Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Nisan 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bilgili gidemez !

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Serdar Bilgili, dört yıllık icraati içinde imzaladığı ilklere kendi kulüp üyelerinin ve taraftarlarının, Fenerbahçe maçı sırasında kendine yönelik küfürleri üzerine olağanüstü kongre kararı alıp çekilmeyi de ekledi.
Elbette, futbolumuzda son yıllarda giderek artan hemen her kesimden kurban alma geleneğinin vahşi ve acımasız biçimde sürdüğünü gösteriyor bu çekilme. Trabzonspor Başkanı Özkan Sümer, FIFA kokartlı hakem Ali Aydın, Rizespor Teknik Direktörü Yılmaz Vural'dan sonra Beşiktaş Başkanı da onuruna sahip çıkarak bir daha aday olmama kararı almıştır. Saygı duymak gerekir. Peki, Bilgili bugünlere nasıl geldi ? Yönetime hazırlandığı son Süleyman Seba döneminde tribünler, güncel başarısızlığın öfkesiyle kulüp geleneklerini ve Beşiktaş felsefesini terkederek başkana "Ahmet Dursun, Seba gitsin" diye tempo tutarak araya küfürler de katarak iktidar değişimini talep ederken, acaba Bilgili bu durumu kınamış mıdır ? Yoksa tam aksine, Süleyman Seba için "asrın hatası" yorumunu yaparak burada tekrarlanması olanaksız bir ifadeyle Seba'nin kulüpten "...... gitmesi" için yazı yazan Feyyaz Uçar'ı kendi başkanlığı döneminde Lucescu'nun yardımcılığına atayıp, geleneklere pek de kulak asmadığını mı göstermiştir ?

Acaba neden ?
Fair - Play ödüllü BJK Başkanı, yöneticiliği sırasında Beşiktaş taraftarları takıma toplu halde küfür ederken, aynı duyarlılığı göstermemiş, bireysel olarak da Ertuğrul Sağlam'a yapılan küfürlere kayıtsız kalmıştır. Şimdi buradan hareketle son derbide Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a yönelik tribün küfürlerine ayağa kalkarak müdahale gereği duymamasının nedeni acaba nedir ?
Başkalarına küfür edilirken, başkalarının onuru saldırıya uğrarken aynı duyarlılığı gösteremeyen Beşiktaş Başkanı, acaba kendine yönelik küfürlerden bir fırsat çıkarıp, başarısız üçüncü dönem başkanlığını bitirmek icin aradığı uygun ortamı mı bulmuştur ?
Fatih Terim'e yönelik küfürler için özür dileyerek bir örneklik oluşturan genç başkanın çelişkileri üzerine yorum yapmak istemiyorum. Sadece şunu hatırlamakta yarar var: Sevgili Başkan, ilk başkanlık döneminde medyanın ve kulüp içindeki muhaliflerinin eleştirilerini dikkate almayacağını belirterek, kendisi için gerçek ölçünün taraftarların tepkisi olacağını öne sürmüş sonra da tarihe geçen "Asılacaksam, İnönü'de asılırım" demişti... Unutmayalım.
Genç ve enerjik Beşiktaş Başkanı'nın yaşamındaki en önemli deneyim aşamasında olduğunu biliyorum. Çelişkilerini mesele haline getirmeden doğal karşılamaya çalışıyorum. Ona iyiniyetle bakıyorum. Çünkü yaşadıklarından ders çıkarmayı, hatada ısrar etmeyip doğruya dönmeyi biliyor. Bunu bir kişilik sorunu haline getirmiyor.

Tarihi görevler
Bilgili'nin çekilme gerekçesine saygı duyuyorum... Ne var ki, üçüncü döneminde iyi bir yönetim oluşturamadığını görüyorum. TV dizisi yazan popüler kültür portreleriyle Hüsnü Güreli gibi finans dehalarını "dava arkadaşlarım" söylemiyle biraraya getirmesini de hiç anlayabilmiş değilim. Serdar Bilgili, onuruna sahip çıkarak bir tavır, bir duruş göstermiştir.
Toplumun büyük kesimi bu tavrını saygı ve anlayışla karşılamıştır. Ancak bu çekilme, Beşiktaş'ı içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklememelidir... Yeni dönemde aday olmayacağını açıklamadan önce üç kez düşünmeliydi...
Futbol şubesinde yaşanan krizi önleyememiştir. Yönetimin tüm otoritesini Lucescu'ya kaptırmış, o da inanılmaz yanlışlarında ısrar ederek bugünkü negatif tablonun oluşumuna derin katkılarda bulunmuştur. Bilgili'nin futbol takımı, 31 yaş ortalamasıyla ligin en yaşlı ekibidir. Acilen yenilenmesi gerekir. Lucescu ile yola devam edilemeyeceği açıktır. Yeni hocanın bulunup sezon biter bitmez işbaşı yapması, zorunlu transferler için en az 15 milyon dolarlık kaynak bulunması gerekirken, bir ay sonra tüm sorumluluğu yeni yönetime bırakarak küskün ve kırgın bir başkan kimliğiyle hayata dönmek, Bilgili ve arkadaşları için kahramanlık değil, sorumsuzluk olacaktır.
Bu tepkiyi anlıyorum... Ama bir daha görev almamayı asla kabul etmiyorum. Aksine, onun göreve dönmemesi, özel paralı tribünlerin "çok önemli hatalarına" prim kazandıracaktır. Bilgili'nin teslim olmaya hakkı yoktur. En başta Beşiktaş'ın ruhu olan Onursal Başkan Süleyman Seba ile Divan Başkanı Şeref Nasır'a ve Beşiktaş'a görünmez hizmetler veren Rahmi Koç'a büyük tarihi görevler düşüyor.
Geliniz, elele verip Beşiktaş'ın akıl adamlarını biraraya toplayınız.
Bilgili'ye sorumluluğunu hatırlatıp asla gidemeyeceğini, aksine yönetimini yenileyip güçlendirerek yola devam etmesi gerektiğini anlatınız. Beşiktaşlılar, tarih sizi bekliyor... Artık iyi işler yapınız, tarihe doğru notlar yazınız !

Belçika'dan ibret örneği

Brüksel'deyiz. Yeni teknik direktör Ersun Yanal'ın henüz yenilenmemiş, kendi damgasını yememiş alışılmış kadrosuyla Belçika'ya karşı vereceği ilk sınavı izleyeceğiz bugün.
Ersun Yanal, kamuoyunda ezbere sayılabilen, herkesin malumu, eskinin devamı isimleri çağırdı kadroya... Yeni oyun felsefesiyle yeni kahramanlarını herhalde uzakdoğu turnesine bıraktı. Bunu normal karşılıyorum. Hepimiz, milli takımdaki isimlerin yenilenmesini beklerken, size Belcika'dan bir örnek sunayım. Belçika Milli Takımı'nın teknik direktörü Aime Anhuenis, Türkiye ile karşılaşacak kadroyu ilan ederken, ülke futbolunun en genç oyuncusunu da göreve çağırdı. 16,5 yaşındaki Anderlechtli sağ bek Anthony Vanden Borre bugün ilk kez milli formayı giyecek. 1960'da efsane futbolcu Van Himst, ilk kez milli formayı giydiğinde 17 yaşından 17 gün almıştı... Bugün Himst'in rekoru, oynarsa, Vanden Borre tarafından tarihe gömülecek.
Bir başka not da şu... Belçika'nın en başarılı hücum oyuncularından Emil MPenza, Almanya yenilgisinden sonra milli takımda bir süre görev almayacağını açıklayarak affını istedi. MPenza, "Biraz ara vererek uluslararası kariyerime daha iyi bir noktadan devam etmek istiyorum" dedi. Bunlar bizim Milli Takım'da görmeye alışık olmadığımız olaylar, davranışlar...
Yeni yıldızlara kapı açmıyoruz... Eskileri tüketinceye kadar zorluyoruz...
Onlar da en milliyetçi görev anlayışıyla milli formayı giyiyorlar... Teknik direktör değiştirmeyi yenilik olarak benimseyip yetiniyoruz.

İlk kez Aybaba

Beşiktaş'ta artık iyice verimsizleşen Mircea Lucescu döneminin kapanması gerekiyor.
Yönetim, elbette bu konuda hazırlıklı, biliyorum.
Herkesin tartıştığı konu Lucescu'nun göreve devam etmesi değil... O'nun yerine kimin geleceği.
Özellikle yeni teknik direktör adaylarıyla doğrudan ilgilenmediğimi okuyucularım bilir. Futbolcu transferinde de ölçülü bir mesafede durup kimseyi etkilemeye çalışmam.

Zamanı geldi
Bu defa kendi anlayışımı bir kenara bırakıp Samet Aybaba'nın artık Beşiktaş'ta işbaşı yapma zamanının geldiğini söylüyorum. Aybaba'yı gereksiz övgülerle yıpratanlardan değilim. Ama teknik direktörlük kariyerinde piştiğini, olgunlaştığını, mütevazı kadrolarla sınırlı hedefler kovalayan kulüplerde beklenmedik başarılar kazandığını hepimiz biliyoruz. Aybaba, kızgın rekabet ortamında bazı Beşiktaş taraftarlarının antipatisini kazandı. Olabilir. Ama onun Beşiktaş sevgisini, Beşiktaş'a verdiği ve vereceği hizmetleri de unutmamalı.
Galatasaray'in Fatih Terim'e verdiği fırsatla geçmişte neler yakaladığını gördük.
Şimdi Beşiktaş'ta Samet Aybaba zamanı...

agokce@milliyet.com.tr




DÜNYA
GERİ DÖNÜŞ YOK
Daum fikir zengini
Hem prestij hem gurur
Engin de bıraktı
Tribünler Yeniçeri Ocağı!
Şike meclise sıçradı!
Siz en büyüksünüz
'Rüştü'de hata yaptık'
Ümitler'den kötü prova: 0-2
Haber turu...
Bilgili gidemez !
At yarışları
Avrupa Ligleri
Son söz Fener'in: 84-78
İkinci Lig Puan Durumu
Detroit ile Kings 3-1 yaptı
Sultanlara teselli: 3-1




 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Bilgili gidemez !
Beşiktaş Jimnastik Kulübü Başkanı Serdar Bilg...



 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2004 Milliyet