|
 |
|
|
Ekonomi 'ısınmamış' olabilir
Başka ülkelerde iç piyasa canlanınca, satışlar artınca halk daha çok alışveriş yapınca bu duruma sevinilir... "Oh oh... Halk harcıyor... Üretim artıyor... Yatırım artacak... İstihdam artacak... Ne iyi..." denilir.
Bizim gibi garip ülkelerde ise, iç piyasanın kıpırdaması, halkın bir şeyler almaya başlaması, "felaket işareti" olarak görülür... "Vay canına... Bu halk da şımardı... Nereden para buluyor ise, para harcamaya başladı. Basın bunların imiğine... Maaşlarını, ücretlerini artırmayın. Ek vergi koyun... Kredilerini kesin... Para harcamasınlar!.." diyerek harekete geçilir.
İthalat harcamalarının artışına, halkın tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının büyümesine ve de beyaz eşya ile otomotiv ürünleri satışının coşmasına bakanlar kararı verdi: "Piyasada canlanma başladı, halkımız çok harcıyor, ekonomi ısındı... Gereken önlemler alınmalı. Önce ek vergi konulmalı. Sonra daha başka şeyler yapılmalı. Halkımız yemesin, içmesin. Giyinmesin, yaşamasın. Piyasa kıpırdamasın... Bize refah ve mutluluk değil, bize kemer sıkmak, bize hüzün yaraşır!.."
Sayın okuyucularım, beyaz eşya ve otomotiv ürünleri talebindeki patlama halkın genel talep eğilimini gösteremez. Bunlar belli gelir grubunun (genelde faiz geliri sahiplerinin) talebidir.
Tüketici kredileri ile kredi kartı borcundaki artışın tamamı talepteki canlanmaya bağlanamaz. Uzun süredir halkın büyük kesiminin reel geliri düştü. Herkes ev ve otomobil almak için borçlanmıyor. Tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının çoğu, insanların geçim için aldıkları borçtan kaynaklanıyor. Marketler ekmeğe ve sebzeye kredi kartı ile üç - beş taksit yapıyor. Giyim eşyası satanlar kredi kartına üç ay ödemesiz altı taksit yapıyor...
Bu nedenle buzdolabı, otomobil satışı arttı. Tüketici kredisi ve kredi kartı borcu büyüdü. Demek ki, "Ekonomi ısındı" diyerek "ahkam kesmek" yanlış olabilir.
Önceki gün açıklanan aylık fiyat artış oranları, "piyasanın ısındığı"nı değil, tersini gösteriyor.
Geçen kasım ayından bu yana toptan eşya fiyatlarının aylık artış oranı, tüketici fiyatlarının aylık artış oranının üzerinde.
Demek ki, üretici ve toptancı maliyet artışını, tüketiciye yansıtamıyor. Tüketicinin fiyatı maliyet artışını bindiremiyor. Eğer tüketici talebi (genelde) canlı olsa, üretici ve toptancı maliyet artışını hemen tüketicinin fiyatına yükler. Ekonomi ısınmış olsa, tüketici talebi canlı olsa, aylık tüketici fiyatı artış oranı toptan eşya fiyatlarındaki artışın üzerine çıkar.
Aşağıdaki çizime bakınız. Geçen aralık ayından bu yana toptan eşya fiyatlarındaki aylık artış oranı tüketici fiyatlarındaki artış oranının üzerinde. Makas 2004 yılında hızla açıldı. Yılın ilk dört ayında toptan eşya fiyatları yüzde 9.33 artarken, tüketici fiyatları yüzde 2.79 oranında arttı. Şimdilik üretici ve toptancı maliyet artışını mecburen taşıyor ama, bu uzun süremez. Bunları görelim, bilelim de yanlış varsayımlarla, yanlış kararlar alarak halkı perişan etmeyelim.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|