|


Anayasa ve DGM'ler
Anayasa değişikliği paketiyle kaldırılmak istenilen, DGM'lerin son icraatlarından birisi 4 eski DEP milletvekili hakkındaki cezayı onamak oldu.
Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararı nedeniyle 13 aydır yeniden yargılanıyorlardı.
Ankara 1 No.lu DGM, AİHM kararına rağmen on yıl önceki hükümde ısrar etti. 1974 yılında verilen cezayı onaylarken, DEP'lilerin infazlarının ertelenmesi istemini de reddetti. Böylece, 9 ay sonra cezalarını tamamlayarak serbest kalacak Leyla Zana ve arkadaşlarının ikinci kez AİHM'ye başvuru yolu açıldı.
Bu süreç, 2004 sonunda AB'den takvim alma hazırlığındaki Türkiye'yi AP'de zora soktu.
Karar duruşmasını Ankara'da izleyen AP milletvekili Luigi Vinci'nin tepkisi de hayli sert oldu: "Otoriter devletlerde bulunan bu tip mahkemeler Mussolini zamanında İtalya'da, Hitler zamanında Almanya'da, Çavuşesku zamanında Romanya'da vardı, yargınız bağımsız değil. Bu AB'ye de bir hakarettir."
Eski DEP milletvekillerinin avukatı Yusuf Alataş da karara tepkisini şöyle dile getirdi:
"Bu dava yeniden AİHM'den dönecektir ve bu dünyada bir ilk olacaktır. Biz sadece 4 kişinin özgürlüğü için değil, Türkiye demokrasisi için mücadele ediyoruz. Bu insanların cezaevinde olmalarının nedeni Kürt meselesidir."
Türkiye, AB yolunda Fransa başta olmak üzere yeni ayak sürümeler ve engellerle karşı karşıya bulunurken DGM'lerin de ilerleme raporunu adeta 'sabote' niteliğinde kararlar üretmesini anlamak güçtür.
Zana ve arkadaşlarının 'serbest bırakılması' ne tür tehdit oluşturacak?
AB, ekonomik ve siyasi bir ittifak olmanın ötesinde aynı zamanda ortak bir hukuk alanı da oluşturuyor.
Meclis'in gündeminde şimdi yeni bir Anayasa paketi var: DGM, YÖK ve RTÜK sivilleşecek.
AB takvimi alınmadan önceki son kavşakta CHP'ye de tarihi bir görev düşüyor.
CHP lideri Deniz Baykal, milli egemenlik sempozyumunda bir milletvekilinin sorusu üzerine Türkiye'de askeri darbelerin yasal dayanağı olarak gösterilen TSK İç Hizmetler Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilebileceğini söyleyerek cesur bir tutum aldı.
Elbette, 'askeri darbeleri meşrulaştıran' hükümler yasalardan ayıklanmalıdır. Başbakan Erdoğan ve AKP grubu çark etmezse o da olur!
CHP aynı cesareti DGM, YÖK ve RTÜK düzenlemelerinde sergileyebilmeli. Ancak CHP sözcüsü Onur Öymen'in yaklaşımından ana muhalefetin AKP ile dokunulmazlık pazarlığına girerek Anayasa paketine mesafeli duracağı anlaşılıyor.
CHP Kıbrıs'ta olduğu gibi AB sürecinde de ikircikli tutumunu sürdürüyor.
Acaba, 1 Mayıs'larda miting alanlarını 'DGM'ye hayır' diye dolduran, hangi soldu?
dsazak@milliyet.com.tr
|
|

|