|
 |
|
|
Uşak nire, Lahor nire?
Ekonomi Kulisi / Reşat Yörük
6 yıl önce İzmir'deki tekstil fabrikasının bir bölümünü söküp önce Bulgaristan'a, oradan da Gürcistan'a taşıyan Fikret Mısırlı, tam "Uşak'a yatırım yapıyor" derken, bir de baktık Pakistan'dan çıkmış.
"İzmir'de risk alma konusunda gözünü budaktan sakınmayan işadamı kimdir?" diye sorsalar, evirip çevirmeden hemen söylerdim, "Fikret Mısırlı" diye...
Çünkü adam küçücük bir umut ışığı görsün; koca tekstil fabrikasını söküp binlerce kilometre öteye taşımaktan çekinmiyor. 6 yıl önce İzmir'deki fabrikasının bir bölümünü yüklenip Bulgaristan'a götürmüştü. Ancak Bulgaristan'daki işler planladığı gibi yürümeyince, bu kez soluğu Gürcistan'da aldı. Orada da rüzgarlar tersine esmeye başlayınca, yeniden Türkiye'ye döndü. Tam hükümetin Teşvik Yasası kapsamına aldığı 36 ili mercek altına alıp tercihini Uşak'tan yana kullanmak üzereydi ki, bir de baktık Fikret Bey Pakistanlılarla el sıkışmış, yine gidiyor. Bu kez istikamet, Hindistan sınırındaki Lahor. Yine makineler sökülecek, yüklenecek, monte edilecek ve Fikret Mısırlı, nasibini binlerce kilometre uzaklıktaki gizemli bir ülkede arayacak.
Hani Evliya Çelebi'nin meşhur hikayesi var ya... Rüyasında Hz. Muhammed'i görüp "şefaat ya Resulallah!" diyeceğine yanlışlıkla "seyahat ya Resulallah!" deyivermiş. Bize söylemiyor ama sanırım Fikret Bey'in de benzer bir hikayesi var.
Neden Pakistan?
Aynı zamanda Ege Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanlığı'nı da yürüten Fikret Mısırlı'ya, sahibi olduğu Panel Tekstil'in Uşak yatırımından neden vazgeçtiğini ve neden Pakistan'ı seçtiğini sorduk.
Uşak'tan vazgeçilmesi ardındaki en önemli etken, işçilik maliyetleri olmuş. Uşak'ın yatırım teşvikleri kapsamına alınmasıyla birden bire büyük ilgi gördüğünü, ancak bu ilginin işçilik ücretlerini yukarı taşıdığını söyleyen Fikret Mısırlı şunları anlattı:
"Uşak olayını enine boyuna değerlendirdik. Cazibesini yitirdiğini görünce, 12 yıldır ortak iş yaptığımız Pakistanlı Rapid Business firmasıyla yeni işbirliği yollarını aramaya başladık. Şirket sahibi Shakut Hamid'le el sıkışıp anlaştık. 19 Mayıs'ta orada olacağım. Şirketi hemen kurup Ağustos ayında da üretime geçmeyi planlıyoruz. Ortağımız, Türkiye'yi ve Türkleri çok yakından tanıyor. Özellikle Denizli'yi iyi biliyorlar."
İlk aşamada 100 makine ve 6 milyon dolarlık siparişle gidecekleri Pakistan'ın, Türk tekstil sektörü için yeni ufuklar açabileceğini belirten Mısırlı, bu pazardaki yatırım avantajlarını ise şöyle sıraladı:
"Kredi faiz oranları, yabancı yatırımcılar için çok daha düşük. İşçilik maliyeti 60 dolar. Elektrik 4 cent, akaryakıt 15 cent civarında. 5 yıllığına vergi avantajı getirilmiş. Yani Türkiye'ye göre mukayese kabul etmeyecek avantajlar mevcut. Üstelik Lahor, konfeksiyon yatırımı için çok makul bir bölge. İşçi yoğunluğu fazla, konfeksiyonculuk gelişmiş. Bir de elbette ucuz hammadde avantajı var."
Kıssadan hisse
ABD pazarındaki tecrübelerinin, müşteri portföylerinin ve gelişmiş AR - GE servislerinin, Pakistanlı ortak için çok cazip usnurlar olduğuna da dikkat çeken Fikret Bey, "Doğrudan ABD pazarını hedefleniyoruz. Ayrıca mevcut Avrupalı müşterilerimize de ev tekstili ürünleri servisini buradan yapacağız. Ama en önemlisi şu: Dünyada ucuz giyim diye bir pazar var ve giderek de büyüyor. Çin ve Hindistan'ın bu alandaki agresif politikalarından korkmak yerine, işin içinde olmak lazım. Onları kendi silahlarıyla vurmak lazım" dedi. Peki Panel Tekstil, Bulgaristan ve Gürcistan'daki yatırımlarından neden vazgeçti?
Fikret Mısırlı'dan dinliyoruz:
"Bulgaristan ve Gürcistan'daki fiyatlar, bizim ilk gittiğimiz yıllara göre çok arttı. Ama sanırım daha da önemlisi, bu ülkelerdeki tekstil sektörü mantığının bir türlü gelişememesi. Yan sanayilerini bir türlü oluşturamadılar. Mezura alacaksınız, çıt çıt alacaksınız, orada yok! Herşeyi buradan götürmek de olmuyor. Ama Pakistan çok farklı."
Gelelim kıssadan hisseye...
6 yıl önce eski Doğu Bloku'nu keşfeden ilk tekstil firmalarından biri olan Panel Tekstil, o bölgeye ciddi bir hareketlilik kazandırmış, pek çok Türk tekstilcisi de peşinden gitmişti. Bu olayı hatırlayınca, insan ister istemez soruyor:
"Türk tekstilcileri, Fikret Bey'in peşinden Pakistan'a da gider mi?" Gider mi gider!
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|