|
 |
|
|
Garip bir ülke ve futbol mantığı
Bence / Fatih Tanfer
Cumartesi ve pazar gecesi izlediğim TRT1'deki "Tartışıyorum" programı ve Show TV'deki Lig Pazarı'nda söylenenler, bildiklerimle birleşince, futbol adına Türkiye'de yaşanan çirkinliklerin ayyuka çıkması, herkesi üzüntüye sevketmiştir.
TRT1'deki programda İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in konuşmalar sonrasında, "Bildiklerim, burada duyduklarımın yanında hiçmiş" diyerek hayretler içerisinde kalması dikkat çekiciydi. Altay Başkanı Ahmet Taşpınar, Federasyon eski Asbaşkanı Hadi Türkmen, TSYD Genel Başkanı Onur Belge, FİFA eski hakemlerinden Özcan Oal, İhsan Kalkavan ve Turgay Renklikurt, genelde yaşanmış olayları, Başbakanlık Teftiş Kurulu raporlarının önemli bölümlerini, teşvik primlerini anlattılar, anlattılar...
Levent Kızıl'ı hedef aldı
Lig Pazarı'nda da Bursaspor - Ç.Rize maçının görüntüleri ekrana yansıyınca, Şansal Büyüka ve Erman Toroğlu, bizim için çok önemli bir ifadeyi Türkiye gündemine tekrar getirdiler. "Geçen yıl Altay'a yapılanlar, bu yıl İstanbulspor'a yapılmak isteniyor" diyerek önemli bir konuya dikkat çektiler. Toroğlu açıkça, Federasyon üyesi Levent Kızıl'ı hedef aldı. Geçen yıl Altay küme düşünce, Altay Başkanı Taşpınar'ın tüm Türkiye'ye haykırdığı isim Kızıl yine gündeme gelmişti.Ne yazık ki, herkes yapılanları biliyor, televizyonlarda konuşuyor. Ama hiçbir şekilde tedbir alınmıyor. Her yıl efendiler, korumasız (!) takımları kurban seçiyor.
Toroğlu ve Türkmen'in televizyonlarda haykırdığı, bizim de burada yazdığımız konular karşısında hayrete düşmemek elde değil. Bu konuların içinde olanlar, yönetenler, zaman aralıklarında sıkıntıya düşenlere de cömertlik yapıp, gönüllerini de almaya çalışırlar. Unutmayınız beyler, cömert olmadan önce adil olmak gerekir. Geldiğimiz noktada namuslu insanların, temiz futbol adına harekete geçmesi gerekiyor. Dürüstlüğe ve doğruluğa adım atılmalıdır. Kötüler, futbol kamuoyundan temizlenmelidir.
Çemberi kırmamız lazım
İzmir ve Ege'de suskunluğumuzun sebebi, kibarlıktan mıdır bilemem, bölge takımları olarak son yıllarda "Kurban" rolünü oynamayı öğrendik, belki de öğrenmek zorunda kaldık! Yüreklerimizdeki ve akıllarımızdaki bu değişim, bizi doğrulara götürecektir. Bir Fransız sözünü çok severim: "Yangın çıkaranlara dokunmazlar da, tehlike çanını çalanlara acı çektirirlermiş." Zararı yok, ben ve benim gibi düşünen, sporu seven arkadaşlarıma varsınlar, acı çektirsinler. Süper lig'de takımımız yok. İkinci Lig A Kategorisi'nde İzmir'den ilk 5'e giren yok. İki takımımız küme düşmek üzere.
V.Manisa hayal kırıklığının tarifi olmuş. İzmir ve Ege futbolu adına bundan acı bir şey olabilir mi? Artık, bu çemberi kırmamız lazım. Güçlü olununca, size hiçbir kuruluş veya kişinin oyun yapma şansı olmaz. En önemli görevlerden birisi de basına düşüyor. Şehrimizi yönetenlere, kulüplerimize, kendi düşüncelerini açıkça yansıtmalıdırlar. Çünkü bu yolculuğa beraber çıkılıyor. Yol arkadaşlığı demek, birbirine destek vermek, aynı zamanda değişim sürecine de sahip çıkmaktır. Bu ancak irade ile olacaktır. Bir bütün olarak incelendiğinde bu irade, şehirlerimizin yöneticilerinde ve kulüplerimizin yönetimlerinde vardır. Bunun tek şartı gayret ve iyi niyetin biraraya gelmesidir. Demokrasinin ve aydınlık fikirlerin beşiği İzmir ve Ege bunu başaramazsa, kimse başaramaz.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|