Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Mevduat sigortası nasıl yapılanmalı?


5 Temmuz 2004'te banka mevduatları üzerindeki sınırsız sigorta kalkıyor. Bu sistemde önemli bir değişiklik olacak. Malum, krizlerde mevduatların tamamı devlet güvencesi altına alınmıştı. Ancak bu bize pahalıya mal oldu. Milli gelirin yüzde 20'sine varan bir bedel ödedik, neredeyse 55 milyar dolar!
Uzun süredir ülkemizde daha sağlam olduklarını düşünen bankalar bu güvencenin kaldırılmasını savunuyordu. Şimdi arzularına kavuşuyorlar. Bankalar, bu uygulamanın zayıf bankaları koruduğunu ve piyasada rekabetin sağlanamadığını iddia ediyordu. Doğruydu da. Böylesi bir uygulama ahlaki çöküntü (moral hazard) yaratıyordu. Nasıl olsa banka mevduatları devlet garantisi altındaydı...
Ancak olay o denli basit değil. Bankacılığın büyük bir kısmı kamuda. Mevduatların yüzde 34'ü. Haliyle her şey devlet güvencesi kalkınca kamu avantajlı hale gelecek. Çünkü kimse kamu bankalarının batabileceğini düşünmez. Bu da başka bir haksız rekabete yol açabilir. Kısacası, önce özelleştirme gerekiyor.
Mevduat sigortası dünyanın her yerinde farklı biçimde uygulanıyor. Kiminde kamusal, kiminde özel, kiminde mecburi, kiminde ihtiyari. Kiminde kısmi, kiminde tamami.
ABD'de mevduatların 100.000 dolara kadar olan kısmı kamusal olarak sigorta kapsamında. Avrupa'da sigorta daha sınırlı. AB içinde mevduatların 30.000 euro'ya kadar olan kısmi güvence altında. Geri kalanı mevduat sigortası kapsamı dışında. ABD'de neden daha yüksek bir limitin olduğu sorulabilir. Yanıt basit, Amerika'da banka sayısı çok fazla ve büyük kentler dışındaki bankaların koruma altında olması gerekiyor.
Risklerin dışında, mevduat sigortasında, iki unsur çok önemli. Birincisi, kişi başına düşen gelir. Diğeri, mevduatın ortalama büyüklüğü. Mevduat sigortasının kişi başına gelirle orantılı olması gerekiyor. Öte yandan bazı ülkelerde tasarruf belli ellerde yoğunlaşıyor. Örneğin bizde de mevduatların büyük kısmı az sayıdaki tasarrufçuya ait. Kısacası, sınır ortadan kalkınca özellikle zengin mudiler zarar görüyor. Gerçi sınır konunca bu zengin mevduat sahipleri de mevduatlarını bölerek farklı bankalara yatırabilirler.
Mevduatlar bir tek devlet tarafından garanti altına alınmıyor. Sigorta şirketleri de mevduatları sigortalayabilir. Bu durumda devlet belli bir düzeye kadar daha ucuz sigorta sağlamış olur ve özellikle dar gelirliler korunur. Bu sisteme belli bir güvence de sağlayabilir. Böylece her banka mevduatları kime ve hangi sınırda sigorta ettirdiğini mudilerine anlatarak mevduat toplayabilir. Yani sadece faize göre değil, sigortaya göre de mevduat toplanmış olur.
Bununla beraber, devlet ve özel kesimin birlikteliğinde sağlanan bu sistemden önce, özelleştirmenin tamamlanması ve geri kalan bankacılık sistemindeki sorunların çözülmesi gerekiyor. Kısacası, kriz bitti diye mevduatlardaki sınırsız sigorta ortadan kalkıyor, ama yapılması gereken daha çok şey var. Unutmayalım, sistemdeki en büyük sorun hâlâ bankacılık.

hgunes@milliyet.com.tr







Taha AKYOL
Seçilmişler ve seçkinler

Çetin ALTAN
Üçüncü Dünya'nın beylik plakları ve ötesi...

Melih AŞIK
Ekonomi bülteni

Fikret BİLA
Tercihler

Hasan CEMAL
Frene basmak!

Güneri CIVAOĞLU
Tansiyon

Abbas GÜÇLÜ
Yasa bu yıl zor uygulanır. Çünkü...

Hurşit GÜNEŞ
Mevduat sigortası nasıl yapılanmalı?

Sami KOHEN
21. yüzyılda bu olur mu?

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınla erkek el sıkışır mı?

FAİK ÖZTRAK
Tek parti iktidarında da siyasi belirsizlik oluyormuş

Hasan PULUR
Egemenlik milletindir tartışması..

Derya SAZAK
YÖK, iktidar, AB

Ece TEMELKURAN
Aman hassas olalım sayın seyirciler!

Güngör URAS
'Faiz' ve 'faiz dışı fazla' nedeniyle hükümetin parası kalmıyor

M. Ali BİRAND
Aferin AKP'ye (!)

© 2004 Milliyet