|
 |
|
|
Birileri onu gözetliyordu
Fransa'da "biri bizi gözetliyor" türü programlar yaparken, başbakan danışmanlığına getirilen Dominique Ambiel'in başı dertte: 18'ini doldurmamış bir kızla para karşılığı seks yapmakla suçlanıyor
Paris
Ava giden avlanır" atasözünün karşılığı, Fransızcada dinsel bir tını taşıyor: "Ölüm, günah işlenen yerden gelir." Ama merak etmeyin, bir pazar sabahı konumuz ne gerçek ölüm, ne de hüzün. Tam tersine, politika ve medyada yozluktan yakınanlara güle oynaya "Oh olsun!" dedirten türden, ibretlik bir öykü.
19 Nisan'ı 20 Nisan'a bağlayan gece, Paris'in zengin banliyösü Neuilly'ye giden bir arabanın yolu, Ternes bulvarına döndüğü kavşakta, trafik ışıklarının ardına mevzilenmiş başka bir araba tarafından kesildi. Saatler 02.30'u gösteriyor ve Fransız başkentinin sivil ahlak polisi, sivilleştirilmiş bir arabayla o saatlerde ıssız bulvarları "izinsiz" mesken tutan "Nataşa"ları kovalıyordu. Dolayısıyla yol kesen arabadan çıkan polisler, polisten çok hayduta benziyordu. Kıstırdıkları arabada dört dörtlük bir beyefendi vardı ama yanındaki kadın hanımefendiyle karıştırılamayacak kadar genç ve güzel değildi, üstelik Fransızca da bilmiyordu. Polisler, alameti farikalarını gösterip kimlik sordular. Beyefendi kırmızı görmüş boğaya döndü. Klasik baskın edebiyatının, "Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz..." diye başlayan tiradını ezbere okuması bir yana, polislere arabasını arama hakkı veren 2003 İç Güvenlik Yasasını da ezbere bildiğini haykırması, derken başbakan danışmanı olduğunu açıklaması, yetmeyip "Cinsel ilişki için 150 euro verecek adam mıyım ben?" diye tepinmesi bile bir işe yaramadı ve beyefendiyle küçük hanım, tepelerinde zebella gibi biten dört polise, paşa paşa çıkarıp vermek zorunda kaldılar kimliklerini. Başbakan Raffarin'in, hem de bir numaralı adamı, arkadaşı ve danışmanı bulvar çapkını, soyadı güzel Dominique Ambiel'den başkası değildi gerçekten. Fransızlar yakışıklı politikacıları, hele çapkınları pek sever. Polisler bile. Amma velakin, bu olayda Ambiel'den işittikleri azarı unutsalar, zurnanın duyulmaması imkansız bir zırt dediği yer vardı: Yanındaki genç Nataşa, hem kaçak bir Rumen hem de 17 yaşındaydı yalnızca...
Ambiel, Rumen genç kızın zorla arabasına atladığını iddia etti
Yani ergin sayılmıyor ve 2002 yılında çıkarılan çocuk hakları yasası, "18 yaşından küçüklerle, kendi rızalarıyla bile para karşılığı cinsel ilişki kurmak" suçuna, 3 yıl hapis ve 48 bin euro ağır para cezası öngörüyordu.
Soyadı güzel Ambiel, polislerin yaka numaralarını, sivil devriye arabasının plakasını aldı; polisler ise kendisini bırakıp yalnızca Rumen Nataşa'yı tuttular. Bulvar çapkını "nüfuzlu" arkadaşlarına koştu, polisler de Nataşa'nın ifadesini almak üzere karakola.
Ertesi gün tüm gazetelerin "üçüncü sayfa" kahramanı, elbette Başbakan Raffarin'in danışmanıydı. Üstelik öylesine yakışıyordu ki Dominique Ambiel'e böyle bir kariyer sonu... Çünkü Ambiel, başbakanın "medyatik imaj sorumlusu", yani reklamcısı; kılığının, kıyafetinin, nüktelerinin mimarı, söylevlerinin yazarı iletişim uzmanı olmadan önce kimdi biliyor musunuz? Fransız televizyonlarının "reality show" kralı, düzeysizliğin yarıştığı programların, "biri bizi gözetliyor" rezilliğinin "kim kiminle şapacak?" türünden en çiğ örneklerini veren bir televizyon prodüktörüydü.
Oysa olaydan bir gün sonra çıkarıldığı sorgu yargıcının karşısında, hiç de başarılı bir "reality show" yarışmacısı sayılmazdı. Verdiği ifadede uydurduğu yalanı, bırakın savcıyı, en iyimser jüri bile yutmazdı. Dominique Ambiel olay gecesi 02.30'da (!) unuttuğu bir dosyayı almak için başbakanlığa dönerken, Rumen kızın zorla arabasına atladığını, kendisinin kapıları kilitlemek isterken yanlış bir hareketle açtığını ve yine ne yaptığını bilmeden 200 metre kadar gidip tam kızı indirmek üzereyken yakalandığını falan iddia etti.
Oysa Rumen Nataşa, daha bülbülce ötmüştü karakolda: Bir hafta içinde aynı genç kıza dördüncü seferiydi Ambiel'in. İkinci seferde bir otele gitmişler ve otelin parasını da izi kolayca bulunan kredi kartıyla ödemişti başbakan danışmanı... İyi mi?
Sonra ne mi oldu? Ambiel başbakan danışmanlığından istifa etti. Ağır ceza mahkemesinde yargılanacak. Siyasal kariyeri bitti. Hangi ölçüde bilinmez ama mutlaka bir cezaya çarptırılacak. Kıssadan hisse: "Reality show"dan kazanan, "reality law"da kaybedermiş meğer.
Yazara e-mail
|
|
|

|