Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Baykal: Muazzam bir tablo yakaladık


CHP lideri Deniz Baykal, Kıbrıs'taki referandum sonuçlarını analiz ederken, Türkiye ve KKTC'nin kaçırılmaması gereken bir fırsat yakaladığını vurguluyor.
Baykal, dünkü görüşmemizde, şu yaklaşımı gösteriyor:
"Referandum sonrasında muazzam bir tablo yakaladık. Bunu değerlendirmeliyiz. Çıtayı yüksek tutmalıyız. İşe KKTC'nin tanınması için ortak çaba göstermekle başlamalıyız."

Rumların iki hatası
Baykal, referandumda Rumların hayır oyu vermekle tarihi bir hata yaptıkları kanısında. Bu hata nedeniyle de Türklere tarihi fırsatlar doğduğunu kaydediyor ve şöyle diyor:
"Rumlar Kıbrıs konusunda iki büyük, tarihi hata yaptılar:
Birincisi, 1974'te Sampson darbesiydi. İkincisi ise, bu referandumda hayır oyu vererek Annan Planı'nı reddetmeleri olmuştur.
Birinci hataları sonucunda Türkiye haklı olarak uluslararası anlaşmaların gereğini yerine getirdi ve Türk askeri Kıbrıs'a çıktı. Bu, Türklerin Kuzey'de, Rumların Güney'de toplanmaları sonucunu doğurdu ve fiilen iki ayrı toplum, iki ayrı kesimi yurt edinmiş oldu. Bu fiili durum kimsenin burnu kanamadan 30 yıl sürdü ve kökleşti.
İkinci hatalarının sonucunda ise, asıl uzlaşmaz tarafın Rum tarafı olduğu bütün dünya tarafından görüldü. Ayrıca Kıbrıs'ın AB yolunda Türkiye'nin önüne bir engel olarak çıkarılması ortadan kalktı. Artık, AB, bu gerekçeyi, bu koşulu bir daha Türkiye'nin önüne getiremez.
Rumların hayır demeleri, Türkiye için böyle muazzam bir uygun zemin yaratmış oldu. Şimdi sıra bu zeminin gereğini yapmaktır."

Erdoğan korkmasın
CHP lideri Baykal, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül'ün referandum öncesi söylemleriyle, sonrasındaki söylemlerinin farklılaştığına dikkat çekerek şu çağrıyı yapıyor:
"Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanı, referandum öncesi Rumlar hayır derse KKTC'nin tanınmasını isteyeceklerini söylüyorlardı. Ancak, dikkat ediyorum, referandum sonrasında tanınmaktan söz etmiyorlar. Bu değişiklik niye? Türkiye çıtayı düşürmemeli. Tanınma için çalışmaya başlamalı. Sayın Erdoğan, KKTC'nin tanınması için çaba göstermekten korkmamalı. Tanınmayı şimdi neden ağzına almıyor, bilemiyorum. Birileri bir şey mi dedi? Oysa, ortam buna çok uygundur.
Eğer iki taraftan da evet çıksaydı, Annan Planı gereği en fazla 20 yıl içinde Rumlar adanın hakimi haline gelecek ve Türkleri azınlık konumuna düşüreceklerdi. Hala da niyetleri budur. Ama hayır diyerek, KKTC'nin tanınması için çok uygun bir ortam sunmuş oldular. Türkiye bunu değerlendirmelidir. Eğer Sayın Başbakan bu amaçla girişimlerde bulunacaksa, kendisiyle birlikte çalışmaya, birlikte yurtdışı gezilerine gitmeye hazırım. Bunu bir fantezi olarak söylemiyorum, gerçekten yapmak için söylüyorum. Yeter ki Sayın Erdoğan çıtayı düşürmesin."

Önümüz açıldı
Baykal, referandum sonuçlarının Türkiye'nin önünü açtığını da vurguluyor ve şöyle diyor:
"Bu sonuçlar Türkiye'nin iki konuda önünü açmıştır. Birincisi KKTC'nin tanınması yoludur. Diğeri AB'den tarih alma konusudur. Türkiye iyi bir performans gösterirse, KKTC'nin tanınması yolunda mesafe alabilir. Azerbaycan Devlet Başkanı buna öncülük edeceklerini söylemişti. İKÖ de bu konuda devreye sokulabilir. Kuzey Kıbrıs'ta bir toplantı düzenlenebilir. AB'nin Türkiye'nin üyeliği konusunda Kıbrıs konusuyla zorla kurduğu bağ, artık yoktur. Referandum sonucunda bu bağ kendiliğinden kopmuş oldu. Artık Türkiye'ye tarih vermek zorundadır. Klasik Kopenhag kriterlerinin dışında bir koşul kalmamıştır. Türkiye de bu koşulları büyük ölçüde yerine getirmiştir. Biz CHP olarak, bu konuda da katkı veriyoruz, vermeyi sürdüreceğiz. Avrupa sosyal demokratlarının tereddütlerini gidermeye uğraşıyoruz. Brüksel'de yaptığımız gibi bu amaçla temasları sürdüreceğiz. Aralık 2004'te mutlaka tarih almalıyız."
Baykal'ın yaklaşımı böyle, ancak hükümet cephesinde KKTC'nin tanınması ilk hedef gibi gözükmüyor. Bu konudaki referandum öncesindeki söylem yumuşatılmış görünüyor. Tanınmaktan çok ambargonun kaldırılması, ticari ilişkilerin başlatılması hedef alınmış durumda. Çıta tanınmanın altında görünüyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Töre cinayetleri

Çetin ALTAN
Yoksulluk sınırının altındaki yargıçlar...

Melih AŞIK
Sarmal'a girdik...

Fikret BİLA
Baykal: Muazzam bir tablo yakaladık

Hasan CEMAL
Sınav!

Yılmaz ÇETİNER
Schröder'in muhalefeti güçsüz parlamento istemiyor

Güneri CIVAOĞLU
Çirkin manşet

Can DÜNDAR
Kolej... Piknik... Papazın Bağı...

Hurşit GÜNEŞ
Tekel'e kim talip olacak?

Doğan HEPER
'Annan'dan iyisi, yine 'Annan'

Hasan PULUR
Dolmuşa binmeyelim dolduruşa gelmeyelim!

Derya SAZAK
Avrupa'da AKP, CHP

Yaman TÖRÜNER
Bankalar Birliği ne istiyor?

Güngör URAS
Ekonominin kırılganlığı görüldü

Serpil YILMAZ
'Yunanistan'ın lokomotifi Fransa'ydı, bizim Almanya olacak

M. Ali BİRAND
Fazla gülmeyelim, bugünkü ortam 6 ayda değişir

© 2004 Milliyet