|
 |
|
|
Tansiyon
YÖK tartışmaları ve bazı gerçekler... Yeni bir YÖK yasası ve İHL'lilere katsayı artışı bir yılda 2 milyon gencimizin içinden sadece 800 bininin üniversiteye girebileceği sorununu çözecek mi?
1 milyon 200 bin genci sokağa bırakan eğitim reformu olur mu?
ÖSYM sınavlarını kazanacak 800 bin gençten 600 bininin mutsuz olması, çünkü asıl istediği yükseköğrenimi yapamayacağı, puan hesabının yazgı rüzgârı gibi onu savuracağı gerçeği değişecek mi?
Lise son sınıflarda fiili öğrenimin bittiği, bunun yerini özel dershanelerde üniversitelere hazırlık kurslarının aldığı, çocukların yarış atları gibi bir gerilim psikolojisine girdikleri sistem (!) değişiyor mu?
İHL'lerin katsayıları artsa, başörtü ile yükseköğrenimin engelleri kalksa ne olacak?
Bu görüntünün içinde olanlara onlar da girer.... O kadar.
Milli gelir içinde eğitim harcamaları payı yüzde 2.1...
1988'de ise yüzde 2.6 idi.
Yani artmamış.
Tersine...
Azalmış.
Bu mu YÖK reformu?
Anahtar
İnsani gelişme, ülke ekonomilerinin gelişme "proteini..." insani gelişmelerde ölçüt ise "eğitim..."
Dr. Üner Kırdar'ın eğitim staratejileri araştırmasına göre (1) Türkiye insani gelişmede 177 ülke arasında 96. sırada.
Komşu Yunanistan ise 28...
Teknolojide başarı sıralamasında Türkiye 120, Yunanistan 26.
Araştırma - geliştirmede (Ar - Ge) 1 milyon kişide 306 insanımız var. Yunanistan'da bu sayı 1400...
Yüksek teknoloji malı dışsatım sınai ihracatının yüzde 1'i... Yunanistan'da ise bu oran yüzde 8...
Türkiye'nin patent sahibi milyonda "0"(sıfır...)
Telif ve lisans geliri kişi başına "0"(sıfır...)
Tarihi yakalamak
Bu topraklara matbaa 300 yıl sonra gelmişti.
Sanayileşme ise 200 yıl sonra...
Türkiye'nin şansı bilgisayar çağını ucundan da olsa yakalamış bulunmakta. İnternet kullanımı, bilgisayar kullanımı, gelişmiş ülkelere kıyasla bu denli dramatik fark ortaya koymuyor.
Türkiye, önümüzdeki 10'ar yıllık iki dönemi çok iyi kullanırsa, bilgi çağını, yeni bin yılın rönesansını yakalayabilir.
Türkiye'ye AB üyeliği konuşulduğunda yöneltilen "rönesansı yaşamadınız" imaları, yeni 1000 yılda 2. rönesansı paylaşmış olmakla karşılanabilir.
Şans
Türkiye'nin, önündeki 20 yıl bir başka açıdan daha şansı olabilir.
Yükseköğrenim çağı nüfusu hemen hemen aynı kalacak. 2025 yılından itibaren gerilemeye başlayacak.(2)
Çünkü doğum oranı düşmekte.
Nüfus araştırmalarına göre, Türkiye nüfusu hiçbir zaman 100 milyonu bulmayacak, en fazla 91 milyona çıkıp orada duracak. 2200'den sonra ise düşmeye başlayacak.
Bu nüfus takvimi üzerinde yükseköğrenim nüfusunun artık artmayacak olması bir şans.
Bundan böyle eğitime yapılacak her yatırım, daha fazla öğrencinin eğitim alabilmesini, dışarıda kalanların sayısını azaltacak... Her eğitim yatırımı değişmeyen sayıda öğrenciyi kapsayacağı için "eğitimin kalitesi" yükselecek.
Önemli olan bu 20 yılı ve yeni bin yılın şansını da ıskalamamak.
Bu vizyon genişliği içinde, İHL katsayısı ve başörtü başka görünüyor.
"Yıldırım yasaları sadece tansiyonu yükseltir.
............
(1) İstanbul forum 7 - 8 Mayıs 2004 Dr.Üner Kırdar'ın eğitim stratejileri konuşması.
(2) Türkiye'nin global konumlanması 2003 Dr.Can Gürlesel Forum İstanbul Yayınları 1
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|
|

|