|


Yoldan çıkmış
İsveç eski Başbakanı Carl Bildt, BM Balkanlar özel görevlisidir. İngiliz ECONOMIST dergisinde (17 Nisan 2004-S/26) 'Carl Bildt'in AB liderlerine, Rum Kesimi Başkanı Papadopulos'a parya muamelesi yapmalarını önerdiği' yayımlandı. (Parya: Toplumun dışladığı, aşağıladığı kişi - Redhouse Sözlüğü.)
ECONOMIST'in RAYDAN ÇIKMA başlıklı bu yazısında, Papadopulos'un, sicilinde 1990'lı yıllarda Sırp milliyetçiliğini (bu bir soykırımdı G.C.) destekleme suçlaması da yer alıyor.
ECONOMIST'e konuşan bir AB Komisyonu üst düzey görevlisi ise, "Kıbrıs Rum Kesimi'nin bugünkü durumunu utanç verici ve kabus olarak" nitelemiş...
Yani, AB'nin genişlemeden sorumlu komiseri Verheugen'in dün "Kendimi Rumlar tarafından aldatılmış hissediyorum" söylemi ötesinde, Avrupa'dan çok daha sert tepkiler var.
Verheugen aylar önce, "Kıbrıs'ta çözüm AB'nin önkoşulu değil ama siyasi gerçek olduğunu görmelisiniz" demişti.
Siyasetin de ötesinde bir "karakter(sizlik)" gerçeğini nihayet görebilmekte mi?
Yıldızların altında
Rum kesiminin tek başına AB üyelik süreci, pazar günü sandıklardan HAYIR çıktığında elbette kesilmeyecek.
Lefkoşa meydanında, AB simgesi yıldızlar ortasındaki "geri sayım takvimi" sıfırlanacak.
AB'nin tüm ülkelerinde olduğu gibi Yunanistan'da ve Güney Kıbrıs'ta da havai fişekler fırlatılacak, şenlikler yapılacak.
Yıldızların ve de yaldızların altında bir AB orjisi yaşanacak.
Türkiye'de ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde ışıklar solgun kalacak.
Ancak ya bu dekorun arkasında neler var?
İki mesaj
Papadopulos'un şahsında Güney Kıbrıs kaypaklığı için tepkilerden bazılarına yukarıda işaret ettim.
Ayrıca... ECONOMIST satırlarından şu iki mesaj algılanıyor:
"1- Avrupa Reform Merkezi'nden Charles Grant'a göre Kıbrıs Rumları, artık AB'de dostlar bulmakta ve işbirlikleri oluşturmakta sahip oldukları gücü yitirecekler."
Ve...
"2- Referandumlar, Rum tarafının içtenliğini test etmek olanağını da verdi. Çünkü, daha önce her girişimde Denktaş'ın karşı çıkışları nedeniyle hep Türk tarafı uzlaşmaz görünürdü, eleştirilirdi. Bu kez Türkiye Başbakanı onu ve Ankara'daki direnişi aşabildi. Yıl sonunda tam üyelik görüşmelerinin başlaması için kesin tarihle ödül alması bekleniyor..."
Yani...
Elbette iyimser olmak mümkün değil ama ışıksız kalınmayacağı söylenebilir.
Yani, Rum kesimi, AB'ye tam üye olduktan sonra Türkiye'ye karşı ittifaklar kurmakta eskisi kadar rahat olmayacak.
Belki Türkiye'ye tam üyelik görüşmeleri için tarih verilmesine karşı "VETO" kartını çakarken eli tutulabilir.
İkinci tur referandum
Ancak...
Bunlar nispeten uzun vadeli tahminler.
Oysa, iş oraya bırakılmayabilir.
"Çok beklemeden birkaç ay içinde Annan Planı'nda bazı değişikliklerle ikinci tur referandum gündeme getirilecektir sanıyorum. Bunun iki kesim arasında dirsek temasları yok denemez."
Evet... "İkinci tur referandum" hemen önümüzde...
Çok uzaklara bakmak için kaldırdığımız başları, önümüze biraz yoğunlaştırırsak, görürüz... Hiç değilse ikincisine ayağımız takılmaz.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|

|