Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 09 Mayıs 2004 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Almanya / Barlarda şiir ve roman dinletileri yaygınlaşıyor
'Klasikler'in yanında ne alırsınız?!

Yıllarca edebiyata esin kaynağı olan barlar, şimdi ondan besleniyor


Dünyanın her tarafında yaygınlaşan bar kültürü hayatın her kesitini sarıp sarmalarken edebiyat da bundan payını alıyor. Almanya'da giderek yükselen bir 'trend' olan 'kitap dinleme barları', özellikle Berlin ve Hamburg'da hızla yayılmakta.
Köln'deki Hörbar Almanya'da kitap kurtlarının bir araya gelip bir fincan köpüklü kahve eşliğinde işitsel kitaplar, radyo oyunları aracılığıyla 'kulağının pasını temizlediği' böylesi barlardan biri.
Geçtiğimiz akşamlardan birinde Hörbar'ın sahibi Carsten Tölke (29), barı tıka basa doldurmuş bir dinleyici kitlesine Monsieur Abraham and the Flowers of Quran'ı canlı olarak okuttu. Artık yığınla insanın kitapları okumak yerine gruplar halinde bir araya gelerek banttan dinlemesi, Hörbar'ın açıldığı Kasım ayından beri alışıldık bir şey. Bar, adını Almanca yazılmış bir oyundan alıyor. Hörbar Almanca'da 'işitilebilir' anlamına geldiği gibi, 'dinleme barı' olarak da çevrilebilir.
"Bunun Almanya'da eski bir geleneğin dirilişi olduğunu düşünüyorum" diye söze başlıyor Tölke başarısının formülünü açıklarken: "İşitsel kitaplar ve radyo oyunları, halen pek çok insanın çocukluk hatıralarında yaşıyor. Ayrıca duyularımızın internet, cep telefonları aracılığıyla aşırı doyurulduğunu düşünüyorum. Her kıyıda-köşede bombardımana uğruyorsunuz. Bu uyaranların aşırı yüklenmesidir. Fakat burada sadece oturup dinlemeye odaklanabiliyorsunuz ve tabii ki hayal dünyanıza birazcık da olsa kaçıp sığınmanız mümkün."

Kulaklara sinema
Kırmızı koltuklu ve sandalyeli barların tersine, daha çok bir oturma odasına benzeyen Hörbar'da müşteriler, dışarının yorucu gürültüsünden kaçarak kendilerini sadece konuşan sese veriyorlar. Barın sahibi Tölke, müşterilerine günde 1600 kadar işitsel kitap ve radyo oyunu sağlayabiliyor. Müşteriler buraya bayılıyor.
Müşterilerden Sandra Staudenrausch, "Bu mekan bana (işitsel) atmosferi yakalama olanağı sağladı" diyor ve ekliyor: "Sesi gerçekten çok iyi duyuyorum ve kendimi tamamen onun içinde hapsolmuş buluyorum."
Akşam üzerleri barda çalınacak eseri müşteriler seçiyorlar. Geceleri ise genellikle Karındeşen Jack, Dracula gibi korku romanları ile Yüzüklerin Efendisi gibi fantastik edebiyat eserleri 'çalınıyor'. Barda her edebi tür, temsil ediliyor ve Tölke'nin açıklamasına göre bara gelen müşteriler de 'çalınan' eserler kadar çeşitli: "16 yaşındaki ergenlerden, radyo oyunlarının ilk yıllarını hatırlayan 80 yaşındaki dedelere kadar her türlü insan geliyor, müşterilerimiz arasında epeyce görme özürlü de var. Özellikle onlar geldiğinde, sloganımız gerçeklik kazanıyor: 'Kulaklar için sinema'."
Barda canlı gösterimler de gerçekleştiriliyor. "Benim özellikle sevdiğim, insanları okurken izlediğinizde çok mahrem bir anı paylaşıyorsunuz hissi vermesi" diyor bir geceki canlı-okuma gösterisinin 'aktör'lerinden Lilia Lehner: "İnsanlar yüzünü ekşitiyor, çok güçlü mimikler sergiliyor. Bu da işi çok farklı, daha zengin bir boyuta taşıyor."

POPULER KÜLTÜR
"Yattıklarımızla kardeş gibiydik"
Ebu Gıreyb'de aynalar
Annelerimiz seksileşiyor!
İnceldiği yerden kopsun!
Dönmeler kurtlar sofrasında
Herkes güzel olmak ister...
Ruhu gevşet, bedeni sıkıla!
Yeni starımız klişeler
'Filtreli Orhan Gencebay' yılları
Hasan Kaçan'ı yakalamak!
Şuara fışkıracak toprağı sıksan!..
Sevgi, hava gibi, su gibi olsa
Anneler Günü
Cumhuriyet tarihçiliği
Popun Yarım Asrı / 1982
Rüştümüzü ispat etmenin gururuyla
Ahmedo Bira anısına!..
'Pop'la 'Son Tango'
Sydney'de yayınlanan dini bir TV programında gençleri etkilemek için seksten söz ediliyor
'Klasikler'in yanında ne alırsınız?!




© 2004 Milliyet