22 Nisan 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Anayasa ve DGM'ler

       
    Anayasa değişikliği paketiyle kaldırılmak istenilen, DGM'lerin son icraatlarından birisi 4 eski DEP milletvekili hakkındaki cezayı onamak oldu.
    Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararı nedeniyle 13 aydır yeniden yargılanıyorlardı.
    Ankara 1 No.lu DGM, AİHM kararına rağmen on yıl önceki hükümde ısrar etti. 1974 yılında verilen cezayı onaylarken, DEP'lilerin infazlarının ertelenmesi istemini de reddetti. Böylece, 9 ay sonra cezalarını tamamlayarak serbest kalacak Leyla Zana ve arkadaşlarının ikinci kez AİHM'ye başvuru yolu açıldı.
    Bu süreç, 2004 sonunda AB'den takvim alma hazırlığındaki Türkiye'yi AP'de zora soktu.
    Karar duruşmasını Ankara'da izleyen AP milletvekili Luigi Vinci'nin tepkisi de hayli sert oldu: "Otoriter devletlerde bulunan bu tip mahkemeler Mussolini zamanında İtalya'da, Hitler zamanında Almanya'da, Çavuşesku zamanında Romanya'da vardı, yargınız bağımsız değil. Bu AB'ye de bir hakarettir."
    Eski DEP milletvekillerinin avukatı Yusuf Alataş da karara tepkisini şöyle dile getirdi:
    "Bu dava yeniden AİHM'den dönecektir ve bu dünyada bir ilk olacaktır. Biz sadece 4 kişinin özgürlüğü için değil, Türkiye demokrasisi için mücadele ediyoruz. Bu insanların cezaevinde olmalarının nedeni Kürt meselesidir."
    Türkiye, AB yolunda Fransa başta olmak üzere yeni ayak sürümeler ve engellerle karşı karşıya bulunurken DGM'lerin de ilerleme raporunu adeta 'sabote' niteliğinde kararlar üretmesini anlamak güçtür.
    Zana ve arkadaşlarının 'serbest bırakılması' ne tür tehdit oluşturacak?
    AB, ekonomik ve siyasi bir ittifak olmanın ötesinde aynı zamanda ortak bir hukuk alanı da oluşturuyor.
    Meclis'in gündeminde şimdi yeni bir Anayasa paketi var: DGM, YÖK ve RTÜK sivilleşecek.
    AB takvimi alınmadan önceki son kavşakta CHP'ye de tarihi bir görev düşüyor.
    CHP lideri Deniz Baykal, milli egemenlik sempozyumunda bir milletvekilinin sorusu üzerine Türkiye'de askeri darbelerin yasal dayanağı olarak gösterilen TSK İç Hizmetler Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilebileceğini söyleyerek cesur bir tutum aldı.
    Elbette, 'askeri darbeleri meşrulaştıran' hükümler yasalardan ayıklanmalıdır. Başbakan Erdoğan ve AKP grubu çark etmezse o da olur!
    CHP aynı cesareti DGM, YÖK ve RTÜK düzenlemelerinde sergileyebilmeli. Ancak CHP sözcüsü Onur Öymen'in yaklaşımından ana muhalefetin AKP ile dokunulmazlık pazarlığına girerek Anayasa paketine mesafeli duracağı anlaşılıyor.
    CHP Kıbrıs'ta olduğu gibi AB sürecinde de ikircikli tutumunu sürdürüyor.
    Acaba, 1 Mayıs'larda miting alanlarını 'DGM'ye hayır' diye dolduran, hangi soldu?
   
    dsazak@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
İslam ve laiklik

Çetin ALTAN
Politikada "koltuk elden gidiyor", slogan olamayınca...

Melih AŞIK
Turistik şovlar

Fikret BİLA
Vah vah!..

Hasan CEMAL
Rumlar tarihi bir hatanın eşiğinde

Yılmaz ÇETİNER
Bir fincan Kıbrıs kahvesindeki zehir!..

Güneri CIVAOĞLU
Yoldan çıkmış

Hurşit GÜNEŞ
Balayının sonu mu?

Doğan HEPER
Turgut Özal'ı kim öldürdü?

Meliha OKUR
Çağlar modeli borç tasfiyesi

Hasan PULUR
Gündem gide gide renkleniyor...

Derya SAZAK
Anayasa ve DGM'ler

Güngör URAS
FED'in faizi Ayşe Hanım Teyzem'in cebine dokunur

Serpil YILMAZ
"Murat Demirel'e Egebank'ı satmak istemedim"

M. Ali BİRAND
Rumlar "HAYIR" dese dahi Annan'dan kurtulamaz