Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
4 kez kandırıldım

Başbakan, YÖK tasarısını eleştiren üniversiteler, Genelkurmay ve sivil toplum kuruluşlarına "Asıl olan kurumlar arası mutabakat değil" diyerek tepki verdi

ANKARA Milliyet


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, imam - hatip liselerini de içeren meslek okullarını bitirenlerin genel liselilerle eşit koşullarda üniversiteye girmeleri ve YÖK'ün yeniden düzenlenmesini öngören tasarıya tepki gösteren Genelkurmay Başkanlığı ve üniversite camiasına rest çekti. "Dört kez kandırıldığını" savunan Erdoğan, "toplumsal mutabakatın kurumlar arasında değil, milletin verdiği vekalette olduğunu" söyledi.
Erdoğan, AKP'nin dünkü grup toplantısında, "bu hafta hayırlı işler yapılacağını" belirterek tasarının Meclis'ten hızla geçirileceği mesajı verdi. Erdoğan'ın mesajları şöyle:
MUTABAKAT: Hükümetimiz meselenin çözülmesi için 17 aydır gayret gösteriyor. 3 Kasım öncesinde halkımıza vaat ettik. Millet de bunu istedi. Toplumsal mutabakatta asıl olan kurumlar, kuruluşlar arası bir mutabakat değildir. Toplumsal mutabakat, vekaleti veren milletin mutabakatıdır. Herkese çalışmalar gönderildi, "Haberim olmadı" diyenler dürüst değildir.
DÖRT KEZ ALDATILDIM: Bizden hep zaman istediler. Aziz milletime sesleniyorum; bir Başbakan dört kez aldatılır mı? Üniversitelerarası Kurul Başkanı ve itirazları olan kişiler, "15 Aralık'ta hazırlığımızı sizlere sunacağız" dediler ama sunmadılar. Hatta bize, "2004 yılına yeni YÖK yasası ile girelim" dediler. Ama şimdi çark ediyorlar.
DESTEK KITALARI ARADILAR: YÖK Başkanı, gönderdiği taslakta "Bu kanunu, Bakanlar Kurulu ve YÖK birlikte yürütür" ifadesini kullanıyor. Bu nasıl demokrasi? Ne zamandan beri YÖK bu ülkede yürütme kurulu sıfatını almıştır. Belki bundan önceki dönemlerde bazı köşe yazarları, medya kuruluşları ve bazı bu tür kuruluşlar hükümeti yönetmiş olabilirler. Ama şunu iyi biliniz ki, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bu çatı altında hakları elimizde tutarız. Bizim yapıcı tavrımıza bunlar hep aynı yaklaşımı gösterdiler. Hep değişik yerlerde kendilerine adeta destek kıtaları aradılar.
BASKI YAPAN: YÖK sistemi TBMM'nin düzenleyeceği alanlardan biridir. Meclis iradesi bunu kullanabilmelidir. Bu iradeye de kimse baskı yapmanın gayreti içinde girmesin. İçine girerse, zaten Meclis'ten alacağı cevap bellidir, görülecektir. Sistem içinde organlar, kurumlar ve toplumsal aktörler hukuki - teknik prosedürlere riayet etmezlerse meşru zeminin dışına çıkmış olurlar.
AB HEDEFİNE GİDERKEN: AB hedefine doğru süratle yol aldığımız bu tarihi konjonktürde herkesin aynı sorumlulukla hareket edeceğine inanıyoruz. Demokrasiye sahip çıkmak ve sorumluluk duygusu ile hareket etmek hepimizin görevidir. Unutmayalım ki, ekonomik istikrar ancak demokratik bir düzen içinde korunabilir.
Erdoğan'ın konuşması sık sık alkışlarla ve "yaşa, bravo" sesleriyle kesildi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Başbakan'ı ayakta alkışlayan milletvekillerini oturmaları için uyarmaya çalışması dikkat çekti.

Niyetimiz çok iyiydi

Erdoğan, ÜAK Başkanı Ayhan Alkış'ı da şöyle eleştirdi:
Yapılan metin Üniversitelerarası Kurul, YÖK ve MEB'in mutabakatına dayalı bir metindir. Bakın burada da doğru konuşmuyorlar. Çok iyi niyetliydik. Biliyor musunuz beni yaralayan da odur. Üniversitelerarası Kurul Başkanı (ÜAK) beni aradı. "İki arkadaşımız aldatıldılar" diye ifade kullandı. Dedim ki, "Bunlar akıl baliğ değil mi?" İki tane koskoca rektörü nasıl aldatırlar acaba? "Bu akşam mutlaka bir görüşelim" dedi. Ben de "Sana döneceğim" dedim. Akabinde bir baktık ki, bir basın açıklaması yapıyor beyefendi. Siz bir ülkenin Başbakanı ile görüşeceksiniz ve İstanbul'da görüşmek üzere randevulaşacaksınız. Arkasından da kalkacaksın çirkin bir basın açıklaması yapacaksın. Bu hazırlıklar yasama hakkını elinde bulunduran bir partinin ve iktidarın çalışmasıdır, ama siyasi değildir. Şüphesiz ki ruhunda, her tasarı gibi bir siyasi yansıması vardır. Herşeyden önce biz siyasiyiz.

Kan verdi
Başbakan Erdoğan, grup toplantısının ardından Kızılay'ın Kan Haftası nedeniyle TBMM'de kurduğu merkezde kan verdi. Grup toplantısının basına kapalı bölümünde, tasarının yasalaşması için kararlı olduklarını belirten Erdoğan, bu konuda sadece parti yetkililerinin konuşmasın isteyerek milletvekillerine "Sakın siz konuşmayın" uyarısında bulundu.




SİYASET
4 kez kandırıldım
'Asıl kandırılan Türk Milleti'
'Egemenlik milletindir'
'Dayatma değil saptama'
Bakan Çelik 'bela' okudu
Radikal militan çevreden sıyrılın
En geç perşembe Genel Kurul'da
İsrailli işadamı Rumları kızdırdı
Verheugen'in sergi jesti..
BM 'taksim'i tartışacak
Politika turu





Fikret BİLA
Erdoğan'ın konuşması
Başbakan Erdoğan, YÖK tasarısıyla ilgili eleş...
Hasan CEMAL
Sağduyu!
Başbakan Erdoğan'ın dün partisinin Meclis Gru...
Güneri CIVAOĞLU
Düşman / dost
Siyasi kriz sürüyor. Ancak ekonomik kriz olma...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri
© 2004 Milliyet