|
 |
|
|
ABD - AB yapımı
Bekir Coşkun, dünkü "İmam devlet" başlıklı yazısına şöyle başlamıştı:
"... Gördüğünüz gibi Başbakan devleti imamlarla donatmaya kararlı, geri adım atmıyor.
Çünkü bunların kafasında çağdaş Türkiye yok...
Bunu artık anlamalısınız.
Kafalarında İslami bir model var.
Yoksa; çağdaş - uygar - Batılı bir ülke isteyen, nasıl olur devleti yönetsin diye daha çok imam yetiştirmek için tozu dumana katar da, bu uğurda büyük bir kavgaya girişir...
... Artık laiklik - maiklik yok...
Üzerine demokrasi gömleği giydirilmiş, İslamı referans alan, imamların yönettiği bir ülke..."
***
Sevgili Bekir, güzel yazısının sonunda şu öneriyi yapıyor:
"Bunu yaparken, sığındıkları yer AB demokrasisidir...
O zaman demokrasiden ödün vermek istemeyen bizler de onları AB'ye şikâyet ederiz..."
Bekir tabii espri yapıyor... Bunun faydası olmadığını o da biliyor...
Türkiye'nin yol haritası Washington'da çiziliyor... Bir kopyası Brüksel'in eline tutuşturuluyor... Türkiye'nin "imam devlet"e dönüştürülmesi konusunda AB ile ABD tam bir mutabakat içinde çalışıyor...
Laiklik olmadan demokrasi olmayacağını çok iyi bilen "Demokrat Avrupa", nedense Türkiye'deki anti laik gelişmeleri hiç görmüyor...
Türkiye'nin kimyasını değiştirmek, bağımsızlıkçı ve ulusalcı Atatürk rejimini "Amerikancı İslam" uyduluğuna dönüştürmek, açık bir Amerikan - Avrupa ortak prodüksiyonu...
Türkiye'yi Batı'dan dışlamak... Ortadoğu'da maşa yapmak... Hedefleri bu...
Bakalım hesap tutacak mı?
AB'nin Türkiye temsilcisi Kretschmer, ordunun siyaset konusunda görüş belirtmesini eleştirmiş.
Avrupalı belirtebilir, Genelkurmay Başkanı kendi ülkesi hakkında görüş belirtemez... Neden?
Haldun Ertem
Şampiyonluğu kaçırdık. Şampiyon kulüplere girme şansını kaçırdık. Hızımızı alamadık. Kalktık Çakıcı'yı kaçırdık.
Faruk Turuğ - Çanakkale
Gençler, ihtiyarların aptal olduklarını sanırlar ama ihtiyarlar gençlerin aptal olduklarını bilirler.
George Chapman
Kaç defa aldattılar?
Başbakan, "İki rektör beni dört defa aldattı" diye halka şikâyette bulundu... Okurumuz Ahmet Belgül soruyor:
- Acaba AB Sayın Başbakan'ı kaç defa aldattı? Neden onlardan şikâyetçi olmuyor?
Okurumuzun sorusu yerinde. Ayrıca ABD, Kuzey Irak, PKK, Türkmenler, Çuval meselesi dahil son bir buçuk yılda sayısız kez aldattı onu...
Neden Başbakan hiç ABD ve AB tarafından aldatılmaktan şikâyetçi değil?
Sigara
Zaman zaman Çorum'a gelen ve Hattuşa'yı gezen Japon Prensi Mikasa amansız bir sigara tiryakisi... Birini söndürüp diğerini yakıyor... Peki külünü ne mi yapıyor? Doğan Haber Ajansı Çorum Temsilcisi Şevket Erzen, anlatmıştı. Prens Mikasa açık arazide bile elinde kültablasıyla dolaşıyor, külünü asla araziye dökmüyor, özel kültablasında topluyormuş...
İstanbul'da şehir hatları vapurlarında sigara içenler ise külleri ve izmaritleri vapurun orta yerine atıveriyorlar... Aralarında hanımlar da var. Kimsenin aklına külü bir kâğıda alıp daha sonra çöp tenekesine atmak gelmiyor.
Ah uygarlık ah...
Tezgâh
Alman Ortadoğu uzmanı Kurt Ziemke 1930'da yayımlanan Die Neue Turkei adlı kitabında şöyle diyor:
"İngilizler Musul'da hedeflerine ulaşmak için bir yandan Türkiye'deki ayrılıkçı hareketlere destek verirken, diğer yandan da Kemalist akımın yayılmasını engelleyecek önlemlere başvurmuşlardır... Yapılması gereken, Kemalist Cumhuriyet'in hem din düşmanı, hem de Kürt düşmanı olduğu temasını gündeme getirip işlemektir..."
Bu satırlar Ahmet Taner Kışlalı'nın Cumhuriyet'te 9.12.1998 tarihli yazısından.. Batı'nın Türkiye'yi ayrıştırmak için uygulamaya koyduğu plan 74 yıl öncesine kadar uzanıyor. Ve giderek uygulayanlar açısandan başarıya ulaşıyor.
İTÜ'ye iş düşüyor
Uzak yol kaptanı Ahmet Gökçe'nin meteorolojik bilgileri Atina Üniversitesi sitesinden aldıkları haberiyle ilgili olarak Meteoroloji Genel Müdür Yardımcısı Nurettin Çam aradı... Önce, genel tahminlerde yüzde 89 oranında isabet sağladıklarını, bunun başarılı bir oran olduğunu anlattı. Atina Üniversitesi'nin deniz tahminlerinde bir model geliştirdiğini, buna benzer bir modeli geliştirme görevinin kendilerine değil, İTÜ Meteoroloji Mühendisliği bölümüne düştüğünü anlattı. İşbirliğine hazır olduklarını bildiren Nurettin Çam, "Üniversitemiz model geliştirsin, birlikte kullanalım" dedi.
YÖK'ün faturası!
Hükümetin durup dururken gündeme getirdiği YÖK tasarısının daha yasalaşmadan ülkeye getirdiği maliyeti CHP'nin ekonomist kökenli milletvekili Algan Hacaloğlu hesaplamış:"Genelkurmay'ın tasarıya karşı olduğunu açıkladığı 6 Mayıs tarihinden 11 Mayıs tarihine kadar ekonomide yaşanan kan kaybı tam 2.5 milyar dolar oldu. Eğer tasarı yasalaşır ve gerginlik böyle devam ederse rakam çok daha büyük boyutlara ulaşacaktır."
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|

|