|
 |
|
|
Aldatmanın ekonomisi!
"Bedeli neyse ödüyorum" sloganıyla, aldatmayı tüketime dönüştüren bir reklam kampanyasında, David Beckham ve karısı Victoria kendilerine sağlam roller bulmuşlar!
İngiliz futbolcu David Beckham, aldattığı eşi Victoria'ya elmas yüzükten sonra, şimdi de İsviçre Alpleri'nde ev satın almış... Değeri de bilmem ne kadarmış... Bir süredir bu haberler var her yerde.
"Bedeli neyse ödüyorum" sloganıyla, David Beckham ve eşi Victoria, aldatmayı tüketime dönüştüren bir reklam kampanyasında, kendilerine sağlam roller bulmuşlar sanki! Kim kârlı çıkar bu kampanyadan, elbette karıcığı. Tabii emlakçılar, mücevherciler ve yan sektörleri de unutmamak lazım...
Gurur raflarda tozlanmaya bırakılmış...
David Beckham beni elbette hiç ilgilendirmiyor, beyaz ceketlerinin, ne yapacağını bilememekten oynayıp durduğu saç modellerinin bilumum şarkıcı taifesine ilham olması da umrumda değil... Önemli olan "prototip"... Karakter örnekleri...
Yazdığım "Erkekleri Kullanma Kılavuzu" ve "Kadınları Kullanma Kılavuzu" için bana her zaman sorulan bir soru var: "Yazdıklarım sadece Türkler için mi geçerli?" Gördüğünüz gibi, hiç de öyle değil. Her yerde erkek aldatıyor, kadın affediyor. David Beckham örneğinde, karıcığı da akıllı hani. Kademe kademe affediyor, daha da fazlasının geleceğini hesaplayarak...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bir kadın kendisini aldatan erkeği affediyorsa bu durum ekonomiyle doğrudan ilgilidir. Zaten affeden kadın sevdiği için değil, acısını çıkarmak için affeder, en azından bahanesi budur. Bazıları "Aman bu aldatıyor ama hiç yoktan kendini affettirmek için canla başla çalışıyor, başka erkek sanki aldatmayacak mı?" gibi kendini kandırma genellemelerini kullanır. Ya da "Gidecek yerim mi var" türünde şarkıları dinleye dinleye bahanelerine yol verenler de az değil...
Meselenin aslı, biri sizi aldattığında kendinizi ne kadar değersiz hissettirdiği ve eski değerinizi kazanabilmek için girdiğiniz yarışta ödülünüzü sadece ve sadece yine o yarayı açan, kendinizi kötü hissettiren kişinin -dizleri üzerine çökerek- size ödülünüzü vermesinden geçtiğidir. Ödül elbette maddi değerler de taşıyabilir. Tabii aldatma pazarında gördüğünüz gibi fiyatlar tavan yapmış durumda. Yani bir kesim, değeri bunca yükseltmişken...
Sizin değeriniz nedir? Bir kıymetli mücevher mi? Bir ev mi? Elbette değil! Bunların değeri ne olursa olsun nasıl da "ucuz"!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Hepsi aldatıyor" cümlesi pazarda fiyatı artırmak için ürünün "vazgeçilmez" olmasına ve "katma değerine" gönderme yapmaktan öte bir anlam taşımıyor. Aldatmayan nice erkek var, bunu da unutmayın. "Aldatma pazarlamasına"
boş verin...
İyi oyunlar herkese...
Öptüm sizi
Seda Sayan sonunda Gökhan Şükür'le evliliğini açıklamış. Neden saklar ki insan evlendiğini, çok mu ayıp bir şey evlenmek? Peki değişen bir şey mi oldu da evlendiğini şimdi açıklıyor? Vallahi muzır aklım bir türlü evlenemeyen Tülin'le Caner'e gidiyor. Biliyorsunuz Seda Sayan, Tülin ve ablasıyla bir ağız dalaşına tutuştu. Arkasından da "Sevenlerim benim canımın yakılmasına izin vermez" diyerek izleyenlerini Tülin'in karşısında durmaya çağırdı. Sanki biri sevilince sevenler onun ordusu mu oluyor? Ama evlendiğini ilan ettiğinde, evlenemeyen Tülin'e karşı 1-0 öne geçti yine de bence. Evlilik haberlerinin reytingi çok yüksekmiş diye duymuştum... Hadi Tülin, sıra sende! Öptüm güzellerim.
Kılavuz karga oyunu!
Kadın: Beni aldatıyor musun?
Erkek: Magazin haberleri okuya okuya iyice paranoyak oldun sen!
Hap bilgiler
Kadınlara: Erkekler kendilerini değerli hissettirmeyen eşlerini aldatırlar.
Erkeklere: Kadınlar hâlâ etkileyici olduklarını hissettirmeyen eşlerini aldatırlar.
Çekinmeyin, Sorun! Daha İyisini Bileniniz Varsa Da Anlatsın!
"Ne zaman kaçsam kovalıyor ama bir gelişme de göstermiyor!"
İlhan hanım, bizim bir yılımız doldu, 24 yaşındayız, tamam daha erken ama ileriye yönelik hiçbir lafında yokum. Bu da beni rahatsız ediyor. Ailesiyle bile tanıştırmadı. Bu yüzden ayrılmaya kalktım, epey uğraştı bırakmamak için. Ne zaman kaçsam kovalıyor ama bir gelişme de göstermiyor. Ne yapayım? Hep baş başa görüşmekten de sıkıldım. Aile ortamına filan girip tanımak istiyorum biraz daha. Hem de daha samimi olmak... Böyle çok sıkılıyorum.
B. C.
* * *
Bundan sonra kaçtığında biraz daha nazlı ol. Ondan umudu kestiğini, seni sevmediğini düşündüğünü, bu yüzden de gururunun kırıldığını söyle. O da "Seviyorum tabii" diyecektir. O zaman sen de bu bana yazdıklarını tane tane anlat ona da. Arkasından da "Sevsen böyle mi olurdu?" de... Ama iyice nazlı ol e mi...
www.ilhanuckan.com
|
|
|

|