|
 |
|
|
Çakıcı ve BJK
Böyle kaçış, Kurtlar Vadisi'nin senaryo yazarlarının bile aklına gelmezdi. Alaattin Çakıcı'nın İstanbul DGM'nin hakkında 'gıyabi tutuklama kararı' verdiği 3 Mayıs günü Antalya gümrüğünden Rodos'a kaçış öyküsünden söz ediyoruz.
Dizideki Çakır'ın zamansız ölümüne inat Çakıcı küllerinden yeniden doğdu! 1998 yazında Cannes sahillerinde Fransız polisince yakalanması üzerinden geçen 6 yıl sonunda yeniden cezaevine girmektense Akdeniz'de 'mavi yolculuğa' çıkmayı tercih etti.
Çakıcı'nın kaçışının Mudanya'da Erol Evcil'in yanında çalışan İbrahim Arı adına düzenlenmiş sahte pasaportla gerçekleştirildiği ortaya çıktı.
'Çakıcı'ya vize'nin Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdar Bilgili ile menajer Sinan Engin imzalı bir yazıyla alındığı haberlerini okuyoruz.
Beşiktaş açısından zaten 'felaketlerle dolu' bir lig maratonu geride kalmıştı. Lider BJK, sezonun ikinci yarısında alabora oldu ve şampiyonluğu yitirdi. Fenerbahçe yenilgisi üzerine İnönü'de Serdar Bilgili'yi hedef alan küfürler ise 'Başkan'ın istifası' ile son buldu. Beşiktaş Başkanı'na yönelik çirkin tezahüratın Bilgili tarafından 'onur sorunu' yapılmasına kamuoyu da hak ve destek verdi. Ancak caydırılamadı.
Beşiktaş 30 Mayıs'ta olağanüstü kongreye gidiyor.
İstifa tek taraflı olduğu için Bilgili'nin kararı 'duygusal da olsa' sonuçta özgür iradesini yansıtıyordu. O aşamada fazla sorgulanmadı.
Oysa Beşiktaş kulislerinde son aylarda, Bilgili'nin kulüple eskisi kadar meşgul olamadığı, yönetimin elinden kaydığı, BJK'nın 'mafya' tarafından kuşatıldığı öne sürülüyordu.
Ve haber manşetlerde patladı:
Beşiktaş gibi Türkiye'nin en temiz ve saygın kulüplerinden birine, yönetim zaafları yüzünden 'Çakıcı vizesi'nin gölgesinin düşmesi dramatiktir.
Eğer öne sürüldüğü gibiyse Çakıcı adına düzenlenen sahte pasaportun sahibi 'İbrahim Arı, BJK yönetim kurulu üyesi' olarak gösterilmiş 'Beşiktaş Travel' antetli kağıt, Serdar Bilgili ve Sinan Engin imzalarıyla 'Schengen vizesi' alınmak üzere İtalyan konsolosluğuna yollanmış.
Beşiktaş Hukuk Kurulu şimdi Çakıcı skandalını soruşturuyor.
Serdar Bilgili'nin imzasının bilgisayar çıkışı olduğu, elyazısıyla imzalanmış bir belgeye rastlanmadığı, Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin olaydan habersiz oldukları savunuluyor.
Umarız doğrusu budur!
Bilgili'nin görevden kaçar gibi, ani istifasında acaba bu olayların etkisi var mıydı? Takım nasıl oldu da enkaza dönüştü, etik yönden çöktü?
Beşiktaş, sportif başarısızlıkların altından her zaman kalkar, 101 yıllık kulübü 'mafyavari' ilişkilerin tuzağına kimse düşüremez.
Çakıcı kaçtı ama, Beşiktaş'ta 'temiz yönetim' misyonu yönetime aday tüm grupları bağlıyor. Beşiktaş'taki Susurlukçulardan hesap sorulsun!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|