|
 |
|
|
Halkın güveni sarsıldı
Merkez Bankası Başkanı kestirip attı: "Kurda hareket spekülatif. Risk piyasanın." Öyle ya... "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın..."
Bu tabloda Merkez Bankası'nın hiç sorumluluğu yok. Bu tablo ülke ekonomisine hiçbir zarar getirmeyecek. Spekülatörler dövizle oynuyor. Sonunda riski onlar yüklenecek...
Hani Anadolu'da bir deyim vardır... Derler ki: "Bu kafa ile sen gidersen askere... Pek çabuk alır gelirsin tezkere..." İşte o biçim.
Halk döviz satarken, Türk Lirası'na geçerken bu hareket "spekülatif" değildi, Şimdi halk döviz almaya başlayınca "spekülatif" oluyor. Halk ne yapsın?.. Halkın üç beş kuruş tasarrufu var. Halk için bu tasarruf çok çok önemli. Halk, tasarrufunun ekonomideki dalgalanmalar sonunda eriyip gitmemesi telaşında... Çünkü daha önce bu filmi çok gördü... Yılların alın teri tasarruflarının erimesi onu çok üzdü. İşte bu nedenle halk huzursuz. Tasarrufunu bankaya koyuyor. Banka batıyor. Hisse senedi alıyor, bono alıyor... Hükümet şirketlere, bankalara el koyuyor. Hisse senedi ve bonolar uçup gidiyor. Döviz alıyor, fiyatı düşüyor. Türk Lirası alıyor. Döviz artıyor.
Zavallı halkım her sabah kalkıyor; gözü gazetelerde, kulağı radyoda, bugün başıma ne bela yağacak da benim paracıklarım eriyecek diye bekliyor. Bir haber duyunca parasını oradan alıp buraya taşımaktan yorgun düşüyor.
Merkez Bankası Başkanı'na inanarak hükümetin bu ufak "panik - kriz"in nedenini ABD Merkez Bankası'nın faizi yükselteceği söylentilerine bağlamak yanlış olur.
Bu "panik - kriz"in nedeni (1) Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesi, doların aşırı ucuzlaması nedeniyle, döviz fiyatında bir sıçrama bekleyişinin yarattığı tansiyonun, ocak ayındaki döviz açığı rakamlarının büyük çıkmasıyla "tetiklenmesi"dir. (2) Tetik çekildikten sonra, yabancıların sıcak parası çıkacağı kadar çıktı. Devam eden ve "panik - kriz"in ciddiyetini artıran döviz talebi, halkımızın talebidir.
Halkımızın güveni sarsıldı. Halkımız döviz fiyatındaki tırmanışın nerede duracağını bilemediği için, "zararın neresinden dönebilirsem döneyim" telaşı içinde döviz satın almaya başladı. Olan oldu. Şimdi bu "panik - kriz"i "soğutmanın" ve de "durdurma"nın zamanıdır.
Soğutulmaz ve durdurulamaz ise, dolar fiyatı daha önce nasıl durması gereken çizginin altına indi ise bu defa da durması gereken çizginin üzerine çıkar.
Bu noktada Merkez Bankası'nın döviz satması da fazla etkili olmaz. Tek tedbir hükümetin halkın sarsılan güvenini düzeltmesidir.
Bu çok önemlidir. Şu anda "panik - kriz"in devamının ve tırmanmasının tek nedeni güven bunalımıdır. Üretim durmadı, ihracat gerilemedi. Fabrikalar kapanmadı. Binlerce işçi işten çıkarılmadı. Hükümet iç ve dış borçları ve faizini ödemeye devam ediyor. O halde bu "panik - kriz" neden devam ediyor ve tırmanıyor?
Başbakanımızın ve bakanlarımızın olan bitenin önemini hala kavrayamadıkları anlaşılıyor. Kavramakta geç kalırlar ise sadece onlar değil, ekonomi ve halkımız çok büyük fatura ödeyecek. Şimdi hükümetin önceliği halkın sarsılan güvenini onarmak olmalıdır.
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|