Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 12 Mayıs 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Üniversite için yumuşama


BAŞBAKAN Erdoğan'ın yaptığı son konuşmayı hatalı buluyorum; bu kadar sert üsluba gerek yoktu. Bu üslup, Başbakan'ın haklı bazı eleştirilerini de gölgede bırakmıştır.
Öte yandan, "zinde kuvvetler" ideolojisinin bu meseleyi bir rejim savaşına dönüştürmek istediği de görmezlikten gelinemez. Ama Başbakan'ın tepkisi böyle olmamalıydı.
Bu kutuplaşma sürerse YÖK meselesi içinden çıkılmaz bir "ak - kara" ikilemine sürüklenir, aklın yerini çatışma alır.
Yürüyüş yapan öğretim üyelerinden biri TV'lere diyor ki:
- Cumhuriyet'i yıkmayı amaçlayan bu kanun çıkarsa bizim de uymama hakkımız doğar!
Hayır Sayın Profesör! Hukuk devletinde herkes kanunları eleştirebilir ama uymak zorundadır. Cumhuriyet'e aykırı ise onu Anayasa Mahkemesi iptal eder.
Veto yetkisine sahip Cumhurbaşkanı ve iptal yetkisine sahip Anayasa Mahkemesi Atatürkçülüğün geçit vermez kaleleri değil midir? Bu telaş niye?
Üstelik, YÖK konusunda çeşitli fikirler vardır ve biri ötekine otomatikman üstün değildir.
***
GENELKURMAY sadece katsayı düzenlemesine karşı çıkmadı, aynı zamanda "YÖK'e ait bazı yetkilerin üniversitelere devrine imkan veren değişikliğe" de kuşkuyla baktığını açıkladı.
Üniversitelerin daha özerk, sistemin daha adem - i merkezi hale gelmesi Genelkurmay'ı niye ilgilendirir, niye rahatsız eder?!
Öte yandan, yürüyüş eylemi yapan öğretim üyelerinden Prof. Mustafa Altıntaş diyor ki:
"Biz YÖK'ün demokratik üniversiteye olanak verecek ölçüde yetkilerini daraltarak yalnızca bir eşgüdüm kurulu konumuna düşürülmesini bekliyorduk..."
Mustafa Altıntaş da inanmış bir Kemalisttir.
Öğretim üyeleri dernekleri arasında görüş birliği yoktur.
Demek ki, YÖK tasarısına karşı çıkanlar "Cumhuriyet'i korumak" gibi hukuki tarifi olmayan bir sloganda birleşseler de, üniversite konusunda farklı düşünüyorlar. Üniversite konusunda fikirler çok çeşitlidir.
Kutuplaşma bu geniş yelpazeyi dar bir ikileme hapsediyor.
***
TÜRKİYE'DE henüz liberal çoğulculuk, tarafsız hukuk devleti gibi çağdaş değerler tam oturmuş, hele de "zinde kuvvetler" geleneği tarafından hazmedilebilmiş değildir.
YÖK oligarşisinin hala savunulması, Anayasa Mahkemesi'ne Meclis'in üye seçmesine karşı "koruma kollama" çağrıları bunun örnekleridir.
Başbakan gerilimi düşüren bir konuşma yapmalıydı.
Elbette Meclis tasarıyı yasalaştırabilir. Asker bildiri yayımlayınca hükümetin geri adım atması da demokrasimizi zedeleyen bir imaj oluştururdu. Sonunda nasıl olsa hukuka uygunluk denetimi var.
Başbakan, karmaşık YÖK reformu için bundan sonra diyalog kanallarını açan bir yol haritası ortaya koyarak tansiyonu düşürmelidir.
Konuyu 'laiklik savaşı'na dönüştürenlere gelince... YÖK Başkanı Erdoğan Teziç hükümete haklı bir soru yöneltti:
"Çoğunluk mu, çoğulculuk mu?"
Aynı soru üniversite hayatımız için de geçerlidir: Tek görüşlü ve hiyerarşik bir YÖK düzeni mi, çoğulcu ve 'yerinden yönetilen' bir üniversite düzeni mi? Herkes bu konuda net konuşmalı...
Hareket noktası bu olursa, mevcut gerilimi aşmak ve diyalogla hür üniversiteler yaratmak mümkün olur. İlk adım gerilimi düşürmek olmalı.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversite için yumuşama

Çetin ALTAN
Patlamalar, çatlamalar ve kıpkırmızı gelincikler...

Melih AŞIK
Yorumsuz yorum!

Fikret BİLA
Erdoğan'ın konuşması

Hasan CEMAL
Sağduyu!

Güneri CIVAOĞLU
Düşman / dost

Abbas GÜÇLÜ
Sorunların temelinde 'güvensizlik' yatıyor

Hurşit GÜNEŞ
İthalattaki artışın nedeni kur değil, canlı talep

Nail GÜRELİ
Kurnazlığın böylesi

Sami KOHEN
Kafkasya altüst!

Mehmet Y. YILMAZ
Belli ki Başbakan gerilmiş

Hasan PULUR
Romantik Fenerbahçeli!

Ece TEMELKURAN
En "arka bahçe": İmam hatipleştirilen liseler!

Yaman TÖRÜNER
Ne yapılmalı?

Osman ULAGAY
Dünyada 'bol para'ya vedanın sancıları

Güngör URAS
Halkın güveni sarsıldı

M. Ali BİRAND
AKP, sert yüzünü gösteriyor

© 2004 Milliyet