Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yunusları vuracaklar (mı?)

Uluslararası Bern Anlaşması ile 20 yıldır koruma altına alınan yunusların sayısında artış var. Tarım Bakanlığı'na başvuran balıkçılar, balık stoklarındaki azalmadan sorumlu tuttukları yunusların öldürülmesini istiyor. Çevreciler ise böyle bir karar alınırsa harekete geçeceklerini söylüyor

Özkan Güven

Yunuslar deniz canlıları arasında farklı bir yere sahiptir. İnsan dostu olarak bilinirler. Önlerine geçip taklalar atarak gösteri yaparlar, yüzlerinde hep gülümseyen bir ifade vardır. İnsanın psikolojik sorunlarında "reçete"lere yazılırlar. Çünkü yunuslara bakmanın, yunuslarla birlikte yüzmenin insan ruhuna iyi geldiği söylenir. Şu sıralar bu sevimli hayvanların "sayılarının azaltılması" gündemde. Gazeteci Bekir Coşkun geçen hafta "Yunusları vuracaklar" başlıklı yazısında bu konuya değindi. Biz de tüm tarafların düşüncesini aktaralım istedik.
Balık avı sezonu yılbaşından sonraki beş aylık dönemi kapsıyor. Balıkçılar bu yıl, avlanan balığın sayısında azalma olduğunu, bunun da bir sorumlusunun bulunduğunu düşünüyor: Yunuslar. Onlara göre özellikle Karadeniz'de sürüler halinde dolaşan yunuslar balıkçı ağlarını yırtıyor, kasalarına dolduracakları hamsi, istavrit gibi küçük balıkları yiyor. Kısacası balıkçılar zarara uğruyorlar. Çareyi de yunusların sayılarının azaltılmasında buluyorlar. Ancak önlerinde Türkiye'nin 1984 yılında imza attığı uluslararası bir anlaşma, yani Bern Anlaşması engeli var. Çevreciler ise sofraya giren balıkların azalmasının en büyük nedeninin kaçak avcılık olduğunu, yunusların vurulması için herhangi bir kararın çıkması durumunda tepkilerini ortaya koyacaklarını söylüyor.

"Yunuslar 1960'tan 1980'lere kadar fişeklerle öldürüldü"
Süha Umar (Emekli büyükelçi-Av ve Yaban Hayatı Koruma, Geliştirme ve Tanıtma Vakfı Başkanı)
Yunuslar, küçük balıkları yedikleri gerekçesiyle 1960'tan 1980'lere kadar devletin balıkçılara dağıttığı fişeklerle öldürüldü. Yunusların vurulması o dönemde Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında sorunlara neden oldu.
Ben o yıllarda diplomattım ve deniz hukuku-kıta sahanlığı işlerine bakıyordum. Ruslar haftada bir bize protesto notası veriyorlardı. Sorun Avrupa Parlamentosu'na yansıdı. Türkiye büyük sıkıntılar yaşadı. Çünkü bütün dünya ülkeleri, yunusların denizlerdeki ekolojik denge içindeki önemini biliyordu. Bir tek biz görmezden geliyorduk. Türkiye uluslararası mahkemelere verilme durumuyla karşılaştığı sırada Avrupa Konseyi'nde Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi hazırlandı. Ben o dönemde Avrupa Konseyi'ndeydim ve sözleşmenin müzakerelerine katıldım. 1979'da da Bern Sözleşmesi adı altında imzalandı. Bunu imzalayan ülkeler, yunusları da koruma altına alma yükümlülüğüne girdi. Türkiye 1984'te bunu onayladı.
Yunusların ekonomik değer taşıyan balık sürülerini tükettiği bilgisi yanlış. Sayılarında artış var ama bu çok olumlu bir şey çünkü denizlerin yeniden sağlığına kavuştuğunu gösteriyor.
Türkiye'de 222 bin balıkçıdan yüzde 10'u avlanan balığın yüzde 90'ına sahip. Bunlar istedikleri kararları çıkarmaya çalışıyor.
Ortada çok farklı bir tablo var. Tarım Bakanlığı, Türkiye'de yaygın şekilde usulsüz balıkçılık yapılmasına göz yumuyor. Işıkla balıkçılık, trolle avlanmak balık stoklarını vahim şekilde tüketiyor. Yasak olmasına karşın şu an 3 bin trolün olduğu tahmin ediliyor.
Yunuslar hedef saptırmaca. Balık stoklarının erimesine kılıf uyduruyorlar. Geçen hafta Sahil Güvenlik ile birlikte 20 günlük bir çalışmamız oldu. 200 kişi yasak avlandıkları için yakalandı.
Eğer yunusların vurulmasına izin verilirse bu Türkiye'nin başına daha büyük sorunlar açabilir. Biz bunu yaptırtmayacağız onlara. Bu konuları çok yakından izliyoruz. Kıyameti koparırız ve herkesi başlarına üşüştürürüz.

"Bir yunus günde 15 kilo balık yiyor. Balık stoklarımız eriyecek"
Necdet Altınbaş (İstanbul Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı)
Evet, yunuslar sevimli hayvanlar, hepimiz seviyoruz ama Karadeniz ve Marmara'da tehlike yaratıyorlar. Balıkçıların ağlarını parçalıyor ve ekonomik olarak zarar veriyorlar.
2004'ün başında düşünülen rakamlara ulaşılamadı. Beş aylık dönemde 600 bin ton balık olması gerekirken bu sayı 450 binde kaldı.
Bir yunus günde 15 kilo balık yiyor. Sayılarını da bilmiyoruz ama milyonlarca olduğunu tahmin ediyoruz. Bu şekilde balık stoklarımız eriyecek.
Biz hepsinin öldürülmesini zaten istemiyoruz. Dengeli şekilde azaltılabilirler.
Tarım Bakanlığı'na bu konuda başvurduk ama ses yok.
20 yıldır yunuslar avlanmadı, kendiliğinden ölümler dışında hiç tahribat görmedi.
Yunusların et kısımları yem sanayiinde, yağı da ayakkabı ve kimya sanayiinde veya balık yağı olarak kullanılabilir.

"Bir araştırma yapılsın, dengeyi bozuyorsa sayılarını azaltalım"
Ahmet Menekşe (Marmara Bölge Kooperatifleri Birliği Başkanı)
Şu anda Sinop'tan Hopa'ya kadar gözün alabildiği yere kadar yunus sürüleri var.
Balık stoklarımızda azalma var. Hamsi bu yıl çok azdı, palamut sezonu çok çabuk bitti, istavrit de fazla değildi. Yunusların da buna neden olabileceğini düşünüyoruz. Bizim dediğimiz şu: Bir araştırma yapılsın, yunuslar bu dengeyi bozuyorsa sayılarını azaltalım. Stoklara zarar vermiyorlarsa bunlara dokunmamak gerekiyor.
Yunuslar kurşunla değil de ağlarla avlanabilir. Dünyada bunu avlayanlar var mı, nasıl yapıyorlar öğrenmek gerek.

"Saha gözlemleri yunusların sayılarının arttığı yönünde"
Hasan Erbay (Tarım Bakanlığı Basın Müşaviri)
Bakanlığımızın yunus balıklarının avlanmasına yönelik herhangi bir talimatı olmadığı gibi, bu konuda bir çalışma ve düşünce olduğuna dair herhangi bir görüş de beyan edilmedi.
Yunusların sayıları konusunda sadece Türkiye sularında sayım yapmak geçerli olmaz. Karadeniz'deki komşu ülkelerin katılımıyla yapılacak geniş çaplı bir araştırma şart. Ancak saha gözlemleri yunusların sayılarının arttığı yönünde.

PAZAR
"Süleyman Çakır gibi birini onaylamam mümkün değil"
Milliyet kulvarında tektir
Yunusları vuracaklar (mı?)
Yıldız yağmuruna az kaldı
Monopoly şampiyonasında bizi kim temsil edecek?
Reklam parası yoktu, bedava krem dağıttı
"Sibel Can diyetiyle Hülya Avşar'ı zayıflatamazsınız"
Anneyle bebeği yakınlaştıran masaj
Tekel atağa kalkıyor
"Evde yemek yapmayı sevmiyorum, dışarıda yiyorum"
"Vitamin eksikliği zararlı, fazlalığı ise bir sorun"
Ahırkapı'da Hıdrellez şenliği
Bu yaz İngilizce öğrenin
10 bin metrekarelik bahçe
İnsan yaşadığı yere benzer
Enginarlı kebap ve dans
İmaja hücum!
Nehir kıyısında kahvaltı
Birileri onu gözetliyordu
Cadde-i Kebir: Dünü ve bugünü
Şeyimi şey ettiğimin şeyinde kadın olmak
"Yiğit"lerin sayısı artıyor





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
© 2004 Milliyet