Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Parti no: 04 - 02

Şekil Şartı / Deniz Taner

Geçenlerde bir arkadaşım bana ithal malı Fransız şaraplarından getirdi. Akşam sohbeti esnasında yudumlarız diye hemen açtım. Şüpheci ben, mantarı çıkarır çıkarmaz kokladım, şarap bozulmuş. Yanımda beni izleyen arkadaşıma mahcup olmamak için birazını bardağa döküp tekrar kokladım. Kesin bozulmuş. Ağzımın tadını bozmamak için bir yudum bile almadan arkadaşıma kötü haberi vermek zorunda kaldım.
2000 yılında üretilen ve etikette şişeleme tarihi belirtilmemiş bu Chablis, İzmir'in kanalizasyonuna karışmadan önce bir sofra şarabıydı. Bu tip şaraplar bekletilmez, yani yıllandırılmaz, tercihen bir yıl içerisinde tüketilirler.
Özenti, bilgisizlik, ve para kazanma ihtirası şarap konusunda Türkiye'yi üretici Avrupa ülkelerinin çöplüğü haline getiriyor.

* * *

Yıllarca çeşitli ülkelerden ithal ettiğimiz çürük çarık, parçası, servisi olmayan ürünlerden neler çektiğimizi anlatmaya gerek yok.
Ülkemizde üretilen şarapların çoğu sofra şarabıdır. Özellikle son on yıldır kaliteleri ve çeşitleri artıyor. Takdim ve pazarlamada büyük gelişmeler sağlandı.
Yerli üreticilerin bir çoğu kaliteye önem vermesine rağmen, etikette samimiyet ve fabrika sonrası muhafaza gibi konulara önem vermiyorlar. Biraz açıklayayım:
Şarap üretimi eylül ve ekim aylarında başlar. Olgunlaşan üzümler toplanır, sıkılır ve elde edilen şıra mayalanır. Mayalanma ortamı, uygulanan diğer teknik şartlar ve işlemlerin detayına girmiyorum. Çünkü bu işlemler fabrikalarda, modern teçhizat ve itinayla sürdürülür. Neticede, üretilen şarap bir sonraki yıl şişelenip piyasaya sunulur.
Bu noktada önemli bir konu var. Şarap hazırlanınca, fabrikalarda, uygun ortamda, bozulmadan muhafaza edilir. Ancak şişelendikten sonra bu kontrol biter. Şaraplar bölge depolarında, bakkalların raflarında, lokantaların kilerlerinde bekletilir. Bu ortamlar şarabı muhafaza etmeye genelde uygun değildir. Mantar kurur, şarap hava alır, okside olur ve bozulur.
Bu bakımdan şarabın üretim tarihinden ziyade şişeleme tarihi önemlidir. Bazı üreticiler etikete sadece üretim tarihini, bazılarıysa hem üretim hem de şişeleme tarihini yazarlar. Mesela etikette "üretim tarihi 2003, şişeleme tarihi 2004, parti no:04 - 02" gibi ibareler görebilirsiniz. "Üretim tarihi", şarabın fabrikada üretildiği yılı, dolayısıyla üzümün hangi yılın mahsulü olduğunu belirtir. "04", şarabın 2004 yılında şişelendiği, "02" ise 2004 yılında yapılan ikinci şişeleme partisi olduğu anlamına gelir. Satış reyonlarından takip edilirse bu şişeleme partilerinin hangi aya ait olduğunu kestirmek mümkündür.

* * *

Ülkemizde, şişelendikten sonra uygun nem ve ısı şartlarında muhafaza edilmeyen şarabın kış aylarında şişede ömrü 4 - 5 ay, yaz aylarında ise 2 - 3 aydır.
Dolayısıyla, şarap seçerken üzümün cinsi, yöresi gibi özelliklerden daha önemli olan şişeleme tarihinden sonra geçen süreye dikkat etmektir. Zira hava alıp bozulan şarap, dünyanın en iyi şarabı da olsa artık şarap değildir.
İthal malı furyasına gelince, besbelli ki depolarda miadını doldurmuş şaraplar sadece satın alma hevesini tatmin ediyor.

ege@milliyet.com.tr




EGE
Duyarlılığa karşı duyarlılık
Kaynak var, proje yok
Parti no: 04 - 02
İktisat Kongresi'nin ardından...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


İsmail Özelçinler
Deniz Sipahi
Deniz Taner
Mustafa Tanyeri
© 2004 Milliyet