|
 |
|
|
İzmir'den elini çek
Başkan Ahmet Piriştina, Müsteşar Sabri Erbakan'ın koruma kurulu, Konak ve viyadüklere ilişkin yaptığı açıklamayla çizmeyi aştığını belirtti, "Haddini bil" dedi
Günün Haberi / Utku Bolulu İzmir DHA
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Kordonyolu, Konak Meydanı, viyadükler, altgeçit ilgili ilginç açıklamalar yapan Bayındırlık Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan'ı sert bir dille eleştirdi. Piriştina, Kordonyolu ve viyadük sorununu çözmek için Bakanlar Kurulu'nu toplatabileceğini önesüren Erbakan'a tepki gösterdi, "İlk kez kendisini Başbakan yerine koyan bir bürokratla karşılaştım. Çözeceğimiz işlere çomak sokarak bozmaya çalışıyor" dedi.
Çözülmüş sorunlara çomak
Piriştina 5 yıllık başkanlığı boyunca görülmeyen sert bir uslup kullandı, Erbakan için, "İzmir'in huzurunu müşteşara bozdurtmam", "Erbakan İzmir'den elini çeksin", "Çözeceğimiz sorunlara çomak sokup bozmaya çalışıyor", "Kişisel ve siyasi hasabı olmadığını söyleyen Erbakan ne hesabı olduğunu söylesin", "Herkes haddini bilecek", "İki gazeteciye viyadüklerin üzerinde artistik poz vermekle İzmir'in iradesine sahip çıkmaya kimsenin hakkı yok" gibi tanımlamalar kullandı.
Ahmet Piriştina, Erbakan'ın Kordonyolun'dan vazgeçmediklerini, Konak viyadükleriyle birlikte isteseler Bakanlar Kurulu'nu toplayıp, "kamu yararı" gerekçesiyle karar alabileceklerini açıkladığını söyledi. Piriştina, siyasi hayatı boyunca hiçbir bürokratın, bakanın, başbakanın önüne geçerek onlara da hakaret edecek şekilde açıklama yaptığına ilk kez şahit olduğunu ifade etti. Büyükşehir Belediye Başkanı, "Bakanlar Kurulu'nun hangi koşullarda toplanacağını usul ve esasları belirlidir. Erbakan'ın açıklamaları demokrasi adına da üzüntü vericidir. Türkiye Cumhuriyeti tehlikeye girmiş, MGK hükümete tavsiye kararı alsın mı almasın mı diye tartışılırken, bu bürokrat bakanlar kurulu toplayabileceğini, açıklıyor. Bir bürokrat Kabine'yi toplayıp, karar alıyor. Çözülmüş işlere çomak sokuyor. Hayretle karşılıyorum'' dedi.
Piriştina, Erbakan'ın hem karşılıklı konuşmalarında hem de basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda sürekli, "Hiçbir kişisel ve siyasi amacım yok" dediğine dikkat çekti. Piriştina, Erbakan'ın baklayı ağzından çıkarmasını ve ne hesabı varsa net biçimde ortaya koyması çağrısında bulundu. Ahmet Piriştina, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Kordon ve Konak'taki yolla, viyadük inşaatlarına Koruma Kurulu izni, planları olmadan başladığını ve yargı kararıyla iptal edildiklerini açıkladı, "Viyadükler yasal olmayan bir şekilde yıllardır duruyor" dedi.
Koruma Kurulu'nun Şubat 2004'te aldığı son karar doğrultusunda viyadükle ilgili sorunu çözmek için girişimde bulunduklarını belirten Piriştina, şöyle devam etti: "Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen viyadük ve altgeçitin yeraldığı imar planına olumlu baktı. Teknik incelemelerden sonra karar almak üzere prensipte mutabık kaldık. Korumu Kurulu kararında yeralan Belediyenin daha önce yaptığı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı, daha önce burada yapılmış yapılar, son meydan düzenlemesi ve altgeçidi gözönüne alarak, belediye ile bakanlığın mutabık kaldığı şekilde değiştirerek bu işi çözmeyi düşündük. Sorunu çözmenin sevinci içinde süreci beklerken Erbakan'ın açıklamalarını anlayabilmiş değilim. Çözümleri engellemek istiyor. Ancak, gayretleri boşa gidecek. Engelleme şansını hiç vermeyeceğiz."
İzmirli alt geçitten memnun
Bakanlığa verdikleri plan önerisinde mutabık kalınırsa, Belediye meclisi ve Kurul onayına gönderileceğini de belirten Piriştina, Erbakan'ın öneriyle ilgili Meclis kararı olmadığı yönündeki sözlerinin Koruma Kurulu kararı ve bürokrasiyle de çeliştiğini vurguladı.
Piriştina, kendi iddialarına göre, Koruma Kurulu izni bulunan altgeçitin ruhsata tabi yapı olmadığını söyledi. Karayolları Yönetmeliğine göre yollara 4 metre yükseklikte araçların çıkamayacağını belirten Piriştina, altgeçitin 4 metrenin üzerinde bir yüksekliği olduğunu dile getirdi. Altgeçitin Büyük Kanal Projesi inşaatında çok düşük maliyetle kente kazandırıldığını hatırlatan Piriştina sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmirliler bundan memnun. İzmirlileri deniz ve Kemeraltı'yla buluşturdu.
Yargıda bu konuda eksiğimiz olduğuna ilişkin bir karar var. Ancak yargı süreci devam ediyor. İzmir halkını üst geçit yerine alttaki estetik olmayan, kötü kokan altgeçitten geçirmeye kimsenin hakkı yoktur.
Altgeçiti, Konya'da çöken apartmana benzetmiş. Neresi benziyor? Bir inşaat mühendisi rapor mu vermiş? Teknik araştırma, jeolojik etüd mü yapılmış? Yoldan geçen birisinin burası çökebilir diye yargıda bulunması hangi bürokratik ciddiyetle bağdaşır. Böyle değerlendime yapmak kimin haddinedir? Herkes haddini bilecek."
'Makul arkadaş' ne demek?
Ahmet Piriştina, İzmir'deki 1 ve 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na atanan yeni üyelerle ilgili Sabri Erbakan'ın açıklamalarını da hayretle öğrendiğini söyledi. Piriştina, Erbakan'ın yeni üyeler için "makul arkadaşlar" tabirini kullandığına dikkat çekerek, "Makul arkadaşlar tabirinin ne anlama geldiğini ben anlamış değilim. Bu bir övgü müdür, o arkadaşların kişiliğine yönelik saldırı mıdır? Eski kurul üyelerinin makul olmaması, şimdikilerin makul olması ne anlama gelmektedir. Bu sözle ne kastedilmiştir? Her ne kadar anlamasak da doğru beyan olmadığı apaçık ortada" dedi.
İzmir'i kimin temsil ettiği belli
Ahmet Piriştina, İzmir'in huzurunu Müsteşar Sabri Erbakan'a bozdurmayacağını belirterek, "Müsteşar kendisinde İzmir'in adına konuşma yetkisi görüyor. İzmir'in adına kimin konuşacağını İzmirliler daha bir ay önce karar verdi. Bu kenti kimin temsil edeceğine dair bir tereddüt mü var? Projeler ortaya konmuş. İzmirliler yetkiyi birine vermişler. Hangi meydan boş kalmış ki, birileri İzmir'in meselelerinde, görev alanlarına girmeyen konularda ahkam kessin. Ben görevimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum" dedi.
Vekiller Uyumasın
Kavga ortamı istemiyoruz
Piriştina, İzmir'de kavga ortamı istemediklerini belirterek, şöyle dedi, "Sayın Müsteşar'ın İzmir'den elini çekmesini talep ediyoruz. Herkes haddini bilecek. İzmir milletvekillerinden de bu konuya duyarlı olmalarını, müşteşarın bu tavrını irdelemelerini ve bu tavrı konusundaki duyarlılıklarını göstermelerini diliyorum. Bundan önce de Büyükşehir Belediyesi'nin Gündoğdu Meydanı'nda yaptığı bir düzenlemeyle kente kazandırdığı Cumhuriyet Anıtı, Cumhuriyet kazanımlarına ilişkin Sayın Müştaşar'ın benzer tavırları olmuştu. Ama bu konuya duyarlı herkesin yaptığı girişimlerle Sayın Müsteşar'ın, bizim İzmir'e yaptığımız Cumhuriyet Anıtı'nı engellemesini ortadan kaldırdık."
Konak'a Beton Yakışmaz
Yeşil düşmanı bir müsteşar
Piriştina, Erbakan'ın Konak Meydanı'nın yeşil alana dönüştüğü şeklindeki eleştirisine de anlam veremediğini söyledi. Piriştina, "İzmir halkı bundan mutludur. Ben 1999 yılında izmir halkının önüne bu projeleri koyduğumda bana oy verip Büyükşehir Belediye Başkanı seçtiler. Bu kez tamamlanan projeyi gördükten sonra daha da artan bir oy oranıyla bir kez daha bana görev verdiler. Orada köprünün başına gidip, bir iki gazeteciyi davet edip, artistik poz vermekle İzmir halkının iradesine kimsenin sahip çıkmaya hakkı yoktur" dedi.
Yıllarca "yeşil İzmir" istendiğini, kendilerinin de yeşil alanları arttırdığını belirten Piriştina, "Bir müsteşar çıkıyor. İzmir'de yeşilin artmasından şikayet ediyor. Konak'a beton istiyor herhalde. Ben ilk kez böyle bir müşteşar görüyorum" diye konuştu.
|
|
|

|