|
 |
|
|
Patlamalar, çatlamalar ve kıpkırmızı gelincikler...
IRAK'ta ölenler, öldürenler ve nasılsa ilk kez vitrine çıkan vahşet ötesi işkence görüntüleri... Çeçenistan'ın başkenti Grozni'deki resmi bir tören sırasında, tribünlerin "büyükler"e ait bölümünde gizli bir bombanın patlamasıyla parçalanarak ölen Devlet Başkanı Ahmed Kadirov...
Yükselen petrol fiyatları; Güney Amerika'da sık sık rastlanan sokak çatışmaları ve Venezüella'da darbe girişimleri; Endonezya'da Müslüman azınlığa karşı silahlı eylemler...
***
Fenerbahçe Parkı'nda ise kıpkırmızı gelincik tarhlarıyla papatya tarhları... Kökleri geçmişteki yüzlerce yıla uzanan sakızağaçları... Yeni yeni yürümeye çalışan ve henüz konuşamadığı için öfkeli sesler çıkaran altı bağlı erkek çocukları...
Sonra Kızılay'ın Altıntepe Polikliniği'nde sıralarını bekleyen emekliler, yaşlılar, bebekleriyle gelmiş genç anneler...
Talimhane'nin Kasımpaşa'ya doğru arka sokaklarındaki mezbele...
Havaalanlarındaki yolcu kalabalığı...
Fener'in şampiyonluğu...
Ha evet, bir de YÖK tasarısının yarattığı siyasal gerilim var...
Bir de doların yükselişi...
***
21. yüzyılın ilk çeyreği, bir ölçüde Türkiye de dahil, özellikle Üçüncü Dünya diye bilinen çağdışı ülkelerde, bir hayli çalkantılı geçeceğe benzer...
Ne yaparsanız yapın bu çalkantıları önleme olanağı yok... En az birkaç yüz bin insan daha ölecek... Siyasal iktidarların kimi çökecek, kimi çatlayacak, kimi devrilecek... Yerlerine geçenler de, dikenli tellere sarmalanıp gidecek...
***
Çelik Gülersoy'un bir mucize yaratır gibi düzenlediği Fenerbahçe Parkı... "Lekesiz, saf, iyi bir yüz" gibi uzanıp giden ikindi Marmarası... Uzaklarda Kınalı, Burgaz...
***
Irak'ta ölenler, öldürenler, işkenceler... Ankara'da siyasal gerilim, borsada düşüş...
Depremler, su baskınları, patlamalar, çatlamalar...
Neyse ki bunların hepsi, bir ölçüde, oturduğun yerden rahatça izlenebiliyor... Bilgisayarlarla cep telefonları da, kıtalararası yarenlik ve bütünleşmelerin evrensel gergefini işlemede...
***
Eski bir Osmanlı deyimi vardır, "akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğin"...
Temeli siyasal egemenliklere dayalı gerilimlere, kavgalara, patlamalara, çatlamalara baktığınızda; o eski deyimi, şöyle de değiştirebiliriz; "İnsanın insanlara akrep etmez ettiğin"...
***
21. yüzyılın ilk çeyreği de böyle geçeceğe benzer...
Sonra?
Sonra siyasal egemenliklerle insanlara hükmetme tutkusunun, astarı yüzünden pahalıya mal olan bir divanelik olduğu billurlaşmaya başlayacak yığınların ortak bilincinde...
"Antagonizm'in - olumsuz zıtlaşmaların, yani efendim etki ve tepkilerin" bir sentezi boy atmaya başlayacak "Yer" küresi üstünde de...
***
Bugün Türkiye'de de yaşanmakta olan siyasal zıtlaşmaların köklerine pek inilmiyor...
Pek inilmiyor neden "ekonomi"nin hiçbir emri dinlemediğine... Neden Hazine'den geçinenlerin, geçimlerini çıplak hayattan kazananlardan daha prestijli sayıldığına...
Böylesi bir yamukluk da, toplumsal bir etki ve tepkiyi "önce vatan"la "önce iman" zıtlaşmasına dönüştürüp, siyasal egemenlikleri kutuplaştırmada...
***
Yahya Kemal, büyükelçilikten emekliliği olmasa, salt yazı ve şiirlerinin telif hakkıyla geçinebilir miydi?
Alabildiği en büyük telif, bir şarap reklamı için yazdığı bir beyittendi:
"Biz veda etmek üzreyiz kedere
Getir ahbaba bir Kavaklıdere"
***
Ölümünün 50. yılında birçok gelip geçmiş siyasetçi ve Hazine'den geçinmelinin silinip gitmişliği yanında; derinliğine ve gönülden anılan Sait Faik ise, tüm öyküleriyle, yazılarından toplam ne kazandı? O dönemin parasıyla bir lira bile değil...
"Değersiz önemliler"le "önemsiz değerliler" Türkiyesi'nin, siyasal platoya yansıyan "antagonizmi"ni, ancak zaman ulaştıracak bir senteze...
***
Diplomalı yoksullar kadrosu yoğunlaşmada... Diplomanın, insan enerjisinin kendi donanım alanında somuta dönüşmesi demek olan "meslek sahipliği"ni belgelemediği çıkıyor ortaya...
Oligarşik bir koşullanma sonucu olan böylesi bir garipliği de, çözümleyecek bir düzeye bir türlü erişemedi Türkiye...
Evrensel değişimler dinamiği çözümleyecek onu da; 21. yüzyılın ilk çeyreği içinde...
***
Fenerbahçe Parkı'nın gelinciklerine de, sakızağaçlarına da, papatyalarına da, beyaz ve erguvani çiçeklerle donanmış atkestanelerine de; vız geliyor evrensel değişimin dinamiği... Çünkü zaten onlar, o dinamiğin içinde...
c.altan@prizma.net.tr
|
|
|

|