|
 |
|
|
Tekel atağa kalkıyor
Tekel Alkollü İçkiler Anonim Şti. Genel Müdürü Esen Ataay: "Rakıda kaçağı önleyeceğiz. Bira ve şarapta da gümbür gümbür geliyoruz"
şişedeki balık / Mehmet Yalçın
Cibali'deki, eskiden sigara fabrikası olan şimdilerin Kadir Has Üniversitesi'nin yanındaki Tekel binasının ikinci katındayız. Burası, uzun yıllar Tekel Alkollü İçkiler Müessesesi Müdürlüğü'ydü. Duvarları lambrilerle kaplı binanın genel müdürlük makamına doğru ilerliyorum. Özelleştirilen Tekel Alkollü İçkiler Anonim Şirketi'nin Genel Müdürü Esen Ataay, sıcak bir tarzda karşılıyor. "Buradaki son günlerimiz" diyor, "Maslak'taki kendi binamıza taşınacağız." Kararında haklı çünkü bina bir özel sektör kurumu dinamizmini yansıtmıyor. Yılların Tekel bürokratı Esen Ataay da, eski yuvasındaki son günlerinde karışık duygular içinde.
33 yıldır aralıksız Tekel'de görev yapan, 1971'de şarap teknisyeni olarak girdiği Tekel'de adım adım yükselen, senelerce Paşabahçe İçki Fabrikası müdürlüğünü yürütüp Yeni Rakı'yı üreten bu parlak uzman açık konuşuyor. Önce rakıda kaçak üretimin ciddi boyutlara ulaştığını itiraf ediyor, sonra da bunu önlemek için yapacaklarını anlatıyor. "Rakı satışları 1998'de 78 milyon litreydi. Şimdi ise 40 milyon litre... Tabii bunun tümünü kaçak rakıya bağlamak doğru değil. Deprem birçok bölgede alım gücünü düşürdü, rakıdan ucuz viskiye ve şaraba yönelişler de oldu, bunların tümü ve sahte rakı bu düşüşü yaşattı. Ama taklitçilik de gün geçtikçe artıyor. Yeni Rakı'yı ambalajından sahte olduğu fark edilemeyecek kadar ustaca taklit ediyorlar. En iyi çözüm hologramlı etiket. Bunları hazırlattık, önümüzdeki günlerde rakı hologramlı boyunlukla çıkacak ve sahtecilik zorlaşacak" diyor. Ataay rakıda yenilikleri olacağını da söylüyor. İlk planda, rakıların 20 santilitrelik küçük şişelerini çıkaracaklarını belirtiyor.
Tekel fabrikalarının bazılarının pek verimli çalışmadığını bildiğimden, "Kapanacak fabrika, üretimden kaldırılacak içki var mı?" diye soruyorum. "Hayır" diyor, "Markalarımızın hepsi bizim için değerli. Fabrikalarda kapasite yükseltmeye gideceğiz. Mesela Yozgat Bira Fabrikası, efsaneleşmiş Tekel Birası'nı aynı kalitede üretmeye devam edecek. Üretimi artıracak, birayı her yerde bulunur hale getireceğiz. Yılda 40 ila 100 milyon litre üretim hacmine çıkacağız." Hammadde olarak sadece arpa kullanılan, içine karbondioksit basılmadığı için köpüğü doğal ve kalıcı olan bu birayı çok sevdiğimden, bu müjdeye doğrusu heyecanlanıyorum.
"Şarapta da iddialıyız"
Artık Nurol-Limak-Özaltın-Tütsab konsorsiyumuna ait olan, adı değiştirilmediği için yine Tekel ismiyle yola devam eden Alkollü İçkiler A.Ş.'nin Genel Müdürü Ataay, zamanla isim değişikliğini düşünebileceklerini söylüyor. İçkilerin dağıtımı için kurdukları Mey İçki Sanayii A.Ş. de bunun bir ilk adımı gibi. Ataay'a şaraptaki planlarını soruyorum. "Şarap tesislerimiz yılda 40 milyon litre kapasiteye sahip, ancak bunun sadece
15 milyon litresini kullanıyoruz. Bu kapasitenin tamamını üreterek özel sektöre rakip olacak tarzda piyasada bulunurluğumuzu artıracağız. Pazarlamaya ağırlık vereceğiz" diyor.
Ataay hakiki meyvelerden yapılan Tekel likörlerinin tiryakilerini de rahatlatıyor: "Likörler yine meyvelerden yapılmaya devam edilecek. Avrupa'da yaygın olan esans likörcülüğünü düşünmüyoruz..."
Esen Ataay içki dünyasında yıllardır biriktirdiği tecrübelerini eyleme dönüştürebilecek güce kavuşmuş olmanın enerjisiyle, adeta bir proje fabrikası gibi anlatıyor: "Tekel büyük bir dev, büyük bir potansiyel... Bu potansiyeli daha iyi kullanacağız. Dünyada votka yükselen bir içki mesela. Yeni votkalar üretip ihracata da açılmayı düşünüyoruz. İncirden votka üretmek gibi bir projemiz var. Rus turistler sayesinde kanyak satışları arttı, bu yüzden kanyakta da canlanma olacak. Şimdiye dek kanyağı kırmızı üzümden yapıyorduk, beyaz üzümden kanyak üretmeye de başlayacağız. Yabancılarla görüşmelerimiz var. Uluslararası bazı markaların Türkiye'de üretimi, şişelenmesi, hatta know how'lar olabilir. Ambalaj yeniliklerimiz de olacak. Özellikle gümrüksüz mağazalarda satılan kırmızı etiketli rakıyı normal etikete sokacağız. İçindeki rakı aynı olduğu halde farklıymış gibi bir imaj doğuyor, bundan hoşnut değiliz..."
Ataay'la sohbetimiz uzuyor. Projeleri, düşünceleri ilgi çekici. Bunların sadece bir bölümünü bile uygulayabilse, içki dünyamızın canlanacağı kesin. Ve tüketicilerin daha lezzetli, daha ilginç içkilere kavuşacağı...
|
|
|

|