Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 04 Mayıs 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bir memleket ki...


Bir ülke ki... Kendi halkını ilgilendiren ekonomik ve siyasal kararları kendi alamıyor. Ekonomide IMF'nin, siyasette ABD ve AB'nin talimatlarıyla hareket ediyor. Bir ülke ki... Başbakan'ı, "Irak'a asker göndermezsek Amerika bir günde ekonomimizi çökertir, memur maaşlarını bile ödeyemeyiz" diyerek kendi parlamentosunu tehdit ediyor.
Bir ülke ki... Dokunulmazlıkları kalktığı an yargılanıp cezaevine girecek onlarca insanı milletvekili sıfatını taşıyor, taşımaya devam ediyor.
Bir ülke ki... Bakanları, milletvekilleri yargıdan kaçarken sade vatandaşları "vicdanla - cüzdan arasında sıkışmış" bir adaletten medet umuyor.
Bir ülke ki... Yeni nesilleri "imamlaştırmak" ve kızlarının başını kapatmaktan daha önemli bir eğitim hedefi bulunmuyor.
Bir ülke ki... Baklava çalan çocuklarını yıllarca hapiste çürütürken 70 - 80 milyar doları hortumlayanlarına VIP muamelesi yapıyor.
Bir ülke ki... Öğrencisi, işçisi ve memurunu sürekli sokakta polise dövdürüyor.
Bir ülke ki... İktidar partisi kadın - erkek eşitliğini hâlâ hazmedemiyor.
Bir ülke ki... Çağdaşlığın ilk şartının laiklik olduğunu kavrayamıyor, kendisine armağan edilmiş laik düzenden "ılımlı İslam" düzenine geçmeye çalışıyor ve bu kılıkla AB'ye girebileceğini sanıyor...
Bir ülke ki... Genel manzarası buyken ve bir an önce bu manzaranın değiştirilmesi gerekirken, bunların hiçbirini yapmıyor... Ya ne mi yapıyor? Havadan ve bedavadan köşeyi dönmek... Bunun için de AB'ye girmek istiyor. İstemenin ötesinde gireceğine ciddi ciddi inanıyor.
Bir ham hayaller ülkesi ki... İnsan söyleyecek laf bulamıyor...

Her gün binlerce kadının dövüldüğü memlekette kadına kâğıt üzerinde pozitif ayrımcılık verseniz neye yarar ki...?
Haldun Ertem

Referandum öncesinde Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Kıbrıs Türklerine ne söz verdi?
- Siz "evet" deyin, Rumlar hayır dese de bir şey fark etmez, biz referandumun ertesi gününden itibaren dünyayı dolaşıp KKTC'nin tanınmasını sağlayacağız.
Sonuç ne oldu? Verilen söz yenildi, yutuldu, unutuldu...

Meslek liseleri avantajlı...
Üniversite giriş sınavında meslek liseleri gerçekten haksızlığa uğruyor mu? Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu konuda bir çalışma yapmış... Okuyunca açıkça görüyorsunuz ki haksızlığa uğrayan meslek liseleri değil düz liselerdir.
Bir kere... Meslek liselerinin öğrenci sayısı, söylendiği gibi azalmamakta, tersine artmaktadır... 2000 yılında 902 bin olan öğrenci sayısı 2002 yılında 981 bine çıkmıştır.
Meslek liseleri arasında sadece imam hatip okullarının öğrencisi azalmış, üniversiteye giriş zorlaşınca 1998 yılında 192 bin olan öğrenci sayısı 2002 yılında 64 bine düşmüştür... Bu da imam hatip öğrencilerinin geçmişte meslek sahibi olmak için değil üniversiteye daha kolay girebilmek için bu okullara rağbet ettiğini gösteriyor...
Meslek liselerine genel liselere oranla 6 - 7 kat daha fazla harcama yapılmaktadır... Mezun olduktan sonra ilgisiz alanlara yönelmeleri ülkenin kıt kaynaklarının heba edilmesidir...
Meslek liselerinin genel liseye göre avantajları çoktur... Bunlar:
- Lisede bir meslek edinmektedirler.
- Eğitimleri sırasında para kazanabilmektedirler.
- ÖSS'ye başvurabilmektedirler.
- ÖSS'de başarısız oldukları takdirde Meslek Yüksekokuluna yerleşebilmektedirler.
- Meslek Yüksekokulundan sonra dikey geçişle 4 yıllık fakülteye girebilmektedirler.
- Açık Öğretim'e sınavsız girebilmektedirler...
- Ya da bir mesleğe girip çalışabilmekte, kazanç sağlayabilmektedirler.
Genel lise mezunlarının tek alternatifi ise ÖSS'dir...
YÖK Raporu diyor ki: "Farklı katsayı nedeniyle meslek liselerine giden öğrenci sayısı azaldı, meslek liselerinin önü kapandı, meslek liseliler üniversiteye gidemiyor" şeklindeki iddiaların tümü gerçekdışıdır...
İmam hatip rüzgârı, oya dönük popülist politikadan başka bir şey değildir...

1 Mayıs
1 Mayıs akşamüstü İrlanda'da AB'nin genişleme kutlamaları yapılırken bizim televizyonlar 1 Mayıs kutlamalarında emekçilerin dövülüşünü gösteriyordu. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, o arada müjdeyi verdi:
- Türkiye AB'ye tam üye olduğunda 1 Mayıs da resmi tatil olacak...
Biz de kendisine soralım:
- AB zoru olmadan 1 Mayıs'ı kutlamayı beceremeyen bir ülke AB üyesi yapılır mı?

Baykal ve sır!
Sabah gazetesinden Fatih Ertürk, Deniz Baykal'ın "gençlik sırrı"nı ele geçirmiş!, uzun uzun yazıyor; yoğurt, sarmısak, zeytinyağı, limonlu ılık su... Hatay'dan getirilen sızma yağ, Antalya'dan taze domates, biber vs, vs.
Haberi okuyan CHP üyesi İzmirli okurumuz Ercan Düz dün telefonda bir sitemini şöyle dile getirdi.
"Haberi atlamışsınız... Ama gazetecilikte başarı yolları her zaman çok ve açıktır... Siz de bizim genel başkanın 'hiç iktidar olamama' sırrını ele geçirebilir, yılın gazetecisi ödülüne adaylığınızı koyabilirsiniz..."

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa da değişiyor

Melih AŞIK
Bir memleket ki...

Fikret BİLA
Fıkra gitti, gerekçe kaldı

Hasan CEMAL
Koç...

Güneri CIVAOĞLU
Sevgi noktası

Can DÜNDAR
Medya maymunu olmayın!

Abbas GÜÇLÜ
Hükümet, YÖK ve üniversiteler

Hurşit GÜNEŞ
Ne cari açıkmış be!

Sami KOHEN
Herkes kendi yolunda (mı?)

Mehmet Y. YILMAZ
Ulaştırma Bakanı neden istifa etmeli?

Derya SAZAK
Kadının eşitlik sınavı

Güngör URAS
Büyüme ve istihdam da önemli

M. Ali BİRAND
Güney Kıbrıs'ı tanıma, AB'den tarihe bağlı olmalı

© 2004 Milliyet