|
 |
|
|
Lütfen bir kez daha gelmeyin!
İz Düşümü / Tülay Özüerman
Yerel seçimler sonrasında dikkatler yeni gelenlere çevrilmişken, Çağlayan Bilgen arkadaşımız, "Gidenlerin Ardından" yazı dizisiyle, dikkatleri geride bırakılanlara çekti. İbretle okudunuz, okuduk... Hepsi etraflarının boşaldığından söz ediyorlar ama "Demirel yedi kere gitti, geldi" diyerek yeniden gelmeye hevesliler var. Türkiye'nin genç nüfusunun dinamizmimin siyasete yansıması için, hizmet aşkıyla yanıp tutuşanlar, bu duygularını deneyimleriyle yenilere destek vererek de giderebilirler...
Türkiye'de hemen her alanda yöneticiliklerin tek dönemle sınırlandırılması gerekiyor... Yalnız siyasette değil, sivil toplumda da... YÖK Yasa Tasarısı'nda en cazip madde rektörlerin tek dönem seçilmesiydi. Yasa birden imam hatip liseliler sorununa dönüşüverdi. Tek dönem konusu rafa kalkınca, rektörlerin tepkisiz kalacağı mı düşünüldü dersiniz?!.. Neyse ki, üniversite senatolarından tepkiler çoğalıyor...
* * *
Tek dönem ve fakültelere dönüşümlü yönetim hakkı, üniversitelerdeki yönetim pastası savaşımını kesmeyecektir. Ancak yeniden seçilmek için yapılan yanlışlıklara dur demek ve yönetimde tıp fakültelerinin tekelini kırmak adına önemli.
Seçimlerle demokrasi olmuyor, hatta tersine olarak, otorite meşrulaştırılarak demokrasiden uzaklaşılıyor...
Seçim yerine, kura ile her fakülteden, asistanından profesörüne her kadrodan birer temsilcinin her yıl dönüşümlü görev alacağı etik kurullar ve tüm etik kurullarının toplanacağı üst kurulla bu işi götürsek, seçim süreçlerindeki üniversiteye yakışmayan koltuk pazarlıkları ortadan kalkar. Rektörün üstün yetkilerinin kurullarla frenlendiği, herkesin eşit temsil edildiği bir üniversite... Düş gibi değil mi?..
* * *
Adı, Türkiye İktisat Kongresi olan ve geride boş salonlara konuşan konuşmacılar ile tartışmalar bırakan toplantıya ev sahipliği yapan İzmir, bu kez, sosyal demokrasinin açmazının tartışılacağı iki günlük beyin fırtınasına tanıklık edecek.
Başkanlığını Mehmet Refik Soyer'in yaptığı Demokrasi Kültürünü Geliştirme ve Yaygınlaştırma Derneği'nin düzenlediği toplantı, solun iddialı isimlerinden Mümtaz Soysal, Murat Karayalçın, Şükrü Sina Gürel ve Doğu Perinçek'i de konuk edecek. Crowne Plaza'da bugün de sürecek toplantılardan çıkan sonuçları bir daha ki yazımda sizlerle de paylaşacağım.
Kongreyle ilgili yazamadım, çünkü katılmadım. Ekonomi üzerine eğitim veren fakültemize kongrenin gölgesi bile düşmedi. İkinci İzmir İktisat Kongresi'nde öğrenciydim ve 6. Komisyonda görev yapmıştım. Bu kez kongre programına bile ulaşamadım.
IMF ve devlet erkanının gövde gösterisi ve kongrenin asıl sahibinin kim olduğu tartışmasının ötesinde bir sonuç yok görünüyor...
Ekonomi eğitimi veren dört üniversitenin bulunduğu bir kentte salonların boş kalması organizasyon hakkında daha fazla söze gerek bırakmıyor. Sonuç, IMF'in önerisiyle uygulanan kemer sıkma politikalarına devam... Bunun için bu kadar tartışmaya değer miydi?..
Atatürk'ün direktifiyle toplanan İzmir İktisat Kongresi'yle hiç ilgisi olmayan toplantının adının değiştirilmesi yerinde oldu. İzmir'de yapılıyor olmasının dışında İzmir'le ilgisi yoktu... Türkiye'yle ilgisi ne kadardı? Onu da izleyenlerin yorumuna bırakalım...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|