Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 05 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kah kah kah... Kih kih kih!


Kim kazanırsa kazansın... Alın, şampiyonluğunuzu güle güle kutlayın... Düşen, düşsün; giden de gitsin...
Tanrı aşkına şu lig bir an önce bitsin.
Her hafta ayrı bir söylenti... Her maçta ayrı bir rezalet.
Gaflet, dalalet ve de hıyanet.
Ortada dönen komedi... Hukuk değil, siyaset!
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu kararlarını okuyun bugünkü Milliyet'ten...
Kurul uzman hukukçulardan, emekli Yargıtay üyesi, avukatlardan kurulu...
Ama yaptıkları işe bakın... Alınan kararların öyküsünü bir kez daha okuyun, durumu anlayın.
Bizler her fırsatta hak, hukuk, guguk ve yüksek ötüşlü cart - curtlarla sporu kurtarmaya çalışalım, elin oğlu istediği gibi öttürüyor borusunu... Eğrisini doğrusuna denk getiriyor, işi kitabına uyduruyor, kurullar önce ak dediğine sonra kara diyor, işin içinden çıkıyor.

Madde belli
Trabzonspor - Diyarbakırspor maçında yaşanan olaylar, sahaya atlayan seyirci, Disiplin Talimatı'nın ve Profesyonel Futbol Müsabaka Talimatı'nın ilgili maddelerine göre, ev sahibi kulübün saha kapatma cezası almasına yol açıyor.
PFDK, Sayın Başkan Talay Şenol'un riyasetinde toplanıp Hukuk Kurulu'ndan gelen dosyayı inceleyerek karar veriyor: 1 maç saha kapatma ve 1 milyar TL para cezası...
Denizlispor maçında sahaya giren seyircinin polis tarafından dışarı atılması ise doğrudan para cezasını gerektiren bir eylem... Denizlispor'a da 2,5 milyar TL para cezasına hükmediliyor.
Sonra yoğun telefon konuşmaları, İstanbul - Trabzon - Ankara - İstanbul hatlarından çıkan sıcak ve etkili mesajlarla PFDK yeniden toplanıyor.
Trabzonspor'a saha kapatma cezası iptal... Zamlanmış para cezası, 2,5 milyar TL... Denizlispor'un para cezası da yeniden toplanan Kurul'un takdirleriyle 1 milyar TL...

Pislikler komedisi
Bursaspor - Rizespor maçının devre arasında yaşanan koridor kavgaları ise hakem ve gözlemcinin raporlarında yer almadığı için dosya şimdilik tertemiz... Federasyon temsilcisi kavgayı belgeye dökse bile tek başına yetersiz... Böylece her şey yapanın yanına kar kalıyor, Rizeli futbolcular yedikleri dayak, işittikleri küfürlerle kalıyor.
Canlarını kurtardılar ya, şükretsinler, öyle mi!
Futbolu hep birlikte kirlettik. Kimsenin, ötekine "Ben temizim, sen kirlisin !" deme hakkı kalmadı... Herkes rakibinden şikayetçi, herkes dedikoducu, herkes çıkarcı.. Herkes işine geldiği gibi kurnazca davranıyor; spormuş, etikmiş, ahlakmış, kuralmış, talimatmış boşveriyor...
Akvaryumu hep birlikte kirlettik dostlar...
Bu lig bir an önce bitsin... Sonra hep birlikte temizleyelim... Ya da birileri el koyup zorla temizletsin...
Bu pislikler komedisi daha fazla sürmesin!

Diyanet'in mesajı doğru

Geçen hafta Belçika'da cep telefonum çaldı. Başka bir gazeteden arayan genç meslektaşım, " Abi, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu "şike"nin günah; "teşvik"in helal olduğunu söyledi... Sen bu görüşlere ne diyorsun ? " diye sordu...
Genç meslektaşım beni pek dikkatle dinlemiyordu - o sırada telefondan servis içi kaynaşma gürültüleri de geliyordu ya, her neyse - Sayın Başkan'ın sözlerine "Yaşamda dinen günah sayılmayan ama etik bakımdan yanlış işler de vardır... Teşvik primi onlardan biri olabilir... Teşvik primi verilmesi yanlıştır" yanıtını verdim.
Dönüşte gördüm ki Sayın Bardakoğlu, bir kulübün kendi futbolcusuna teşvik primi verilmesini helal olarak nitelendirirken, maçın tarafı olmayan üçüncü bir kulübün teşvik primi vermesini de doğru bulmadığını kaydetmiş.
Yüzde yüz paylaştığım bir görüş bu... Diyanet'in hemen her gün gelen binlerce soruya kendi penceresinden verdiği yanıtlarla inanmış insanları aydınlatmasını çok doğru bir hizmet olarak değerlendiriyorum. Ne var ki medyada bu sözler birebir doğru yansıtılmadı. Gereksiz tartışmalara neden oldu.
Dinen günah mı, değil mi bilemem. Haddimi aşmak da istemem.
Ama dışarıdan bir takıma teşvik primi vermek ahlaksızlıktır. Dopingden kural dışı her türlü davranışa kadar bir yığın yanlışa neden olur. Bugün teşvik primini kabul ederek zor işi - rakibini yenmeyi - beceremeyenlerin, yarın daha kolay paraları - maç satmak için şike yaparak - almaya yönelmeyeceğini kim garanti edebilir ?
Futbolda başarıyı saha içindeki sportif ve dürüst becerilerden uzaklaştırıp, kurnazca yapay ve ahlaksız ilişkilere endeksleyenler, bana öyle geliyor ki büyük günaha giriyorlar...

Siyah - Beyaz gözyaşları

Hüseyin Mican, yıllardır tanıdığım saf ve tertemiz bir Beşiktaşlıdır. Beşiktaş uğruna gençliğinin en güzel günlerini tribün kuyruklarında sabahlayarak geçirmiş, daha sonra altyapı gibi kulübün görünmeyen, reklamsız etkinliklerinde bir grup arkadaşıyla birlikte hatırı sayılır destekler sağlamıştır. Siyah - Beyaz grubunu kurarak örgütlenmiş, taraftarlığın en güzel örneklerini vermiştir.
Siyah - Beyaz'ın Beşiktaş'a en önemli katkısı, kıskanılacak güzellikteki müze organizasyonudur. Genç Beşiktaşlılar'a gurur duyacakları kulüp tarihini yeniden düzenleyerek armağan etmişlerdir.
Hüseyin Mican, Beşiktaş yönetiminde de yer aldı. Yine reklamsız, ama yararlı bir işe soyundu, markalı ve lisanslı kulüp ürünlerinin satışından kulübe 7 milyon doların üzerinde para akmasını sağladı. Karaborsacılarla taklit üreticilerle savaştı. Fenerbahçe ve Galatasaray kulüpleriyle de lisanslı ürünlerin korunması için işbirliği yaptı.
Dün Mican'la konuştum, dertliydi... Hâlâ çocuk kalan tertemiz yüreği yaralanmıştı. Grup Siyah - beyaz'ın çok büyüdüğünü, son küfür olayında da görüldüğü gibi bazı üyelerinin kontrol edilemediğini söyledi. Büyüyen grup üyeleri üzerindeki etkinliğini kaybetmiş, başka bölünmelerle başka grupların oluşmasına yol açmıştı... Sadece İstanbul'da 24 ayrı Beşiktaş taraftar grupları vardı. Ortak Beşiktaşlılık kimliğinin dışında, hemen her grup ayrı bir etkinlik iddiasında rekabete girişmişti.

Bu haksızlık
Mican üzerinde sadece "Beşiktaş Taraftarı" yazılı dev bir Siyah - Beyaz bayrak yaptırarak İnönü Stadı'nda tribünlere bir mesaj vermek istedi: Hepimiz Beşiktaşlıyız, ortak kimliğimizi unutmayalım!
Ama pek anlaşılamadı.
Serdar Bilgili'ye küfür olayından sonra Grup Siyah - Beyaz kendini lağvetti...
Oysa ben aksini düşünüyordum... Grubun,ilkeleri ve ideallerinin dışına çıkıp sportmenlik dışı davrananları dışlamasını ve yola tertemiz katkılarıyla devam etmesini tercih ederdim.
Mican'ı dinleyince pek de haksız olmadıklarını anladım. Hüseyin Mican, "Bu hareketimiz büyük kulüpler için bir örnek olmalı... Gruplar, bölünmelerle hem taraftarlık aidiyetini zedeliyor, hem de amaçlarından uzaklaşıyor" diyordu...
Bazılarının kendilerinden "serseri" diye söz etmesini hiç içine sindiremiyordu. Göksel Duyum gibi Beşiktaş tarihinden en temiz insan öykülerini bulup yazan aklı başında, sorumlu ve sportmenlerin çoğunluğu oluşturduğu bir gruba böyle ölçüsüz ve haksız tanımlamalar getirmek Mican'ın gücüne gitmiş, gözyaşlarının dökülmesine neden olmuştu.
Kendimi Mican'ın yerine koydum bir an... Bu haksızlığa isyan ettim...
Sevgili dostuma pek de başaramayacağım bir şeyi, sabretmesini önerdim.

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
MÜTHİŞ MANEVRA
Tarafsız olacağım
Evdeki yabancılar
Hooijdonk Türk gibi
Trabzon'dan zafer yemini
Bir taşla, üç kuş!
Porto'nun final sürprizi: 0-1
Haber turu...
Kah kah kah... Kih kih kih!
Kim istifa etmez ki ?
At yarışları
Avrupa Ligleri
Kartal pes etmedi: 81-88
İkinci Lig Puan Durumu
Düğüm çözülmedi
Beşiktaş fırtınası: 3-1




 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Kah kah kah... Kih kih kih!
Kim kazanırsa kazansın... Alın, şampiyonluğun...
Gökhan TÜRE
Kim istifa etmez ki ?
Beşiktaş'ta Başkan Serdar Bilgili'nin istifas...



 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98
© 2004 Milliyet