|
 |
|
|
"Kendi Kaldı Yadigar"
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Daha 1970'lerde Roma Kulübü'nün "Büyüme'nin Sınırları" adıyla yayınladığı ilk raporu için, The National Observer; "Torunlarınızı Size minnettar kılacak dünya bu mu olacak? Endüstriyel üretim sıfıra düşmüş, nüfusu felaket ölçüde azalmış; havası, denizi ve toprağı kurtarılamayacak ölçüde kirlenmiş ve bozulmuş ve uygarlığı uzak bir anıya dönüşmüş bir dünya düşününüz. Bilgisayara göre geleceğin dünyası budur. Daha da korkutucu olanı, bu çöküşün yavaş yavaş değil, durdurulması olanaksız bir biçimde, dehşet verici bir anilikle gerçekleşecek olmasıdır. İnsanlığın varlığını sürdürebilmesi için son şansını ortaya koyabilecek bir bildiri ve uyarıdır. Bu kitaba dikkat ediniz; insanlık için İznik Meclisi ve Martin Luther'in 95 tezi kadar önemli olabilir; insana ve topluma devrim yaratan yeni bir biçimde bakmaktadır" diyerek, yorumunu dokunaklı bir soruyla bağlıyordu.
* * *
Roma Kulübü, ya da diğer adıyla Potomac Topluluğu, kamu politikasına ilişkin kritik sorunlar üzerine aktif bir biçimde eğilinmesini teşvik etmeyi amaçlayan tarafsız bir araştırma ve inceleme örgütüdür. "Görünmeyen Üniversite" olarak da isimlendirilen Roma Kulübü, 1968 yılı Nisan ayında, on ülkeden bilim adamları, eğitimciler, iktisatçılar, sanayiciler ile ulusal ve uluslararası devlet görevlilerinden oluşan otuz kişilik bir grubun, Roma'da Lİncel Akademisinde, İtalyan İktisatçı Dr. Aurelio Peccei öncülüğünde yaptıkları bir toplantı sonucunda doğdu. Toplantının amacı, "insanlığın bugününü ve yarınını tehdit eden sorunlar" gibi, sarsıcı konuları tartışmaktı.
Kulübün amaçları ise sonraları, "içinde yaşadığımız dünya sisteminin değişik ve birbirine bağlı, doğal, ekonomik, sosyal, siyasal öğelerine karşı daha derin ve geniş bir anlayış sağlamak, bu yeni anlayışı, dünya politikasına yön verenlerin ve dünya kamuoyunun dikkatine sunmak ve böylece yeni politik eylem ve girişimleri hızlandırmak" olarak şekillendi. Konular tartışılmakla kalmadı; birkaç oturum süren ilk toplantıdan, "İnsanlığı Tehdit Eden Sorunlar Projesi" adını taşıyan iddialı bir girişim doğdu.
* * *
Söz konusu projenin amacı, tüm insanlığı huzursuz kılan, bolluk içinde fakirlik, çevre bozulması, kurumlara olan inancın yitirilmesi, çarpık ve kontrolsüz kentleşme, sosyal güvence yoksunluğu, gençliğin yabancılaşması, geleneksel değerlerin reddi, enflasyon ve diğer ekonomik çöküntüler gibi temel sorunları incelemekti. İlk bakışta birbirinden farklı gibi görünen sorunların ortak özellikleri, "değişik yoğunluklarda yaşansa" bile, hemen tüm toplumlarda varolmaları, "teknik, sosyal, ekonomik ve siyasal" unsurlar içermeleriydi; daha da önemlisi, aralarındaki karşılıklı etki ve tepkilerden doğan dinamik yapıdan mutlaka söz açılmalıydı. Daha, İnsan Kaynağının "nitelik boyutuna sıra gelmeden, nicelik olarak yaşanan tehdit dolu kalabalıklaşma", Roma Kulübü'nün de gündeminde özel bir yer işgal etti. Ama üstel büyümenin dinamiği, zaten şaşırtıcı bir gizem taşıyordu.
* * *
Çocuklar için düşünülmüş bir Fransız bilmecesinde de, "üstel büyümenin aniden sabit bir sınıra eriştiği" anlatılmak istenir. "Üstünde bir nilüferin bir havuzunuz olduğunu düşünün. Nilüfer her gün bir kat büyümektedir. Bitki kendi haline bırakıldığı takdirde, 30 günde havuzun bütün yüzeyini kaplayacaktır.
Nilüferin büyüklüğü uzun bir süre göze az görünür; bu nedenle, havuzun yarısını kaplayıncaya kadar insan bitkiyi koparmayı düşünmez. Bu büyüme eğilimine göre, nilüfer havuzun yarı yüzeyini hangi gün kaplayacaktır? Tabii ki, yirmidokuzuncu gün. Artık havuzunuzu kurtarmak için sadece bir gününüz kalmıştır." Bu duygu ve düşüncelerle, "Yeni bir İktisat Kongresi Türkiye'ye hayırlı olsun" diyorum. İzmir cephesinden bakınca da şöyle görünüyor: "Adı gitti kendi kaldı yadigar..."
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|