|
 |
|
|
Romantik Fenerbahçeli!
HERKES bilir ki biz Fenerbahçeliyizdir, hem kalben, hem kayden Fenerbahçeliyiz, kulübün 3089 numaralı üyesiyiz....
Ama biz "romantik" Fenerbahçeliyiz...
***
ROMANTİK Fenerbahçelinin gönlünde ince hesaplar yoktur, onun için önemli olan sarı - lacivert formadır, bu forma onun tabusudur, ona toz kondurmaz.
Bu yüzden, Mustafa Denizli'yi insan olarak sever ama, Fenerbahçe'nin başında olmasını kabul edemez, onun dönemindeki şampiyonluğa bile buruk bakar...
Niye?
Çünkü Mustafa Denizli, Galatasaray'ı çalıştırırken Fenerbahçe'yi kıracak laflar etmiştir.
"Romantik" Fenerbahçeli, bu yıl şampiyon takımın kadrosundan sadece bir futbolcuya karşı tepkilidir; takımın en iyi oyuncularından "Tomas"ı affedemez, çünkü bu oyuncu sarı - lacivertli formayı sırtından çıkarıp yere atmıştır. Her ne kadar Daum'a kızmış olsa da, yere atılan forma Fenerbahçe'nin formasıdır, affedilemez.
***
İŞTE o "romantik" Fenerbahçeli, Türkiye'nin en büyük stadyumunu, en çağdaş sahasını, tesislerini yapan Aziz Yıldırım ve arkadaşlarına minnet duygusuyla doludur.
Şampiyon takımın yöneticileri oldukları için mi?
Hayır, sadece şampiyonluk için değil!
O stadyuma, Fenerbahçe'nin yıllarca başkanlığını yapan, Başbakan Şükrü Saraçoğlu'nun adını verdikleri için...
Yeni yapılan, kulüp binasına eski başkanlardan Faruk Ilgaz'ın adını verdikleri için...
Basın tribününe, Fenerbahçe'yi yazılarıyla şiirleştiren İslam Çupi'nin adını verdikleri için...
Şampiyonluk elbette çok önemlidir, hele ahir ömründe Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu gören "romantik Fenerbahçeliler"i ağlatacak kadar önemlidir.
Ama "vefa duygusu" da en az şampiyonluk kadar önemlidir.
Halit Çapın'ın dediği gibi:
"Ahir ömrümüzde içimizdeki sevdanı yeni baştan yeniledin, kalp atışlarımıza bir başka ritim getirdin, aziz Fenerbahçe..."
Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının bu vefa duygusuna her Fenerbahçeli saygı duymalıdır, unutmamalıdır.
Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan, sadece şampiyonluk kupaları ya da rakip takımın kalelerine giren toplar değildir.
***
BİR örnek...
Yıl 1948, Halit Deringör, Fenerbahçe takımının solaçığıdır, Londra Olimpiyatı'na gidecek futbol takımına seçilmiştir, fakat bazıları oyunlar oynayarak, Halit Deringör'ü kadrodan çıkarırlar. Fenerbahçe kulübü, bunu kabul etmez, "Madem siz, benim futbolcumu entrikayla kadrodan çıkardınız, biz de onu kendi paramızla Londra'ya gönderiyoruz." der.
***
HALİT Deringör, kulübün parasıyla Londra'ya gider, bir ay kalır, döner, cebinde kulübün verdiği paradan bir miktar kalmıştır. Bir gün Galata Köprüsü'nde, kulübün muhasebecisi Suat Belgin'le karşılaşır. (Spor yorumcusu Kemal Belgin'in babası) Suat Belgin sıkıntılıdır, Halit Deringör zorlayınca anlatır, su parasını ödeyemedikleri için, Fenerbahçe stadının ve kulübün suyu kesilmiştir, 400 lira bulmak için, zengin Fenerbahçelilerden "Yağcı Ali"nin dükkanına gitmektedir.
Halit Deringör sorar:
"Su borcumuz ne kadar?"
"400 lira!"
"Al ben sana 400 lirayı vereyim, sen de bana karşıya geçmek için vapur parası ver, bir kuruşum yok!"
Suat Belgin inanmak istemez, bu 400 lira, Halit Deringör'ün Londra'da artırdığı, kulübün parasıdır, ona kimse bu paranın hesabını sormayacaktır ama, o da "romantik" bir Fenerbahçelidir.
***
İŞTE Fenerbahçelilik budur.
Şampiyonluk kutlu olsun!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|
|

|