Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Sonuçlar üzerinden konuşmak

İz Düşümü / Tülay Özüerman

Kıbrıs sorununun çözümünde yeni bir sayfa açacak referandum öncesi kadar sonrası da derslerle dolu. Hem siyasetin yapılış tarzı, hem sosyo - psikolojik özelliklerimiz açısından... Önceki süreci yine unuttuk. Sonuçlar üzerinden ve kimin neyi aldığından hareketle zaferden, zafer kazananlardan söz eder oluverdik...
"Hangi zafer?" demeyeceğim... Zaferin gerçek sahiplerini zaman gösterecek...
KKTC'de olanlar Türkiye'nin izdüşümü. Ecevit'e yapılanın şimdi Denktaş'a yapılışını ibretle izliyoruz. Adeta yazılarla linç edilişine tanıklık ediyoruz. Lütfen Denktaş üzerine çarpı koyan yazarların eski yazılarındaki Denktaş'a bir bakınız. Denktaş aynı Denktaş... Değişen ne?

* * *

KKTC halkının "evet"ini sorgulamıyorum. Buna hakkımız olduğunu da sanmıyorum. Rum mezalimini yaşayan, Batı'nın mezalimine uğratılan da onlar... "Bu durumdan kurtulalım da nasıl kurtulursak kurtulalım" diyecek noktadalar... Şimdi KKTC'ye izolasyonu kaldırmaktan söz edenlerin bu izolasyonu neden uyguladıkları ve bugün neden kaldırmaya yöneldikleri sorularının yanıtları gelecekle ilgili ipuçlarını verecektir. AB için KKTC, tanıdıkları ve 1 Mayıs'ta üye olarak kabul ettikleri Kıbrıs'ın "etkin denetim alanı dışında olan" tanımından öteye geçebilecek mi?
Öyle olsa bu ifadeye yer verilir miydi?
Şu an zihinler karışık. Tek netlik, Denktaş'ın Türkiye marifetiyle oyun dışına itilmesi ve Türk kamuoyunun ikiye bölünmüş olmasında...
KKTC'nin tanınmayacağı kesin. Ancak, Denktaş'ın tasfiyesi için çalışanları hoşnut edecek ve daha sonraki süreçlerde desteklerini sürdürmelerini sağlayacak açılımlar yapılacaktır.
Annan Planı'na hayır diyen bir Rum şöyle diyordu: "Bush'a değil, Powell'a değil, kendi Cumhurbaşkanımıza güvendik!"
Türkiye'de evetçiler, hayırcılara acımasızca yüklenirken; sanki düşmandan söz eder gibiler. Denktaş için de kalemlerden kin akar oldu. Kendi insanlarına güvenmiyorlar, Amerika ve AB'ye güvenebiliyorlar...
Barış(!) için girilen bu yolda dostluk ve güven beklentilerimizi sınırlarımızın ötesinde arayanlar umarız aradıklarını bulurlar.
Verheugen bile aldatıldım(!) diyorken, bizlerin aldatılmadığımızın garantisini kimler verebiliyor?

ege@milliyet.com.tr




EGE
Alsancak melekleri
Dostlarımı kaybettim
Gecelere özel
Sonuçlar üzerinden konuşmak
Geleceğe ışık tutabilmek...
Geyikli söylemler





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Çağlayan Bilgen
Arzu Çetik
Tülay Özüerman
Deniz Sipahi
Rıza Tuyuran
© 2004 Milliyet