Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yeni starımız klişeler

Türkiye, pop-arabesk kültürün, magazinin, minibüs yazılarının ve en çok da klişelerin ülkesidir

Reşat Çalışlar


Klişeler, son dönem mizahımızın en önemli malzemelerinden birini oluşturuyor. En komik klişe türleri arasında yıllık yazısı, magazin, spor spikeri, tarih dersi ve Siyaset Meydanı klişeleriyle sezon başı klişe futbolcu cümleleri sayılabilir. Klişe mizahı asla baymıyor. Daha komik klişeler ya da klişeleri kullanmanın daha komik yolları hep bulunuyor.
Klişeler giderek artan bir sıklıkla gündeme geliyor. Hürriyet, gazetede yer alması istenmeyen klişeleri içeren bir liste yayınlamıştı birkaç ay önce. Benim listedeki favorilerim 'soluğu diskoda almak', 'düzgün fiziğiyle dikkat çekmek', 'ilkeli duruş' ve 'yılların yıpratamadığı gençlik' klişeleriydi. Cem Yılmaz'ın Doritos reklamındaki "Eğitim şart" sözü de klişe mizahının süper bir örneğiydi. Yılmaz, bir toplumsal eleştiri klişesi olan "Eğitim şart"ı değişik bir bağlama oturtarak gülünçleştiriyordu.
Hatta bu klişe o kadar etkili oldu ki, artık yakalanan dolandırıcılar onlara soru soran gazetecilere Cem Yılmaz tarafından canlandırılan dolandırıcı gibi "Eğitim şart" diyor. Reklamdaki asıl starın Cem Yılmaz değil bu klişe olduğunu söylemek bile mümkün. Aslında klişeleri Türkiye'nin yeni starları olarak görebiliriz.
Türkiye, çelişkilerin, dengesizliklerin, paradoksların, pop-arabesk kültürün, magazin kültürünün, minibüs arkası yazılarının ülkesidir -evet. Ama en az onlar kadar klişelerin de ülkesidir. Klişeler ve klişe mizahı, Türkiye'nin toplumsal ritmini belki minibüs arkası yazılarından bile daha yoğun ve tipik bir şekilde içinde barındırır.

Entellektüel geyik muhabbeti
Filozof Henri Bergson, Gülme'de, mekanik bir katılığın ve esneklik yoksunluğunun, mekanik bir tekrarın komiğin en temel unsurlarından biri olduğunu anlatır. Klişelerin komik oluşu da bununla ilgilidir belki. Türkçe'nin ortasında esneklikten ve canlılıktan yoksun nesneler gibi, mekanik aletler, kutulardan fırlayan yaylı şeytanlar gibi yer alır klişeler. Klişelerin yeşermesi için en elverişli ortam, içtenliği, özgünlüğü, samimiyeti, yaratıcılığı, özgürlüğü, değişkenliği kısıtlayan duvarların olduğu, didaktik, mekanik düşüncenin, tekrarın hüküm sürdüğü ortamdır. Ülkemizdeki klişe zenginliği de bundan kaynaklanır.
Klişe mizahı bir tür toplumsal eleştirellik içerir. Ama bu, düz bir 'mizahi toplumsal eleştiri' değildir. Türkiye'nin kalıplarının bilincinde olan ve onları gülünç bulan insanların bu kalıplara göndermeler yaparak oynadıkları bir oyundur klişe mizahı. Hatta, bazı durumlarda mizah olmaktan da çıkarak bir mesaj kaygısız düşünsel eğlenceye, bir birinci sınıf entelektüel geyik muhabbetine dönüşebilen bir oyundur.
Klasik hiciv geleneğimizde 'mesaj veren' bir toplumsal eleştiri anlayışı vardır. Klişe mizahı ise klasik hiciv geleneğimizi aşan bir mizah biçimi olarak görülebilir. 'Taşı gediğine koymak', 'mesaj vermek', 'iğnelemek' gibi eylemler için fazla zeki ve cool olan, toplumu mizahi şekilde eleştirmekten çok onun bozukluklarını temel alarak eğlenmenin peşinde olan kıvrak, modern, keyifçi ve bir anlamda bencil insanların tercihidir klişe mizahı. Gene de önemli toplumsal eleştiriler içerebilen bir mizah türüdür. Türkiye'de yapılabilecek en eğlenceli şeylerden biridir. Hatta insana "İyi ki benim ana dilim Türkçe", "İyi ki Türküm" dedirtebilecek derecede zevkli ve bize özgü bir şeydir.

POPULER KÜLTÜR
"Yattıklarımızla kardeş gibiydik"
Ebu Gıreyb'de aynalar
Annelerimiz seksileşiyor!
İnceldiği yerden kopsun!
Dönmeler kurtlar sofrasında
Herkes güzel olmak ister...
Ruhu gevşet, bedeni sıkıla!
Yeni starımız klişeler
'Filtreli Orhan Gencebay' yılları
Hasan Kaçan'ı yakalamak!
Şuara fışkıracak toprağı sıksan!..
Sevgi, hava gibi, su gibi olsa
Anneler Günü
Cumhuriyet tarihçiliği
Popun Yarım Asrı / 1982
Rüştümüzü ispat etmenin gururuyla
Ahmedo Bira anısına!..
'Pop'la 'Son Tango'
Sydney'de yayınlanan dini bir TV programında gençleri etkilemek için seksten söz ediliyor
'Klasikler'in yanında ne alırsınız?!




© 2004 Milliyet