Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mayıs 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir.
İnsan Hakları Evrensel bildirgesi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Nezaket arayışı

Denktaş'ın referandumdan sonra istifadan vazgeçmesi üzerine kullanılan "Bu ne pişkinlik?" başlığına itirazlar var. Başlığın hakaret içerdiği düşünülüyor

DOĞAN AKIN


Pişkin, gereğince pişmiş gıdalar için kullanılan bir sözcük. İnsanlara ilişkin mecazi karşılığında "yüzsüz" yazıyor.
Büyük Larousse Sözlüğü, pişkin için, "Saygısızca ve görgü kurallarını hiçe sayarak davranabilen kimse, bu kimseye özgü davranış için kullanılır; yüzsüz, yırtık" açıklamasını veriyor.
"Nezaket kurallarını bir yere bırakarak işini yürütmekten çekinmeyen" de, "pişkin"in Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde verilen karşılığı.
Sözcüğün, 24 Nisan'da yapılan referandumda halkının yüzde 65'iyle ters düşen KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın istifa etmeme kararını vurgulayan haberin başlığında kullanılması önemli bir tartışma başlattı.
26 Nisan Pazartesi günü manşetten "Yüzde 65'i bile umursamadı" diye verilen haberin iç sayfadaki başlığı, soru işareti ile biten bir hüküm bildiriyordu: "Bu ne pişkinlik?"

'Yayın ilkelerine uygun mu?'
Üslubu eleştirilere yol açan metinde, "evet" sonucu çıkarsa Cumhurbaşkanlığı'ndan istifa edeceğini açıklayan Denktaş'ın, referandumdan sonra "Rumların 'hayır' oylarına sığınarak" kararından caydığı anlatılıyor. KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ile Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Derviş Eroğlu'nun çelişkili tutumlarını da içeren üç parçalı haberin Denktaş'a ilişkin bölümü, "Halkının umutlarına bu kadar yabancılaşmış olmasına rağmen istifa etmeyerek olumsuz siyasetin yeni bir örneğini verdi" ifadesiyle bitiyor.
Ankara'da üniversite öğrencisi olduğunu belirten Taha Gökören, "Kıbrıs mücadelesiyle özdeşleşmiş bir insan hakkında kullanılan ifadenin kendisini üzdüğünü" vurguluyor.
Nida Öğütveren, gazetede Denktaş'ın tavrını onaylayan yazarlar da bulunduğunu belirterek, "Milliyet'te böyle bir başlık göreceğimi sanmazdım. Saygısız bir ifade bu" diyor. Öğütveren, "Pişkinlikle nasıl suçlayabilirsiniz? Bu tavır kime ait? Bu haber yayın ilkelerine uygun mu" sorularını yöneltiyor.
Berkan Çiçek ile Erdem Eken de, Denktaş'a vefasızlık yapıldığını, başlığın "saygısızlık ve hakaret" içerdiğini savunuyorlar.

'Gönül rahatlığıyla ad koyduk'
Dış Haberler Servisi Müdürü Kadri Gürsel, eleştirilere şu yanıtları veriyor:
"Türk Dil Kurumu sözlüğünde 'pişkin'in mecazi anlamdaki karşılığı şöyle: 'Nezaket kurallarını bir yana bırakarak işini yürütmekten çekinmeyen.' Bir de gündelik kullanım örneği verilmiş: 'Ne pişkin adam, teklif beklemeden oturuverdi.' 'Pişkinlik' de, 'Pişkin olma hali veya pişkince davranış' olarak geçiyor.
'Bu ne pişkinlik?' başlığı ile yansıtılan durum da, KKTC'de 'siyasi nezaket kurallarını bir yana bırakarak işini yürütmekten çekinmeyen' adamlarla ilgilidir. Gazeteci, mensubu olduğu toplumun içinden geçtiği, tarih duyusunun zirve yaptığı kader anlarında, verilecek kararların gelecek nesillerin hayatlarını belirleyeceği kritik kavşaklarda, en azından durumun adını koyar. Evet, ad koyma eylemi bizi bazen başkalarının gözünde 'tarafsızlık'tan öteye taşıyabilir, ama bu eylem o çok ender yaşanan anlarda zaruridir. Gazetenin ve gazetecinin, okurunun ayaklanmış bilincine cevap verebilme zaruretidir bu. Böyle anlar her ay, her yıl yaşanmaz. Otuz kırk yılda bir gelir ve o an gazeteci söylemelidir. Kıbrıs konusunda da böyle müstesna bir an yaşanmıştır.
İki politikacı, Derviş Eroğlu ve Serdar Denktaş referandum öncesi 'hayır' kampanyası yürütüp, sandığa da 'hayır' oyu attıktan sonra, ertesi gün çıkıp, 'hayır' diyen Rumları 'barışı engellemek'le suçlayabilmişlerdir. Bunun adını koyduk. Kıbrıs Türk halkının tarihsel lideri Rauf Denktaş'ın nasıl bir hayır kampanyası yürüttüğünü örneklendirmeye lüzum yok. Bu demagojik kampanya ile en başta kendisi 'Denktaş ikonu'nu paramparça etmiştir. Referandumu, kendisi için de bir güven oylaması haline getirmiştir. Halkının özlem ve hedeflerinin çok dışına savurmuştur kendisini. Kendi halkı Annan Planı'nı kabul etmiştir. Bize göre bu, 'siyasi nezaket' kuralları çerçevesinde istifayı gerektirir. Denktaş, 'nezaket kurallarını bir yana bırakarak işini yürütmekten çekinmeyen bir adam' olmuştur. Bunun adı 'pişkinlik'tir. Adını koyduk. Gazeteci ile gazetesinin o tarihsel anda duyuları örtüştüğü için de gönül rahatlığıyla yaptık bunu."
Gürsel'in, katılmadığımız görüşlerine yanıtımız aşağıda.




DÜNYA
Nezaket arayışı
'Pişkin', eleştiri sınırını aşıyor
"Yamaç paraşütü ile atlanmaz, uçulur"





Okur Temsilcisi, Milliyet gazetesinin içeriği (haber, yorum, fotoğraf, başlık, spot, sayfa düzeni, baskı, kağıt vs.) ile ilgili olarak okurlardan gelen şikayetleri ele alır; bunları basın etiği (doğruluk, denge, tarafsızlık, adil yaklaşım...) ve temel kalite ölçütleri açısından inceleyerek görüşlerini okurlarla paylaşır.
Görüşleri kendisine aittir.
Okur Temsilcisi, Milliyet'in gazete ve internet içeriği ile ilgili tüm şikayetlerinizi bekliyor.
Tel: (90) 212 505 68 40
Fax: (90) 212 505 68 09
Posta: Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
Ombudsman e-mail:
okur@milliyet.com.tr

OKUR ARŞİV
22 Mart 1999 ile 20 Kasım 2000 tarihleri arasındaki okur sayfalarına aşağıdan ulaşabilirsiniz. 20 Kasım 2000 tarihinden sonraki sayfalara gazete arşivinden ulaşabilirsiniz.


© 2004 Milliyet