|
 |
|
|
Kaynak var, proje yok
Satır Arası / Deniz Sipahi
Son yıllarda sivil toplum örgütlerinin (STK) sayısında büyük bir patlama yaşanıyor. Demokrasinin olgunlaşmasında önemli rol oynayan STK'lar, bütün iyi gelişmelere rağmen ne yazık ki kurumsal bir kimliğe bürünemiyorlar.
Genellikle yönetim kurullarının ya da başkanın gücüne bağlı çıkışlar yaşayan STK'lar, bu kişilerin görevi bırakmalarından hemen sonra da hızlı bir inişe geçiyorlar.
Bana göre bunda en büyük etken sivil toplum örgütlerinin "sürdürülebilir projelere" sahip olmamasıdır.
Artık Türkiye'nin bireysel vizyonlar yerine kurumsal vizyonlara ihtiyacı vardır.
Yani bir dernek veya odamızın başlattığı projelerin ömrü iki yıla sığdırılmış bir başkanlık sürecinin çok ötesine geçmelidir.
STK'ların güçlenmesi, toplumda daha iyi bir imaja sahip olması ve en önemlisi kurumsallaşması buna bağlıdır.
* * *
Gündemde olmanın yolu toplumu ilgilendiren, moral aşılayan, sorunlarına çözüm bulan, sosyal yaralara parmak basan proje geliştirmekten geçiyor.
Katılıyorum, bu dosyaların sayısı artıyor ancak Türkiye gibi bir ülkede çok daha hızlı ve verimli çalışmamız gerekiyor.
Belki, "Proje çok ama kaynak yok..." diyeceksiniz.
Ama ben ısrarla; kaynak var ama maalesef proje yok diyorum.
Dünyada hibe şeklinde verilen öylesine büyük fonlar var ki...
İşte size bir haber.
Avrupa Birliği'nin yeni istihdam yaratmak şartıyla verdiği fonlara Türkiye'den başvuran kimse olmamış.
AB'nin temel AR - GE programı olan çerçeve programlardan ilk beşine katılmayan Türkiye altıncısına 29 Ekim 2002'de imzaladığı mutabakat anlaşmasıyla katıldı.
17.5 milyar euroluk dev bütçesiyle Avrupa düzeyinde AR - GE faaliyetlerini teşvik etmek isteyen bu programda, Türk girişimcilerin yapabileceği çok şey bulunuyor.
* * *
Avrupa'nın 2010 yılında GSMH'nın yüzde 3'ünü araştırmaya ayırmayı planladığı bir ortamda STK'lar içinde bulunduğu kaynak problemini doğru projelerle pekala giderebilir.
Örneğin Koordinatörlüğünü Türkiye İş Kurumu'nun (İŞKUR) üstlendiği "Yeni Fırsatlar Programı"nda Türkiye'ye 32 milyon euro kullandırılacak.
Hibe şeklinde verilecek AB yardımı istihdamı geliştirmek üzere hazırlanmış projeler arasında bölüştürülecek.
İŞKUR program koordinasyonu için İzmir başta olmak üzere Ankara, Adana, Antalya, Malatya, Trabzon ve İstanbul'da yedi bölge merkezi oluşturuldu. Merkezler arasında fondan en büyük pay, 9 milyon euroyla Marmara Bölgesi illerini kapsayan İstanbul'a ayrıldı.
Ancak gerektiğinde fon bölgeler arasında kaydırılacak. Bize gelen bilgiler İzmir'in bu şehirlerden çok daha şanslı olduğunu gösteriyor.
* * *
Peki bu fonlara kimler başvurabilir?
Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler... İşçi, işveren ve memur sendikaları, konfederasyonları; sanayi, ticaret, ziraat, meslek oda ve kuruluşları, vakıflar, dernekler...
Üniversiteler; kar amacı gütmeyen eğitim kuruluşları, araştırma enstitüleri, kooperatifler...
İşte sivil toplum örgütleri için "sürdürülebilir proje" imkanı...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|