|
 |
|
|
Merkez, kurun gazını tam kesemedi!
Nisan ayı başından itibaren döviz kurunda ciddi bir yükseliş gözleniyor. Son bir ayda kur yüzde 8 değer kaybetti. Tevatür ise muhtelif. Kimi Kıbrıs diyor. Oysa sözde, Kıbrıs'ta referandumda "evet" çıktığında, kur geriye gelecekti. Doğru olmadığı ortaya çıktı.
Kimi ABD'de faiz artırımı konusunu dile getiriyor. ABD'de faizler yükseleceğinden, sıcak para yükselen piyasalardan çıkarken kuru yukarı hareket ettirecekmiş. Oysa hem ABD'de faizin ne zaman artacağı henüz ortaya çıkmadı, hem de çoğu yükselen piyasada kur yükselmedi.
9 Nisan tarihli yazımızda Merkez Bankası'nın (MB) ihalelerle döviz piyasasından çektiği meblağın çok yüksek olduğunu belirtmiştik. MB bir ara her gün piyasadan 70 milyon dolar çekiyordu. Opsiyonlar hariç bu, ayda 1,5 milyar doları geçiyordu. Sadece mart ayında MB opsiyonlarla beraber 2 milyar dolar döviz satın almıştı. Bu, çok ciddi bir sterilizasyondu. Nitekim, ocak ayından bu yana (kimi doğrudan müdahaleyle) MB piyasalardan 4 milyara yakın dolar satın aldı.
Önceki gün ocak ayına ait cari işlemler açığı yayımlandı. Ocak ayında oluşan 783 milyon dolarlık cari işlemler açığı piyasadan her gün 20 milyon dolara yakın dövizin yurtdışına çıkması anlamına geliyor.
Elbette piyasada bir ters para ikamesi olgusu yaşanıyor. Yani sürekli tasarruf sahipleri döviz bozuyor, ama almıyor. Öte yandan, yurtdışından belli bir sıcak para girişi gözleniyor. Ancak bu iki kaynak talep edilen dövizi karşılamaya yetmiyor. Nitekim yetmediği de ortaya çıktı ve kur sonunda yukarı doğru yolculuğa başladı.
MB her ne kadar kur düzeyi saplantısı olmadığını ve sadece oynaklığa müdahale ettiğini açıklasa da, düzeye müdahale ettiği görülüyor. Aksi takdirde esnek kur rejiminde döviz alım - satım ihaleleri açmaz, ortaya çıkan açıkların kuru dengelemesini beklerdi. Üstelik ödemeler dengesinde döviz açığı oluşmuşken MB'nin döviz alımını sürdürmesinin nedeni anlaşılamadı gitti. Yok eğer müdahale oynaklık içinse birkaç gün içinde yüzde 5'e varan artışa neden müdahale edilmedi?
Gerçi dün MB döviz alım ihalelerini kesti. Ama 3 mayısta yeniden alımın süreceği ek açıklaması piyasadaki ufunetin çabuk sönmesine engel oldu. Çünkü bir süredir piyasada bir oyun sergileniyordu. Gündüz ucuzdan alınan dövizler akşama Merkez'e pahalıdan satılıyordu. MB bunu ihale listesinde kimlerin yaptığını görebilir. Ancak açıp kendilerine sorsa, onlar da klasik "müşteri talebi" diye yanıtlar.
Gerçekten de ciddi miktarda yabancı çıkışı olduğunu sanıyoruz. Çünkü bu eğilimin sürebilmesi için talebin sürekli arzdan fazla olması gerekir. Bu ara net döviz talebi cari işlemler açığı, Merkez Bankası ihaleleri ve yabancı çıkışlarından oluşuyor. Merkez şimdilik devreden çıktı. Yabancı çıkışları da bir süre sonra azalacağına göre bu hareketlilik yatışacaktır. Nitekim dün öğleden sonra piyasa yatışmış görünüyordu.
Gelelim cari işlemler açığına. Bu açık ithalattaki patlamadan kaynaklanıyor. Bunun dizginlenmesi ise kur artışıyla değil, ancak iç talebin kontrolüyle olabilir. Bu nedenle kurdaki değişim ithalatı yavaşlatmayacaktır. Önemli olan ekonomide ısınmayı yavaşlatmaktır. Belki de faizler hızlı düştü!
Dünün özeti: kuru Merkez değil, piyasa dengesi düşürdü.
hgunes@milliyet.com.tr
|
|
|

|