Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Nisan 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Masa tenisini engellilerle tanıştıran adam

Diş hekimi Engin Avcı bir trafik kazası sonucu ortopedik engelli oldu. O günden sonra engelli sporcuların masa tenisinde gelişmesi için çalıştı; daha önce turnuva düzenlemeyen, uluslararası yarışmalara gitmeyen Türkiye'den Avrupa üçüncüsü, beşincisi çıkmasını sağladı

Özkan Güven

Masa tenisi en yorucu sporlarından biri olarak nitelendirilir. Gözlerin küçük toptan ayrılmaması, raketin tutulduğu ellerin kıvrak olması gerekir. İşte bu zor sporu son iki yıldır bedensel engelliler daha sık yapıyor, her yıl daha fazla engelli masa tenisiyle tanışıyor. Sporcular şampiyonalara, turnuvalara katılarak Türkiye'nin adını duyuruyor. Engellilerin de bu branşta söz sahibi olmasında bir diş hekiminin, Engin Avcı'nın önemli bir payı var.
44 yaşındaki Avcı, Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV) ve Bedensel Engelliler Spor Federasyonu yönetim kurulu üyesi. Bedensel engelli olmadan önce oynamadığı takım kalmayan Avcı, geçirdiği trafik kazasından sonra bu sporun bedensel engelliler arasında da yaygınlaşması için büyük çaba sarf edenlerden biri olarak gösteriliyor. Öyküsünü anlatmadan önce onun dört yıl öncesine kadar engelli olmadığını hemen belirtmek gerekiyor.

"Bu kadar başarılı olmayı beklemiyorduk"
Sizden önce bedensel engelliler masa tenisi yapmıyor muydu?
Daha önce hiç turnuva yapılmamıştı. Sadece TESYEV'in Almanya'dan getirdiği masa tenisi antrenörüyle bir seminer yapılmıştı. Daha sonra vakıf, spor kulüplerine dağıtılmak üzere raketler, masa fileleri, toplar dağıttı. Engelli oluşum ve federasyona girişimle birlikte masa tenisi başladı. Teknik komite kuruldu, faaliyetlere başlandı. Aralık 2002'de Çankırı'da ilk Türkiye şampiyonasını yaptık. Ertesi yıl İstanbul'da bir Türkiye şampiyonası düzenledik. Milli takımı seçtik ve bu takımla birlikte Zagrep'te Avrupa şampiyonasına katıldık. 16 yaşındaki Eskişehirli sporcumuz Neslihan Kavas burada Avrupa üçüncüsü oldu. Biz de Ferit Atabey ile oluşturduğumuz takımla Avrupa beşincisi olduk. Bu, bizim hiç beklemediğimiz bir sonuçtu.

Ne zamandır bu sporu yapıyorsunuz?
Ortaokulda elime bir gün raket aldım ve hâlâ bırakamadım. Birçok uluslararası turnuvaya katıldım. Üniversitedeyken Efes Pilsen, Enka, Lassa, İstanbulspor, İTÜ, Şekerspor gibi büyük takımlarda oynadım.

Engelliler bu sporu yaparken hangi noktalarda zorlanıyor?
Özel zorlanma ve genel zorlanma var. Genel zorlanmada koşmak istediği bir topa engelinden dolayı koşamıyor ve yetişemiyor. Ben de oynarken çabuk yoruluyorum. Bunun dışında bir sorun yok.

Protez bacakla maç yaparken insanların size bakışı nasıldı?
Kesinlikle acıyarak bakmadılar. Tam tersine herkes benim son halime hayranlıkla bakıyor.

Engelli olmadan önce bedensel engellilere ne kadar yakındınız?
Emin değilim, acıma ya da onları anlama gibi bir şeydi. Ben yaşamın ikinci boyutunu yaşıyorum. Anne olmadan anneliği bilememek gibi engelli olmadan bunu da anlayamıyorsunuz.

Masa tenisini oynarken ne hissediyorsunuz?
Manzaraya bakıyorsun, ne güzel diyorsun ama o güzelliği tarif edemiyorsun. Masa tenisi de bunun gibi bir şey.

22 Kasım Diş Hekimleri Günü'nde gelen kaza
Hedefleriniz vardır mutlaka.
Önümüzdeki 14-16 Mayıs'ta TESYEV ile Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu'nun birlikte düzenlediği Türkiye şampiyonası var, buna hazırlanıyorum. Bunun için sponsor bulmaya çalışıyoruz.

Ayağınıza ne oldu?
Bu sporda minikler, yıldızlar, gençler ve büyüklerden sonra veteran yani tecrübeliler aşaması vardır. Ben de veteran ekibinde yer alıyordum. Bodrum'daki turnuvaya hazırlanıyordum. Turnuvaya dört gün kala Kurtuluş'ta kendi arabamın bagajını açmış, sırtım dönükken yoldan çıkan bir araç bana çarptı. Kendi arabamla çarpan aracın arasında kaldım. Bacağım diz altından koptu. Sadece bir deri tutuyordu. Diş hekimi olduğum için ilkyardım bilgim vardı. Dizimi hemen kemerimle sıktım, sol ayağımın da kopmaması için elimle tuttum. Hastanede 9 saat ameliyatta kaldım. 56 gün boyunca ayağımı yaşatmaya çalıştılar. Doktorlar kesmekten başka yapacak bir şeylerinin olmadığını ve karar vermem gerektiğini söylediler.

"Daha önce bu kadar zor sınav yaşamadım"
Zor bir karar değil miydi?
Ben hemen kesmelerini söyledim. Ayağımın günden güne nereye gittiğini görüyordum.
11 kez ameliyata girmiştim. Öyle bir haberi bekliyordum. Ertesi gün 22 Kasım'dı. O tarih Türkiye'de Diş Hekimleri Günü olarak kutlanır. Ben Diş Hekimleri Günü'nde ayağımı kaybettim. Daha sonra da protez taktılar.

Psikolojik bir çöküntü yaşadınız mı?
Aslında sevenlerim benden daha çok etkilendi. Yaşama dönük bir insandım. Kendi kendime çeşitli formatlar geliştirdim. "İnsanlar üç bacaklı olsalardı ve bir bacakları kesilseydi bu kez iki bacaklı olacakları için üzüleceklerdi" diye düşündüm. Richard Bach bir kitabında şöyle der: "Geçmişi bir albatros kuşu gibi boynunuzda asılı tutmayın. Albatros çok büyük bir kuştur. Böyle bir ağırlığı taşımayın." Ben gerçekten geçmişi sevmiyorum. Duygusal anlamda benim geçmişi yaşamama gerek yok. Ağlamaya gerek yok. Daha önce bu kadar sert bir sınav yaşamamıştım.

TESYEV ile nasıl tanıştınız?
Hastanedeyken şu an vakfın genel müdürü Berrin Altınöz beni ziyarete geldi. Engellilerle birlikte çalıştığını söyledi. Benim engelli olacağım dillendirilmiyordu hiç. Ayağımı kaybedince de TESYEV'e gönüllü girdim ve kısa süre önce de yedek yönetim kurulu üyesi oldum. Masa tenisinden sorumluyum. Daha sonra da Bedensel Engelliler Spor Federasyonu yönetim kuruluna girdim. Buradaki çalışmalarımızda da engelli masa tenisinin başlamasına vesile olduk.

Nasıl oynanıyor?

Masa tenisinin grupları var: Minikler, yıldızlar, gençler, büyükler. Tekerlekli sandalyedekiler 1 ile 5 arasında sınıflandırılıyor. Sınıflamayı, uluslararası paralimpik masa tenisi komitesi yapıyor. Bu lisanslı kişiler tek tek insanların neleri yapabildiklerini veya yapamadıklarını gözlemliyor, test ediyor ve puan veriyor. Ayaktaki engelliler ise 6 ile 10'uncu sınıflar arasında yer alıyor. Takımlar turnuvalarda en az iki, en fazla dört kişiden oluşuyor. Tekli ve çiftler halinde toplam beş maç yapılıyor. Bu karşılaşmaların üçünü kazanan, "takım maçını" kazanmış oluyor.

"Lisanslı 120 sporcu var"

Demirhan Şerefhan (Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı)
Önceleri hobi olarak başlayan bu spor her geçen gün daha da gelişiyor. Türkiye'de şu an 120'e yakın lisanslı sporcumuz var. 2002 yılından sonra Engin Avcı'nın yönetim kuruluna girmesiyle masa tenisi çok hız kazandı. Çocuklarımızı devamlı yurtdışına gönderdik, turnuvalar düzenledik. Uluslararası başarılar var. Bizim amacımız daha çok sporcuyla yurtdışında müsabakalara katılmak. Zaten başarılar geldikçe insanlar da daha çok hevesleniyor.

PAZAR
Türkiye Eurovision'a hazırlanıyor
'Derdim güzel vazo çizmek değil, esprimi anlatmak'
Masa tenisini engellilerle tanıştıran adam
"Üç evlilik yaptım ama Emek'i terk etmedim"
32 günde 30 bin mobilya içinden seçim yaptı
"Suşiyi çok seviyorum diyen Türke inanmam"
Yukarıdan aşağıya 210...
"Herkes kendi evinde başyapıt yaratabilecek"
Cannes Lions'un genç Türk reklamcıları
"Gözümdeki koli bandını beş gün boyunca çıkarmadılar"
Yaşlanmaya karşı cilde check-up
"Spor camiası, özellikle GS'liler bize sık gelir"
Bordo sevenler, dikkat...
Maki Otel'in yemekleri artık Asmalımescit'te
Şimdi de sıra tiyatroseverlerde
Köfte-piyaz ikilisine dikkat
Karizma aşındı ama imaj yerinde
23 Nisan meclisi
Kahramanlar geçidi





Ali Rıza Kardüz
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Ülkü Tamer
© 2004 Milliyet