Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Mayıs 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Popüler Kültür      Cumartesi      Pazar      Ege  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
21. yüzyılda bu olur mu?


SON günlerde haberleri izlerken, TV ekranlarına bakamaz olduk... Irak'la ilgili fotoğraf ve video sahneleri, dehşet verici. Hatta bunun ötesinde, insanlık adına ürkütücü, gelecek için de iç karartıcı...
Bu mu 21. yüzyılın dünyası? Hani nerede insanlık sevgisi ve hoşgörüsü, nerede uluslararası dostluk ve yakınlaşma? Bu vahşet, çağdaş uygarlığın aydınlığa kavuşturacağını sandığımız insanlığı, ortaçağın karanlığına geri götürmüyor mu? Yoksa bu uygarlık, insanlığın hayvani eğilimlerini bertaraf edemeyecek kadar ruhsuz veya yapay mı?
***
IRAK'taki son tüyler ürpertici olayları yorumlayan yazıların birinde "New York Times", Amerikan askerlerinin uyguladığı işkenceleri, Iraklıların da bir Amerikalı sivilin kafasını uçurmasını, "uygarlıkların çatışması"nın bir işareti olarak gösteriyor.
Samuel Hungtington'un ünlü kitabında kullandığı bu deyimi son feci olaylara uygularsak, ortada bir "çatışma"nın (hem de vahşi boyutlarla) cereyan ettiği açık. "Uygarlıklar" sözcüğüne gelince, insanın hangi "uygarlık" diye soracağı geliyor!
Kelimeler üzerinde durmayı bırakıp, bu terimden kastedilen anlamı ele alırsak, gerçekten "New York Times"ın belirttiği gibi bu olaylar, Amerikalılarla Arapları, Batı ile Doğu'yu, Hıristiyan ve İslam dünyasını karşı karşıya getirme tehlikesini artırıyor.
***
İNSANLIĞIN tarih boyunca çatışma ve savaş hallerinde vahşi duygularını ortaya koydukları bir gerçek. Bu maalesef "uygarlığın" yüksek noktalarına erişildiği dönemlerde de görülmüştür. Son yüzyıl içinde (Nazi Almanyası'ndan Stalin Rusyası'na, Vietnam'dan Kamboçya'ya, Bosna'dan Ruanda'ya kadar) bunun sayısız örnekleri yaşanmıştır.
Bütün bu vahşetin, eski çağlardakilerden bir farkı, şimdi - modern iletişim olanakları sayesinde - her şeyin tüm dünyanın gözlerinin önüne serilebilmesi, buna karşılık eski devirlerde bunun uzun süre gizli kapaklı kalmasıdır.
Bugün Irak'ta (veya başka yerlerde) meydana gelen olayların ekrana yansıması karşısında insanlar elbet irkiliyor, tüyleri ürperiyor ve infial duyuyor. Bu nedenle TV ekranlarına artık bakmak istemediği anlar da oluyor.
Ama artık her şeyin dünyanın gözleri önünde cereyan etmesi, insanları aynı zamanda düşünmeye ve tepki göstermeye de sevk ediyor. En azından demokrasilerde bu olabiliyor...
***
AMERİKAN halkı şimdi bu son olayların şokunu yaşıyor. Ama aynı zamanda bir vicdan muhasebesi de yapıyor. Bunun tepkisi elbet sonunda Bush yönetimini sarsacak, bazı başları yakacak ve umut edilir ki, Washington'un siyasetini gözden geçirmeye zorlayacaktır.
Ama bu olayların körüklediği karşılıklı nefreti, düşmanlığı, intikam duygularını aynı hızla yok etmek imkansız. Ne yazık ki bu duygular bir nesilden öbürüne miras kalıyor. Barbarlık sahneleri, TV ekranlarından düştükten sonra da, daha çok uzun süre, insanların belleklerinden çıkmıyor...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Seçilmişler ve seçkinler

Çetin ALTAN
Üçüncü Dünya'nın beylik plakları ve ötesi...

Melih AŞIK
Ekonomi bülteni

Fikret BİLA
Tercihler

Hasan CEMAL
Frene basmak!

Güneri CIVAOĞLU
Tansiyon

Abbas GÜÇLÜ
Yasa bu yıl zor uygulanır. Çünkü...

Hurşit GÜNEŞ
Mevduat sigortası nasıl yapılanmalı?

Sami KOHEN
21. yüzyılda bu olur mu?

Mehmet Y. YILMAZ
Kadınla erkek el sıkışır mı?

FAİK ÖZTRAK
Tek parti iktidarında da siyasi belirsizlik oluyormuş

Hasan PULUR
Egemenlik milletindir tartışması..

Derya SAZAK
YÖK, iktidar, AB

Ece TEMELKURAN
Aman hassas olalım sayın seyirciler!

Güngör URAS
'Faiz' ve 'faiz dışı fazla' nedeniyle hükümetin parası kalmıyor

M. Ali BİRAND
Aferin AKP'ye (!)

© 2004 Milliyet