Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 05 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
KKTC dünya (siyaset) pazarında...


KIBRIS'taki referandumdan sonra Washington'da yetkililer ABD'nin Kıbrıs politikasını gözden geçireceğini ve "B planı"nı uygulamaya koyabileceğini açıklamışlardı.
Gelişmeler şimdi bu aşamaya girilmekte olduğunu gösteriyor.
Bush yönetiminin KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'ı Washington'a davet etmesi ve kendisine Dışişleri Bakanı Colin Powell ve diğer üst düzey yetkililerle görüşme olanağını vermesi, gerçekten ABD'nin Kıbrıs politikasında yer alan önemli bir değişikliği gözlerin önüne seriyor.
Şimdiye kadar KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Washington veya New York'ta müzakereler çerçevesi içinde, Amerikan yetkilileriyle temaslarda bulunuyordu. Ama şimdi Başbakan Talat'ın ABD'ye resmen davet edilmesi ve bu ziyaret çerçevesinde Powell ve diğer şahsiyetlerle görüşmeler yapması, bir "ilk" oluşturuyor.
***
KUŞKUSUZ bu davet, Washington'un KKTC'yi resmen tanıdığı veya yakında tanımak niyetinde olduğu şeklinde değerlendirilemez ama bu, ABD'nin bir bakıma KKTC realitesini kabul ettiği anlamına geliyor. Ve böylece ABD, diğer ülkelerden "bir adım" ileriye geçmiş oluyor..
ABD'nin şimdi örneğin KKTC'ye moral desteğin yanı sıra, mali yardımda bulunması, havaalanı ve limanlarını açmasına yeşil ışık yakması, KKTC'nin varlığını pekiştirmesi ve dünyayla bütünleşmesi açısından çok büyük önem taşıyor.
***
ÖYLE görünüyor ki, ABD'nin yeni Kıbrıs politikası Kıbrıs Türklerinin ve de Ankara'nın bu beklentilerinin doğrultusunda.
Washington neden böyle bir değişiklik yapmak gereğini gördü?
Çeşitli nedenler akla geliyor: (1) ABD, Annan planı çerçevesinde çözüm için çok çalıştı, Rum tarafının bunu engellemesi, Washington'u kızdırdı. Yönetim, "evet" diyen Türklerin ezilmemesi (ve Rumlara da gereken mesajın verilmesi) gerektiğini düşünüyor. (2) Kıbrıs, ABD'nin Doğu Akdeniz stratejisinde önemli bir yer tutuyor. ABD yönetimi Güney Kıbrıs'ın AB'ye girdiği bir ortamda, Kuzey'e destek vererek, adadaki - ve bölgedeki - etkinliğini güvence altına almayı hedefliyor. (3) Washington aynı zamanda bölgedeki olaylar nedeniyle önem verdiği Türkiye'yle ilişkilerini güçlendirmiş oluyor...
***
NE ilginçtir ki, Kıbrıs'taki referandum, adanın jeostratejik konumunu bir kez daha uluslararası platforma taşımış bulunuyor. Bu bağlamda Rusya'nın Kıbrıs politikasındaki son hareketler, dikkat çekicidir.
Rusya'nın Kıbrıs yüzünden 10 yıldan beri ilk kez BM Güvenlik Konseyi'nde vetosunu kullanması, ardından KKTC'yi rahatlatacak bir kararı da bloke etmesi, ilk bakışta şaşırtıcı görünmekle beraber, Putin yönetiminin stratejisi hakkında bir fikir veriyor.
Moskova'yı bu yola iten çeşitli nedenler var: (1) Rusya her zaman Kıbrıs Rum tarafı ve özellikle AKEL'e aktif destek vermiştir. Bu sayede de adada ve bölgede etkinliğini göstermeyi amaçlamıştır. (2) Rusya'nın Güney Kıbrıs'ta büyük ekonomik, mali çıkarları (yatırımdan kara paraya kadar) vardır. Bunları korumak ister. (3) Putin, kendi çıkarlarına uygun, ABD ve Batı'dan daha bağımsız bir politika izlemek istiyor. Konsey'deki vetosu bu bağlamda bir mesaj sayılır...
Hasılı, Rusya'nın tutumu doğrudan Kıbrıs Türklerini ve Ankara'yı hedef almıyor (çünkü amaçlar başka); ama - ABD politikasının tersine - "fiilen" Türk tarafının çıkarlarını ve beklentilerini sarsıyor...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
YÖK tasarısı

Çetin ALTAN
Dalları bastı kiraz

Melih AŞIK
Tektip eğitim!

Fikret BİLA
Kadın erkek eşitliği

Hasan CEMAL
İşkence...

Güneri CIVAOĞLU
İHL'ye öpücük

Abbas GÜÇLÜ
Tarihi hesaplaşmada YÖK yalnız kaldı

Hurşit GÜNEŞ
Piyasalardaki asimetri

Nail GÜRELİ
Mezarlıkta değil, yaşamın içinde anmalı

Sami KOHEN
KKTC dünya (siyaset) pazarında...

Mehmet Y. YILMAZ
Peki, ya Türk işkenceciler!

Hasan PULUR
"Rektörler selam duracak!"

Ece TEMELKURAN
Kadınlar iktidarı nasıl sever?

Osman ULAGAY
Piyasalardaki 'hıçkırık' hastalık belirtisi ise..

Güngör URAS
Ekonomi 'ısınmamış' olabilir

Serpil YILMAZ
Mansız ile Japon pazarına girebilir miyiz?

M. Ali BİRAND
Kuzey Irak'taki PKK artık gündemde değil

© 2004 Milliyet