Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Seçilmişler ve seçkinler


BAŞBAKAN Erdoğan'la YÖK Başkanı Prof. Erdoğan Teziç arasındaki tartışmada demokrasi bakımından son derece önemli iki konu var.
• Demokraside son sözü kim söyler? Yasama alanında son sözü elbette Meclis söyler. Bu konuda Başbakan'ın haklı olduğu kesindir. Gerçi Prof. Teziç "hakimiyet"i kullanan tek organın Meclis olmadığını, mesela yargının da milli hakimiyete dayandığını söyledi. Teziç bu noktada haklı ama Başbakan'ın sözleri yasamayla ilgilidir.
Dikkat çeken şudur: Başbakan, Meclis'in yetkisini vurguluyor, Prof. Teziç bu yetkinin sınırlarını...
• Yürütme yetkisi kimin? YÖK'ün de 'yürütme' yetkisi olabilir mi? Bu tartışmada da dikkat çeken husus şudur: Başbakan seçilmiş hükümetin yürütme yetkisini vurguluyor, YÖK ise kendi yetkisini yüceltiyor.
***
TARİHİMİZDEN gelen çatışma: Bizde "seçilmişler" daima Meclis'in ve hükümetin yetkilerini vurgulamışlardır. Bürokratik sultaya karşı "Yeter söz milletindir" diyerek yola çıkmıştır bu anlayış.
Buna karşılık, 'kurumlar' ve bürokrasi daima "seçilmişler"in yetkisini olabildiğince kısıtlamak, kendi yetkilerini olabildiğince genişletmek istemiştir. Anayasaları da öyle yapmışlardır. Tipik örnek MGK'dır.
Olgunlaşmış demokrasilerde de erkler arasında yetki ihtilafları olur. Ama bizde, "devletçi seçkinler" kurumlar vasıtasıyla halkı nezaret altında tutmak isteyegelmiştir. Bir tür "vesayetli demokrasi" anlayışıdır bu. "Zinde kuvvetler" lafının ve "koruma kollama" çağrılarının temelinde bu vardır.
***
HALEN yürürlükte olan 6547 Sayılı YÖK Kanunu'nun 68. maddesi şöyledir:
"Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür."
YÖK'ün yeni taslağında ise deniliyor ki:
"Bu kanunu Bakanlar Kurulu ve YÖK yürütür!"
YÖK'ün bu şekilde yürütme erkine ortak olmak istemesi elbette yadırganır. 2949 Sayılı Anayasa Mahkemesi Kanunu'nun 56. maddesi bile "Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür" diyor!
Yürütmenin Bakanlar Kurulu'na verildiği hiçbir kanun yoktur ki, "ve falanca kurum yürütür" diyerek yürütme erki bölüştürülmüş olsun! Tek örnek gösterilemez.
Teziç'in tezini savunan Oktay Ekşi, TBMM'yi ilgilendiren yasalarda "Bu yasayı TBMM yürütür" hükmünün olduğunu yazdı.
Evet, "TBMM Genel Sekreterliği Kanunu"nda bu madde vardır ve istisnai olarak yasama organı kendi işini kendi yapmak istemiştir.
YÖK ise ne yasama organıdır ne de yürütme; sadece idari bir organdır... Yüksek Mahkeme'ye verilmeyen bir "yürütmeye ortak olma" yetkisi YÖK'e verilemez. Hiçbir hukuk teorisiyle savunulamaz bu. YÖK'ün "yürütme yetkisi" olamaz, sadece idari yetkisi vardır.
Yasamada ve yürütmede son sözü "seçilmişler" söyler; yargı ise denetler.
"Devletçi seçkinler" bu gerçeği artık içine sindirmeli.
Peki, seçilmişler yanlış yaparsa? Düzeltmek için "zinde kuvvetler"i çağırmak artık çok 'arkaik' kaçıyor! Demokrasinin kendi mekanizmaları var: Yargı ve genel seçimlerle tekrar halka müracaat... Bu çağda artık başka yol yok!

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Seçilmişler ve seçkinler

Çetin ALTAN
Üçüncü Dünya'nın beylik plakları ve ötesi...

Melih AŞIK
Ekonomi bülteni

Fikret BİLA
Tercihler

Hasan CEMAL
Frene basmak!

Güneri CIVAOĞLU
Tansiyon

Abbas GÜÇLÜ
Yasa bu yıl zor uygulanır. Çünkü...

Hurşit GÜNEŞ
Mevduat sigortası nasıl yapılanmalı?

Sami KOHEN
21. yüzyılda bu olur mu?

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınla erkek el sıkışır mı?

FAİK ÖZTRAK
Tek parti iktidarında da siyasi belirsizlik oluyormuş

Hasan PULUR
Egemenlik milletindir tartışması..

Derya SAZAK
YÖK, iktidar, AB

Ece TEMELKURAN
Aman hassas olalım sayın seyirciler!

Güngör URAS
'Faiz' ve 'faiz dışı fazla' nedeniyle hükümetin parası kalmıyor

M. Ali BİRAND
Aferin AKP'ye (!)

© 2004 Milliyet