Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Nisan 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sorun bitti mi?

LEFKOŞA RUM KESİMİ

KIBRIS'ın iki kesiminde referandumla ilgili olarak olan oldu; şimdi "bundan sonra ne olacak" sorusunun tartışıldığı aşamaya girildi.
Sorun bitti mi? İki taraf ayrı ayrı "kendi yolunda" mı gidecek? Yani şimdiki durum (statüko) kalıcı mı olacak? Yoksa - hemen değilse bile, ileride - adanın birleşmesini amaçlayan inisiyatifler yeniden başlayacak mı?
Rum tarafı için referandumdan sonra bugün gelinen noktada dahi "sorun bitmedi" ve de "bugünkü durum, çözüm değil". Dolayısı ile yeni bir müzakere süreci ve hatta ilerici bir referandum için yol açık...
Kuşkusuz bu nokta üzerinde dahi Türk tarafının görüşü, Papadopulos yönetiminin pozisyonundan ayrılıyor. Gerek Ankara'nın gerekse KKTC'nin eğilimi, son kazanılan diplomatik ve psikolojik "zafer"in meyvelerini toplamak ve şimdiki fiili durumu Türk tarafının lehinde pekiştirmektir.
Burada referandumun sonuçlarını Türk diplomasisinin büyük başarısı olarak kabul eden pek çok Rum - ve pek çok yabancı analist ve diplomat - var. Türkiye lehindeki bu övgüler Rum basınına da - en iyi imzaların kaleminden - yansıyor. Ama bu kesimin de fikri bu "işin bitmediği" ve "gerçek çözüm için" yeniden bir araya gelmenin gerekli olduğudur"...
***
İLK bakışta, iki taraf için de birleşmeye dayalı (veya Annan planı çerçevesinde) "çözüm gerçekten şart mı?" diye bir soru akla gelebilir. Alt tarafı KKTC şimdi ambargoların kalkması ve uluslararası destek sağlaması sayesinde daha sağlam ayakta kalabilecek... Kıbrıs Rum Cumhuriyeti de AB'de yerini alacak, refah seviyesini daha da yükseltebilecek.
Tabii ki, iki taraf ayrı varlıklarını sürdürebilirler. Zaten 30 yıldır sürdürüyorlar da... Ama bu durumun devamı iki taraf için de önemli sıkıntılar ve sakıncalar (hatta ciddi riskler de) yaratıyor. İki halk da, çözümün getireceği avantajlardan yoksun kalıyor. KKTC'de olduğu gibi, Rum kesiminde de öyle düşünen çok insan var.
Bu nedenle burada sadece Papadopulos'tan başlayarak resmi makamlar değil, muhalifler ve hatta "sokaktaki adam", referandumun sonucu "yolun sonu sayılmamalı" diyor. Ve de çözüm arayışının devam etmesini istiyor.
Görüştüğümüz Rum yetkilileri "er geç (muhtemelen sonbaharda) yeni bir uluslararası inisiyatifin başlayacağını umduklarını söylüyorlar. Bu kez inisiyatifin AB'den geleceğini tahmin ediyorlar...
***
BURADA saygın bir uluslararası düşünce kuruluşunun başında bulunan James Ker - Lindsay'ın bize dediği gibi, kimse uluslararası camianın (AB'nin, BM'nin, ABD'nin) "bu işin peşini bırakacağını" veya "adanın ilelebet bölünmüş halde kalmasına göz yumacağını sanmasın"... Birkaç ay sonra, yeni bir süreç mutlaka başlatılacak, bu kez baskılar daha çok Rum tarafına yönelecek, ama Türk tarafının da "bir el vermesi" istenecek. Bu nedenle deneyimli İngiliz analisti "Türk tarafının her şey oldu, bitti havasına kapılmaması gerektiğini" söylüyor.
Türk tarafının referandum vesilesi ile elde ettiği kazanımlarını koruması, bu konuda izleyeceği stratejiye bağlı... Açıkçası "ilelebet sürecek bir bölünme veya ayrılma"ya yönelik bir politika, ileride gene büyük sıkıntılar yaratır. Özellikle aralık ayında AB'den müzakere tarihini bekleyen Türkiye için... Ve de yakın gelecekte ambargoların tümü ile kalkmasını ve hatta AB'ye (Rumlardan sonra kısa sürede) katılmayı çok arzulayan Kıbrıslı Türkler için...
Dolayısı ile, Türk tarafının son kazandığı diplomatik başarıdan sonra da, "Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti" projesinin gerçekleşmesi için opsiyonları açık tutmasında büyük yarar vardır. Ancak bunun için de Rum tarafının "ohi" yanlışını telafi edecek ve gerçeklerle bağdaşacak ciddi bir tavır değişikliği göstermesi gerekir. Bu da "yollar tamamen ayrılmadan" ne kadar çabuk gerçekleşirse o kadar iyi olur...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yargı ve politika

Melih AŞIK
Bilimsel gelecek

Fikret BİLA
Referandumun ardından

Hasan CEMAL
Denktaş istifa!

Güneri CIVAOĞLU
Bilgili ve Denktaş

Can DÜNDAR
Ankara'da final maçı

Abbas GÜÇLÜ
İmzasız resimler

Hurşit GÜNEŞ
Mali kriz bitti, ama etmenleri tam olarak kalkmadı

Sami KOHEN
Sorun bitti mi?

Mehmet Y. YILMAZ
KKTC'ye en büyük iyilik, Denktaş'ın istifasıdır

Derya SAZAK
BJK'da zor günler

Güngör URAS
Başbakanımız 'gerçekleri görmezden gelemez'

Serpil YILMAZ
Hükümet kayıt dışı kaldı!

M. Ali BİRAND
Erdoğan ya süper şanslı veya dahi (!) bir politikacı

© 2004 Milliyet