|
 |
|
|
İHL'ye öpücük
"Tersine takiye"yi yeni işittim. Yansıtayım: "Takiye yapıyor diyorlar. AKP gerçekten takiye yapıyorsa, bunu kurulduğu zamanlar yaptı, irticanın devamı gibi göründü. Şimdi ise gerçek AKP'yi görüyoruz... Alakası yok."
Bir bakanın da bulunduğu masanın çevresinde AKP üzerine fikirler yürütülürken dinlediğim bu söylem, AKP'den beklenmeyen "olumlu" tavırlar bağlamında dile getirilmişti...
Örneğin "AB'ye tam üyelik için çabalar..."
Bunu kimse beklemiyordu.
Yani...
AKP'nin ilk kurulduğu aylarda, hatta yeni iktidar olduğu süreçte "değiştik" iddialarına inanılmıyordu.
"Renkleri, kokuları sonra çıkacak ortaya. Şimdilik saklıyorlar" gözüyle bakılmaktaydı.
Oysa...
- Meğer samimiymiş - diye düşünmeye başladık" mesajını veriyordu bu "tersine takiye" söylemi..
Bakan da şöyle cevap vermişti:
"Bu kadar uzun takiye olur mu?
Ya başından itibaren samimi olabiliriz...ya da takiye diye başlanılan zaman içinde asli tabiatımız haline gelmiştir."
Masadaki diğerleri de benzer "olumlu" sayılabilecek AKP gözlemleri dile getirdiler.
İzlenimim samimi olduklarıydı.
Genelde Türkiye'de paylaşılan bir AKP değerlendirmesi bu.
Zaten o nedenle değil midir ki, son yerel seçimlerde AKP oylarını artırdı.
Merkez ve merkeze yakın seçmene doğru oylarını genişletti.
İmam hatip takıntısı
Ancak...
Şu imam hatiplere yeniden üniversite giriş kanallarını açmak için yasa girişimi, AKP'nin "tersine takiye" teorisini çökertebilir.
"Meğer yanılmışız" diyenler "Meğer yanılmamışız. Bunlar değişmezler" diyebilirler.
Yasa dosyasının etiketi "Meslek liselerine katsayı düzenlemesi" olsa da, herkes biliyor ki... Bu bal gibi "imam hatiplere hayat öpücüğü" dür.
Üniversiteye giriş kanalları 28 Şubat'ta tıkanan ve öğrenci sayısı giderek düşerken ve gerçekten sadece ilahiyat fakültelerine kaynak oluşturacak meslek okullarına dönüşme sürecindeki imam hatipleri ayağa kaldırmak operasyonudur.
Şimdi meslek liselerinin sadece yüzde 7'si kadar öğrenci sayısına düşmüşken, yeniden 300 bin, hatta üzerinde öğrenci bu okullarda okuyacaktır...
Erbakan'ın "fidanlığımız" dediği bu liseler AKP için zihinlerdeki "mülahazat" hanelerini yeniden "ucu açık" hale getirecektir.
Başbakan, Dışişleri Bakanı, TBMM Başkanı imam hatip çıkışlılar.
AKP'nin milletvekilleri, örgütü de imam hatip liseleri ağırlıklı.
Hiç başka nedenler, ileriye dönük bilinmeyen ve sadece sezilen projeler olmasa bile imam hatip odaklı siyaset, kökenin gereği.
Oysa...
Bu "obsesif" psikolojiden kurtuldukları ölçüde olayların özerine çıkacak, gerilimi geride bırakacak, toplumu kaynaştıracaklar.
"Devlet adamlığı" da budur.
Kapatmak daha kolay
Türkiye'de, bu kadar imam hatip liseli için vaiz ve imam kadrosu var mı?
Yok...
O halde, sayıları artırılmamalı, düşürülmeli.
İmam hatip mezunları, edindikleri formasyon nedeniyle, meslek liseli mi kabul ediliyorlar?...
Evet.
Zaten yeni puan düzenlemesi kapsamına, meslek liseli olarak giriyorlar.
O halde, bir sonraki fakülteleri ilahiyat olmalı.
Yüksekokul değil de, din eğitimli genel liseler mi?
O nedenle mi üniversiteye girmeliler?
O zaman, neden meslek okulları kapsamına alınıyorlar?
Genel liselerde zaten din eğitimi olduğuna göre, imam ve hatip ihtiyacını karşılayacak olanların dışında hepsi normal lise haline getirilir.
Bunun dışında zorlamalar, siyasettir...
Bir zihniyete "fidelik" sorgulamasını gündeme getirir.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|