|
 |
|
|
Kim istifa etmez ki ?
Beşiktaş'ta Başkan Serdar Bilgili'nin istifasına karşı çıkıp, onun "kolay yolu" seçtiğini söyleyenler, dünkü Darüşşafaka - Beşiktaş maçını izleselerdi ne derece "haklı" olduğunu görüp özür dilerlerdi. Küfüre, kavgaya, kuru gürültüye tepkisini çok net ve kararlı bir şekilde koyan, başkanlık görevini de bu uğurda noktalayan Bilgili, dün de müzminleşen "tribün kirliliği" yaşanmaya başladığı anda Şeref Tribünü'nü terketti, gitti. Bu kez tribün tepkisi kendisine değildi. Siyah - Beyazlı taraftarlar, sanki kendi takımlarının galibiyetini "baltalarcasına" Beşiktaş tam ivme kazanmış, maçı alıp götürürken önce birbirine girdi, sonra polisi koltuk yağmuruna tuttu ve ortamı gerim gerim gerdi. Öyle ki gerginlik, şeref tribününde sanki böyle bir ortamı "iple çekiyormuş" gibi bekleyen idari kadrolara (!) da sıçradı. Her zamanki gibi olay çıkaran taraftara polisin müdahalesine "kalkan" olma çabaları, hakeme "gözdağı" vermeler, küfürler havada uçuştu. Salondaki "bir avuç" polis ise nereye yetişeceğini bilemedi, son derece pasif kaldı. Kısacası futbol sahalarında alışılan, "çirkinliğin cuma pazarı" görüntülerin bir benzeri dün salonda sergilendi. Branş farklıydı ama senaryo ile oyuncular aynıydı.
Bu arada, az daha, olan Beşiktaş takımına oluyordu. Tüm sezon boyunca dişiyle, tırnağıyla kazıyıp "şampiyonluk" hedefine doğru emin adımlarla ilerleyen Siyah - Beyazlı takımın motivasyonu "doğal olarak" sahadan tribünlere kayınca ilk maçın galibi Daçka maça Cüneyt'le asıldı. Ama Beşiktaş'ın Ayuso'su vardı ve müthiş Porto Rikolu, "şampiyonluk adayı" takımını uzatmada tek başına ipten aldı. Belki de sezonun en güzel mücadelesi ne yazık ki olayların gölgesinde noktalandı.
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|