Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 05 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kadın erkek eşitliği


Anayasa değişikliği nedeniyle kadın - erkek eşitliği yeniden gündeme geldi.
Kadın - erkek eşitliği, kadın hakları konusunda Türkiye birçok Avrupa ülkesinden çok daha önce adım atmış, Atatürk'ün uzgörüsüyle kadın - erkek eşitliği Cumhuriyetimizin temeline yerleştirilmiştir.
Örnek vermek gerekirse...
Kadının seçme ve seçme hakkına kavuştuğu tarih, İngiltere'de 1928, Türkiye'de 1934, Fransa'da 1946 ve İsviçre'de 1972'dir. Bu tarihler Atatürk'ün ne denli ileri görüşlü bir kurucu lider olduğunu göstermektedir.
Ancak, gelin görün ki, 80 yıllık süreç içinde Türk kadını, kendisinden çok sonra haklara sahip olmuş ülke kadınlarının gerisinde kalmıştır. Kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği 1934 yılından bir yıl sonra yapılan 1935 seçimlerinde TBMM'deki kadın milletvekili sayısı 18'dir. Bugün 24 kadın milletvekilimiz var. TBMM'deki oranı yüzde 4.
Kadına siyasi haklarını 1972'de tanıyan İsviçre de dahil olmak üzere İskandinav ülkelerinde bu oran yüzde 40'ları buluyor. Yerel yönetimlerde bu ülkelerdeki kadın temsil oranı yine yüzde 40'larla ifade edilirken, Türkiye'de bu oran maalesef yüzde 1.
Bu çarpıcı bilgileri Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu da dün Meclis kürsüsünden dile getirdi.
Bu veriler gösteriyor ki, kadın - erkek eşitliğini kağıt üzerinde tanımak yetmiyor. Bunun fiilen de sağlanabilmesi gerekli. Bunun yolu da kadınlar lehine koruyucu, teşvik edici önlemler almaktan geçiyor. Bu yönde yapılacak düzenlemelerin eşitliği bozan değil, aksine yaşama geçiren düzenlemeler olduğunu kabul etmek gerekiyor. Anayasal güvenceye alınması da uygulamanın sürekliliği açısından bir gereksinim.
Kadın - erkek eşitliğinin yaşama geçirilme oranı bugün gelişmişlik kriterlerinden biri olarak kullanılıyor. Hakların yasalarda bulunması, bunların kullanılabildiği anlamına gelmiyor. Erkek egemen ve erkek çoğunluklu bir toplumsal yaşamda, kadınların haklarını gerçek anlamda kullanabilmesi, yaşamda hak ettikleri yeri almaları ve işlev görebilmeleri bugünkü koşullarda ve aşamada koruma, pozitif ayrımcılık gerektiriyor.
AKP'nin bu yönde bir düzenlemeye direnmesi sorgulanıyor, sorgulanacaktır. Kadın haklarını, kadın - erkek eşitliğini, özgürlüğü sadece örtünme özgürlüğü, türban serbestliği olarak gördüğüne ilişkin kuşkular artacaktır.
Başta siyaset olmak üzere kadın - erkek eşitliğinin fiilen yaşama geçirilmesi için kota uygulaması gibi bazı pozitif ayrımcılık hükümleri getirilebilmeli ve bunun Anayasa güvencesiyle koruma altına alınmasından çekinilmemelidir.
AKP'nin Avrupa değerleriyle yaşama isteği samimiyet sınavından geçmektedir.
CHP'nin pozitif ayrımcılığa olanak tanıyan önergesi AKP oylarıyla reddedildi. Taslağın ilk haline bu yönde hüküm koyduğu halde AKP sonradan bu hükmü çıkardı ve CHP'nin önergesini geri çevirdi.
AKP'nin kadın - erkek eşitliği, kadın hakları konusunda iyi bir sınav verdiği söylenemez.
Bu gerçeğin öncelikle AKP'li kadınlar tarafından görülmesi gerekir.
AKP'nin eşitlik konusuna yaklaşımı kadına bakışını ve siyasi tercihini yansıtmıştır.
AKP'nin bu tutumu ve tercihi AB üyeliğine kilitlenmiş çizgisiyle ciddi çelişki oluşturmuştur.
Büyük olasılıkla AKP açısından ikinci çelişkili durum da yakında imam hatip liseleriyle ilgili olarak ortaya çıkacaktır...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
YÖK tasarısı

Çetin ALTAN
Dalları bastı kiraz

Melih AŞIK
Tektip eğitim!

Fikret BİLA
Kadın erkek eşitliği

Hasan CEMAL
İşkence...

Güneri CIVAOĞLU
İHL'ye öpücük

Abbas GÜÇLÜ
Tarihi hesaplaşmada YÖK yalnız kaldı

Hurşit GÜNEŞ
Piyasalardaki asimetri

Nail GÜRELİ
Mezarlıkta değil, yaşamın içinde anmalı

Sami KOHEN
KKTC dünya (siyaset) pazarında...

Mehmet Y. YILMAZ
Peki, ya Türk işkenceciler!

Hasan PULUR
"Rektörler selam duracak!"

Ece TEMELKURAN
Kadınlar iktidarı nasıl sever?

Osman ULAGAY
Piyasalardaki 'hıçkırık' hastalık belirtisi ise..

Güngör URAS
Ekonomi 'ısınmamış' olabilir

Serpil YILMAZ
Mansız ile Japon pazarına girebilir miyiz?

M. Ali BİRAND
Kuzey Irak'taki PKK artık gündemde değil

© 2004 Milliyet