Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Geleceğe ışık tutabilmek...

Satır Arası / Deniz Sipahi

Birinci İktisat Kongresi Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini şekillendirmişti.Yalnızca ekonomiyi değil, sosyal ve kültürel yaşamı da dizayn etmişti.
Bakıyoruz o gün temenni edilenlerin bugün çoğunu yerine getirmişiz.
Eksikler çok, yapılacaklar listesi bir hayli uzun ama Türkiye geri dönülmez bir yola girmiş oldu.
Mustafa Kemal, İzmir İktisat Kongresi'ni toplandığında hedef olarak çağdaş Batı toplumu gibi olmayı göstermişti.
5 - 9 Mayıs tarihleri arasında yapılacak kongre de yine Avrupa Birliği sürecinde en kritik dönemeçlerden birine denk geliyor.
Birkaç gündür, kongrenin ismiyle ilgili tartışmalar yapılıyor.
İlkinin İzmir'de olmasının en tarihsel, hem de sembolik bir değeri var.
İzmirliler olarak o yüzden gereğinden fazla duyarlı sayılırız.
Evet, kongrenin İzmir'de yapılıyor ve yapılacak olması önemli ama bana göre en az bunun kadar önemli olan bir başka gerçek daha var.
O da organizasyonun içeriği, geleceğe ışık tutup tutmayacağı...

* * *

Bazılarına göre vizyon "kendimizi nasıl görmek istediğimizdir", bazılarına göre ise "var olma nedenimizdir..."
Zaten "vizyon"un ne olduğu değil, ne yaptığı önemli.
Vizyonumuzu ve temel amacımızı belirlediğimiz zaman başarıya ulaşmanın en önemli koşulunu yerine getirmiş oluyoruz.
Amacını tanımlamayanlar, başarılı olamıyorlar.
Bunun çeşitli nedenleri var.
Birincisi, odaklaşmanın verdiği korkunç güçten yararlanamıyorlar, çünkü enerjilerini nereye odaklayacaklarını bilemiyorlar.
Enerjiyi bir noktada odaklamakla elde edilebilecek gücün sınırı neredeyse yok.
Bir küçük cam parçası, mercek olup güneşin ışınlarını bir kağıda odakladığı zaman, önce kağıdı sonra koskoca bir ormanı yakabiliyor.
İkincisi, amacını net olarak belirlemeyen devletler, kurumlar, hatta kişiler, başarıya giden yolları göremiyor; bu yollar önünde apaçık olsa bile göremeyebiliyor.

* * *

İşte İzmir İktisat Kongresi'nin yaptığı buydu.
Mustafa Kemal, Türk insanını başarıya, büyük düşünmeye, ortak hareket etmeye mecbur etmişti.
Yıl 2004...
Türkiye nereye gidiyor, nereye gitmeli...
1923'ten 2000'leri gören bir vizyon acaba bugün var mı?
Ben işte bunu arıyorum.
Türkiye bunu aramalı...
Önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanı dahil, Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli isimleri İzmir'de olacak.
Bir dizi toplantılar yapılıp, nutuklar atılacak.
Açılış konuşmaları, iyi temenniler...

* * *

Programa bakıyorum; uluslararası arenada isim sahibi olan birçok kişi kongreye katılıp konuşmalar yapacak.
Bölgesel gelişim, küreselleşme, Avrupa Birliği, e-devlet, bilişim...
Birçok önemli konu başlığı sıralanmış.
Bence kongrenin İzmir'de mi, İstanbul'da mı, Ankara'da mı yapıldığı değil; Türkiye'ye ve insanımıza ne getirdiği önemli.
Dünya koşarken, biz yürüyor muyuz?
Genç nüfusuyla bilişimde, yüksek teknolojide Türkiye nasıl yol alır, dünyadaki hangi fırsatlardan yararlanabilir?
İktisat Kongresi bugünü değil, geleceği tartışmalı.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Alsancak melekleri
Dostlarımı kaybettim
Gecelere özel
Sonuçlar üzerinden konuşmak
Geleceğe ışık tutabilmek...
Geyikli söylemler





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Çağlayan Bilgen
Arzu Çetik
Tülay Özüerman
Deniz Sipahi
Rıza Tuyuran
© 2004 Milliyet