler dahil Rum politikacıların yıllar yılı kendi söylemleriyle besledikleri bu şartlanmadan kendileri kurtulamadılar. Kendi kamuoylarının esiri oldular. Hayırı içlerine sindiremeyenler bile evete sırtını döndü.
   
    Talat'ın düş kırıklığı
    AKEL'in bu olumsuz tutumu, KKTC Başbakanı Talat'ta da hayal kırıklığına yol açtı. Adanın kuzeyinde Denktaşçılar tarafından yıllar yılı AKEL'ci Talat diye suçlanmış olan Başbakan düş kırıklığını saklamıyor. Geçen akşam Tayfun Ertan'la birlikte CNN Türk'te kendisiyle yaptığımız sohbette Talat'a şu soruyu sordum:
    "Güney'de hayırcılar ilginç bir kampanya yürütüyorlar. 'Hayır verin! Nasıl olsa Türkiye AB'den tarih için bize gelecek. O zaman Annan Planı'nı düzeltiriz' diyorlar. Bunu da yapabilirler mi?"
    Başbakan Talat, buna kesinlikle ihtimal vermiyor. "Hem AB'nin ısrarla desteklediği bir planı reddederek AB'ye gireceksin, hem de Türkiye'nin AB yolunu kesip bir kriz daha yaratacaksın. Böylesine kesinlikle izin verilmez" diyor.
    Başbakan Talat'tan salı akşamı edindiğim izlenim üç noktada toplanabilirdi: (1) AKEL'in evete yönelmesi zor gözüküyor. (2) Evet dese bile, Rumlardaki hayır eğiliminin bu saatten sonra terse dönmesi güçtür. (3) Beklendiği gibi Güney'den hayır, Kuzey'den evet çıkarsa, çözüm için bastırmaya devam etmek ve bu yolda Güney'de ikinci referandum için çaba göstermekti doğru yol...
    Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde salı akşamı yaptığımız mülakat yeni bitmiş, ayakta sohbet ediyorduk. Bir danışmanı Talat'ın kulağına eğildi, son gelişmeyi bildirdi:
    "AKEL yine hayır diyordu."
    Karar resmileşmiş değildi. Ama gidiş böyleydi. Kuzey'de yüzde 60'ın üzerinde bir evetten emin olan Talat da Güney'de gidişin hayıra doğru olduğunu görüyor.
    Rumlardan çıkacak hayırın Kıbrıs Türkleri arasında yaratabileceği güven bunalımının ipuçları ise geçen gün Kıbrıslı Türk bir meslektaşımın şu sözlerinde yakalanabilir:
    "Demek ki Rumlar bizi eşit ortak olarak istemiyor. AKEL bugüne kadar çözümsüzlüğü hep Denktaş'a ve Türkiye'ye yıkmıştı. Demek ki öyle değilmiş..."
    Yazılar Kıbrıs'tan devam edecek...
   
    h.cemal@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
İslam ve laiklik

Çetin ALTAN
Politikada "koltuk elden gidiyor", slogan olamayınca...

Melih AŞIK
Turistik şovlar

Fikret BİLA
Vah vah!..

Hasan CEMAL
Rumlar tarihi bir hatanın eşiğinde

Yılmaz ÇETİNER
Bir fincan Kıbrıs kahvesindeki zehir!..

Güneri CIVAOĞLU
Yoldan çıkmış

Hurşit GÜNEŞ
Balayının sonu mu?

Doğan HEPER
Turgut Özal'ı kim öldürdü?

Meliha OKUR
Çağlar modeli borç tasfiyesi

Hasan PULUR
Gündem gide gide renkleniyor...

Derya SAZAK
Anayasa ve DGM'ler

Güngör URAS
FED'in faizi Ayşe Hanım Teyzem'in cebine dokunur

Serpil YILMAZ
"Murat Demirel'e Egebank'ı satmak istemedim"

M. Ali BİRAND
Rumlar "HAYIR" dese dahi Annan'dan kurtulamaz