24 Nisan 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


'Düzenimiz bozulur' korkusu çok yaygın

   
Sokaklardan zenginlik taşıyor. Kuzey ile Güney arasındaki zenginlik farkı, düzenin bozulması korkusunu pekiştiriyor

        MEHMET Y. YILMAZ

   
    Lefkoşa'nın Rum kesiminde kurulmuş bir pazar yerinde dolaşıyorum. Burası üreticilerin ürünlerini doğrudan tüketiciye satabildikleri bir yer.
    Bildiğimiz herhangi bir semt pazarından tek farkı, pazarcıların mallarını satmak için gelip geçene bağırmıyor olmaları.
    Kıbrıs'ın Rum kesimine geldiğimden beri Türkiye'den beni arayanlar hep aynı şeyi soruyorlar: Orası nasıl, insanlar düşmanca davranıyor mu?
    Şu ortak yanıtı veriyorum her seferinde: Çocukluğumdaki Antalya gibi... İnsanlar cana yakın, bitmek bilmeyen bir konuşma istekleri var ve herhangi bir küçük Anadolu kentinde bir yabancıya nasıl davranılıyorsa burada da öyle.
    Herkes bir kahve ikram etmek istiyor, gözünüzün içine sigara paketleri sokuluyor, içmiyorum deseniz de ısrar ediyorlar.
    İşin ilginci, aynı şeyi onlar da soruyorlar: Buradaki insanları nasıl buldun?
    Aynı yanıtı veriyorum: Çocukluğumdaki Antalya gibi...
   
    Türk askeri vurgusu
    Savvas Orfanidis ile bu pazarda tanıştım. Üç kızı bir oğlu var. Toprakları sınırın hemen kuzeyinde kalmış, 70 dönüm. Şimdi de çiftçilik yapıyor.
    Eskiden sosyalist EDEK üyesiymiş. Konuşurken önce portakal ikram ediyor. Bir süre sonra arkamızdan gelip pazarcıların kullandıkları bir barakada kahve ikram ediyor. Taksi beklememize razı olmuyor, kamyonetiyle bizi otele kadar bırakıyor. Mayıs ayının dokuzunda kızının düğünü varmış, ısrarla davet ediyor.
    Kıbrıs'ın birleşmesinden yana olduğunu söylüyor. "Hayır" oyunu bu yüzden verecekmiş. "Gelsin Türkler de bu pazarda mallarını satsınlar" diyor.
    Siyasi görüşleri eski solculuktan olsa gerek oldukça derin. "Ama artık kendimi Avrupalı hissediyorum" diyor. "Köylere gidin" diye tavsiye ediyor, "orada insanlar daha temizdir!"
    Türk askeri adada kaldığı sürece iki toplumun birbirine güvenmekte zorlanacağı kanısında. Faşist EOKA - B'cilere de bu nedenle ateş püskürüyor.
   
    'Birlikte yaşardık'
    Agni Mikail isimli kadın pazarcı Türkiye'den geldiğimi öğrenince arkamızdan koşturuyor. Köyü Kuzey'de kalmış. "700 Rum, 300 Türktük. Birlikte yaşardık, arkadaşlık ederdik" diyor. En çok köydeki eski mezarlığın bakımsız kalmasına üzülüyor. "Kapısına kilit vurmuşlar, içeriyi otlar sarmış" diye yakınıyor. Yüzündeki kırışıklıklar, ellerindeki nasırlarla Anadolu'nun herhangi bir yerindeki köylü kadından farkı yok.
    Kuzey'den Güney'e göç edenlerin hepsinin plana karşı olmalarının temel nedeni, Türk askerinin sonsuza kadar Kıbrıs'ta kalabilecek olması.
    Agni, "Bizi yalnız bıraksınlar yarım saatte anlaşır, barışırız" diyor.
    Cahil bir köylü olduğunu söyleyen Yannis, "Evet dersek düzenimiz bozulur" diye en yaygın korkuyu dile getiriyor.
   
    'Türkiye çok güçlü'
    Çiçekçi Yannis çocukken babasıyla birlikte Türk tarafındaki pazarda da tezgâh açarmış. "Bir keresinde bizi döveceklerdi ama babamın Türk arkadaşı tek başına hepsiyle kavga edip bizi kurtardı" diyor. Şimdi yaşlanmış. Türkiye'nin çok güçlü olduğunu düşünüyor. "Referandumdan hayır çıkarsa ne yapacaklarını Türkler altı ay öncesinden planlamışlardır ama bizimkiler yarın düşünmeye başlayacaklar" diye Rum hükümetini eleştiriyor.
    "Demek ki buradan bakınca Türkiye farklı görünüyor" diye düşünüyorum.
    Pazardaki fiyatlar İstanbul manavlarındakinden farklı değil. İstanbul'da fiyatlar oluşana kadar kaç tane aracının kâr ettiğini düşünürseniz burası pahalı bir yer. 1 Kıbrıs lirası, 1.9 euro değerinde. Ve bu zenginlik sokaklardan da rahatlıkla görülebiliyor. Makarios Caddesi'ndeki şık mağazalardan, modern kafelerden zenginlik taşıyor. Kuzey ile Güney arasındaki zenginlik farkı, düzenin bozulması korkusunu pekiştiriyor.
    Pazarda dolaştığım bir saatten fazla süre içinde "evet" diyecek kimseye rastlayamıyorum.
    Aklıma Onur Öymen'in konuşmaları geliyor. Tecrübeli bir diplomat ve milletvekilinin söyledikleriyle, pazardaki bu köylülerin söyledikleri birbirine o kadar benziyor ki...
   
   
   

SİYASET


'Düzenimiz bozulur' korkusu çok yaygın
AB, Türk ordusuna 'işgalci' demeyecek
Kıbrıs kaderini oyluyor
Erdoğan: İkinci referandum çok çirkin olur
Resepsiyonda derbi tartışması
Törene türbanını çıkararak katıldı
Paşa'nın 'hortum' isyanı
Avrupalı sosyalistler Hıristiyanları aratmadı
Demokrat aday Kerry, Ermeni tezine sahip çıktı
Bu kez de Akşit soyuldu
Politika turu





Fikret BİLA
Denktaş İngiliz modeli önerdi
Hasan CEMAL
'Barış ateşi'
Güneri CIVAOĞLU
Ertesi gün
Derya SAZAK
CHP'den Zana teklifi


 Partilerarası Uzlaşma Komisyonunun uzlaşmaya vardığı Anayasa değişikliği metni için tıklayın
 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)
 DGM Savcılığı'nın Milli Görüş davası mütalaası


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri


 AKP
 ANAP
 BBP
 CHP
 DSP
 DYP
 MHP
 SP


 ADANA
 ADAPAZARI
 ANKARA
 ANTALYA
 BURSA
 ESKİŞEHİR
 GAZİANTEP
 İSTANBUL
 İZMİR
 KOCAELİ
 KONYA
 SAMSUN