|
 |
|
|
İktisat Kongresi'nin ardından...
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
IV. Türkiye İktisat Kongresi ardında birçok tartışmaları bırakarak bitti. Kongrenin açılış günü izlediğimiz siyasi gösteriden sonra biz bize kaldık. Hükümetin gövde gösterisi ve ana muhalefetin artık alıştığımız söylemleri ile harcanan koca bir günden sonra asıl konuya geçildi. AB'ye tam üyelik perspektifinde ve bilgi toplumuna geçiş sürecinde Türkiye ekonomisiydi masaya yatırılan. Şimdi bir gerçeğin altını çizelim. Kongre organizasyonu için harcandığı söylenen 4 trilyon liranın bir kuruşu bile boşa gitmedi bence. Bir şeyi öğrendik. 40 yıldır bir arpa boyu yol gidemediğimizi. Ben bundan önceki iki İktisat Kongresi'nin havasını yaşamış bir öğretim üyesi olarak aynı konuların onar yıl arayla temcit pilavı gibi önümüze konulmasından, neredeyse aynı bürokrat kadrosuyla, aynı siyasilerle ve aynı akademisyenlerle döne dolaşa aynı konuları tartışmaktan sıkıldım. Hangi görünmeyen el yıllardır Türkiye'ye engel oldu çok merak ediyorum. Önceki iki kongrenin tutanaklarına ve sunulan tebliğlerine dönüp baktığımda hiçbir şeyin değişmediğini görüyorum. Eğitim, araştırma - geliştirme, tarım, sağlık, küçük işletmeler, bilim ve teknoloji ve daha birçok konuda on yıl, yirmi yıl önce ne konuşmuşsak aynı sözcüklerle ve aynı çözüm önerileriyle bugün de bunları tartışıyoruz. Yazık oldu Türkiye'nin 40 yılına.
İzmir milletvekilleri nerede?
Bir başka ibret verici gözlemim ise bilimsel tebliğlerin çalışma grubu raporlarının sunulduğu oturumlarda iki istisna dışında aktarılan görüşleri ve çözüm önerilerini parlamento çatısına taşıyacak, kongrenin amacına ulaşmasını sağlayacak adımları atacak kişilerin yani milletvekillerimizin olmamasıydı. İlk günkü gösteriden sonra daha önemli işleri olduğundan onları göremedik. Kongrenin İzmir'de yapılması nedeniyle sahip çıkmaları gerekenler salonlarda yoktu. Ya İzmir'in ve Ege'nin anlı şanlı ünüversitelerinin yöneticileri, bilimadamları,genç araştırmacıları, ekonomi, işletme okuyan yüzlerce öğrencisi neredeydi acaba? Bunların arasından tebliğ sunanları ve meraklı birkaç istisnayı ayırıyorum. Yazık İzmir çok büyük bir şansı kaçırdı.Bu kongreye sahip çıkamadık.
Kongrenin sonucu
Kongre sırasında DPT gerçekten önemli bir sınav verdi. Organizasyon konusundaki birkaç hatanın dışında DPT tam not aldı. Bu önemli kuruluşta bir zihniyet değişiminin yaşandığı kesin. Planlama konusunda daha esnek, çağdaş ve katılımcı bir yaklaşım gösteriyorlar. Müsteşarından en alt kademedeki uzmanına kadar DPT modern yönetim yaklaşımlarını kullanarak Türkiye'nin kronik sorunlarından kurtulmuş olarak gelecek yüzyıla taşınması için çalışıyor. Bir an için düşündüm bu değerli bürokratlarla milletvekilleri yer değiştirse ne olur diye. Sonra vazgeçtim. Şu andaki milletvekillerinin önemli bir kısmı bürokrasiden gelen kişiler değil mi? Bence siyasetin yapısında ciddi bir bozukluk var. Kongreden çıkarılabilecek en önemli sonuç sanırım Türkiye'nin yeni bir yönetim modeline ihtiyaç duyduğudur. Şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerine kurulmuş bir model.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|