|
 |
|
|
Geyikli söylemler
Dokuz / Rıza Tuyuran
Futbol geyiklerini biraz daha genişletelim, yorumlar biraz daha şekillensin diye genel bir istek aldım. Söylemler, düşünceler ve uygulamaların daha detaylı irdelenmesi ve denetlenmesi adına bu bir zorunluluk sayılabilir. Gerçek amaçlarla, bilinç altındaki hazırlıklar arasında nasıl çelişkiler yaşanıyor anlaşılmalı. Futbolun sosyalitesine ve felsefesine zıt düşünceler insanlara anlatılmalı. Yoksa bu işin sonu kötü. Uzatmayalım ve devam edelim bakalım neler varmış, neler ve hangi değerler nasıl yok ediliyormuş.
Ömür boyu sözleşme; Başarılı giden bir takımın antrenörü için ilk akla gelen ve dillenen sözlerdir. "Ömür boyu" kavramının süresi, 2 - 3 maç üst üste kaybedilme süresine eşittir. Çevreye, uyumlu çalışıldığı ve başarının bu yüzden geldiği imajı verebilmek için söylenir. Ben bugüne kadar görmedim. Gören var mı?
Şirin görünebilme çabası
Futbolu bu takımda bırakacağım; Başarılı bir sezon sonunda futbolcu tarafından dile getirilir. Amaç taraftarın yumuşak karnını yakalamak, duygusal yoğunluğu harekete geçirip ilgiyi odaklayabilmektir. Yani, ben burada memur olabilirim, performansım ve kazanımlarım bana yeter. Bunları arttırmak ve kariyerimi ilerletmek adına ekstra performans gösterebilmek için kendimi hırpalayamam. Hedeflerin tükendiği nokta yani.
Boş mukaveleye imza attı; Şirin görünebilme çabalarında ilk sıra. Aslında öyle değildir, kendi haklarını korumamak adına imza atılır mı? Atıldıysa sezon içinde "paralarımızı alamıyoruz" yaygaraları niye. Eğer öyle değilse neden böyle sunulur. Böyle bir baskı varsa, o daha tehlikeli bir boyut. Futbol işte, çelişkiler dünyası...
Galibiyete açık çek; Sistemsizliğin, plan ve programsızlığın açık kanıtı. Sezon boyunca yapılan yanlış uygulamaların günah çıkarma yöntemi. Belli bir düzen içinde başarılamayan şeylerin böyle yapay atraksiyonlarla kazanılabileceği düşüncesi buna yönlendirir. Gücü varsa kapalı (!) çekle de başarabilir, peki ya gücü yoksa?
Seyirci neden uzaklaştı
Kazanın cezaları affedelim; Affedilecekse ceza neden verilir, verildiyse neden affedilir? Kural koymak, kuralsızlığa çanak tutuyor. Bir yanlış, aslında bir çok doğruyu götürüyor. Kaybetmiş bir takıma kazanabilmesi için verilecek yükün üstüne böyle bir baskı yüklemek ne derece sağlıklı sizce. " Daha ne yapalım, bir elleri yağda bir elleri balda " basitliğinin fizibilite çalışmaları yani.
Transfere bomba gibi gireceğiz; Geçmişte yapılan hataların savunma mekanizması gibi düşünülebilir. Taraftarın yeni sezon beklentilerini gıdıklayabilmenin en kolay yolu. Bu dönem, ihtiyaçların ötesinde bir mantıkla kullanılır, işyerleri öncelikli mekanlardır. Gündemi belirleyici olmak ve gündemde kalmak gizli ama gerçek amaçtır. Taraftarın da onlarla gurur duyması kaçınılmaz.
Şampiyonluğa oynayacağız; İstisnasız tüm kulüplerin söylemidir. Böyle bir altyapı, buna uygun sitem ve tesis, güçlü ekonomik yapı, bunu sırtlayacak bir geçmiş ve oluşumu kurgulayabilecek insanların yoksa olda görelim. Örnekleri çok, arşivlere girin veya bugüne bir bakın bakalım. Amaçların dışına çıkıldığında yengiler, hatta şampiyonluklar bile çok önemsiz kalır. Araçlarla amaçların çelişmesi gibi yani. Seyirci tribünlerden neden uzaklaştı acaba?
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|