Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Nisan 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Rumlardan gelen işaretler


Hayır oyuyla, 1 Mayıs'ta tek başına AB'ye girmeye hazırlanan Güney Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs'ı "en fazla" Doğu Almanya modeliyle kabul edebileceğine dönük işaretler veriyor.
Eşit, egemen iki toplum tezi, iki kurucu devlet tezini reddediyor. Bunu oylarıyla da kanıtladı.
Hayır sonucu alınmasında en önemli etken olarak görülen AKEL'in lideri Dimitris Hristofyas, Annan Planı'nın ölmediğini söylüyor. Belli ki, Güney Kıbrıs, AB üyesi olduktan sonra planı, Rumlar lehine değiştirip yeniden masaya getirme olasılığı görüyor. Ayrıca, "Türk vatandaşlarımızın AB olanaklarından yararlanması" söylemiyle de AB üyesi Güney Kıbrıs'ın cazibesini kullanarak, Doğu Almanya'nın Batı Almanya'ya katılması gibi bir "yamanma" , bir "teslim alma" projenin ipuçları da Rum kesiminde baş göstermeye başladı.
AB, Türkiye'nin müzakere tarihi alma umudunu sonuna kadar kullandı. Türkiye'yi bu umutla yönlendireceğini anladı. Ancak, referandum sonucu artık bu yöntemin uygulanamayacağını ortaya koymalı. AB yeni süreçte hatasını tekrarlayarak, Rum kesiminin yaklaşımına destek vermemeli. Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklerini, her şeye evet demeye hazır görmemeli. Türkiye'nin ve KKTC'nin beklentisinin "lütuf" değil, haklarının teslim edilmesi olduğunu bilmeli.
Rum tarafından gelen işaretlere karşı Türkiye'de ve KKTC'de kararlı, sağlam bir duruş sergilemek önem taşıyor. Referandum sonuçlarının, küçük hesaplar uğruna istismar edilmesinin yanlışlığı ortada.
KKTC'de DP'den istifa eden iki milletvekilinin takınacağı tutum da önemli. Bu süreçte bir hükümet sorunu yaratmak, zaman kaybı olacaktır. Hükümetin bir kanadını sürekli baskı altında tutarak, dış ataklar için ayrılacak mesaiyi, iç sorunlara yöneltmek sorumlu bir davranış olmayacaktır. Bakanlık beklentisiyle, hükümeti değiştirmeyi düşünmek, bu tarihi süreçte çok küçük bir hesap olur.
Ambargonun kalkması yönünde güçlü sinyallerin geldiği, AB'nin KKTC'de temsilcilik açmaya hazırlandığı, Türk askerinin adadaki varlığının uluslararası anlaşmalara dayandığının Verheugen tarafından ifade edildiği bir ortamda, KKTC'de hükümet krizi yaratmak, seçim hesabı yapmaya yönelmek büyük hata olur.

fbila@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Kritik yıl, 2004

Çetin ALTAN
Artık bakın kimlere "yuuuh" çekiliyor?

Melih AŞIK
Düdük ve yürek!

Fikret BİLA
Rumlardan gelen işaretler

Hasan CEMAL
CHP'ye düşen...

Güneri CIVAOĞLU
Cüzdan vicdan

Abbas GÜÇLÜ
Bakan Çelik tribüne mi oynuyor?

Hurşit GÜNEŞ
Merkez, kurun gazını tam kesemedi!

Nail GÜRELİ
Aşk çeşitlemesi

Sami KOHEN
'Evet' kumar değildi...

Mehmet Y. YILMAZ
Denktaş istifa etmeli, çünkü...

Meliha OKUR
TMSF'nin yeni alacak planı

Hasan PULUR
Yaşamanın ödülü var!

Ece TEMELKURAN
Atlıkarınca

Yaman TÖRÜNER
BDDK'nın kararları ne kadar doğru?

Osman ULAGAY
AB hedefine odaklanan AKP'nin başarısı

Güngör URAS
Edirne bugün Avrupa Konseyi'nden ödül alıyor

Serpil YILMAZ
Erdoğan: 2005 yılında farklı bir paket açıklayacağız

M. Ali BİRAND
Hemen nakit ödül beklemeyelim...

© 2004 Milliyet